Tarih Buluşmaları’nda Kent Yurttaşlığı ve Kültür Politikaları ele alındı

Bursa Nilüfer Belediyesi’nin Tarih Vakfı iş birliğiyle gerçekleştirdiği “Tarih Buluşmaları” söyleşilerinin bu haftaki konuğu Prof. Dr. Füsun Üstel oldu. Üstel, söyleşide “Kent Yurttaşlığı ve Kültür Politikaları” üzerine görüşlerini paylaştı. 

Türkiye tarihi, milliyetçilik ve kimlik sorunları konulu makaleleri ile dikkat çeken Prof. Doktor Füsun Üstel, Nilüfer Belediyesi’nin Türk Tarih Vakfı iş birliği ile gerçekleştirdiği “Tarih Buluşmaları” söyleşisine katıldı. Türkiye’nin saygın pek çok üniversitesinde görev yapan ve son olarak Galatasaray Üniversitesi’nden emekli olan Üstel “Kent Yurttaşlığı ve Kültür Politikaları” konulu söyleşide yurttaşlık kavramı üzerinden yerel yönetimlerin kültür ve sanat politikalarını ele aldı.

KENT YÖNETİCİLERİ KENTİN KÜLTÜR PERSPEKTİFİNİ İYİ ÇİZMELİ”

Üstel konuşmasında, özellikle 2. Dünya Savaşı sonrası devletlerin otoritelerini ve ihtişamlarını güçlendirmek üzere kültür ve sanat faaliyetlerinde daha fazla yetki ve sorumluk almaya başladığını anlattı. 1960’lardan günümüze zaman içinde “kültürün demokratikleşmesi”nin ön plana çıktığını, 80’ler sonrası ise küreselleşme içinde yerel kimlik öğesinin etkisi ile özellikle son 20-30 yılda yerel yönetimlerin kültür politikalarında etkin konuma geldiğini ifade eden Üstel şöyle devam etti: “Zaman içinde bir yandan gelişen hak talepleri arasında ‘kültürel hak’ talebinin güçlenmesi, diğer yandan kültür politikalarında yerel yönetimlerin yetki ve sorumluluklarının artmasıyla ‘yaratıcı kent’ ve ‘yurttaş kent’ modelleri ortaya çıktı.”

Üstel, yarıcı kent modelini, “Kültürü, kentin ekonomik açıdan itici gücü olarak gören, kamu işletmeciliği mantığı ile hareket eden” bir model olarak tanımladı. “Yaratıcı kent modeli”nin alternatifi olarak doğan  “Yurttaş kent modeli”ni ise “Yurttaşların kültür politikalarının belirlenmesinde yer aldığı, katılımcı anlayışa dayalı ve yurttaşların bütününü dikkate alan, birlikte karar verme, kültürel araç ve imkanların yurttaşlarca sahiplenilmesini önceleyen bir model” sözleri ile tanımlayan Üstel, dünyadaki ve özellikle Türkiye’deki belediye yönetimlerinin bu iki model arasında yalpaladığını ve sonunda sıklıkla melez modellerin ortaya çıktığının altını çizdi.

Söyleşi sonunda soruları da yanıtlayan Üstel, henüz kültür politikalarını netleştiremeyen, sahip olunan kültürel değerleri ön plana çıkartamayan, kültürel kimlik belirlenmesinde sorun yaşayan kent yönetimlerinin öncelikle kentin kültür perspektifini iyi çizmeleri, yatırım ve politikalarını ortaya çıkan tablo doğrultusunda belirlemeleri gerektiğini ifade etti.

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Facebook Comments