Her şey ‘Heykel’ midir?

Özgeçmişinde, ‘sanatçı, öğretim üyesi: ressam, heykeltıraş, videocu; yazar, çevirmen, yayın yönetmeni; baba, koca – henüz küratör değil’ şeklinde kendini tanıtan Gazi Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesinde öğretim üyesi olarak çalışan ve ve yarı zamanlı olarak ODTÜ Güzel Sanatlar ve Müzik Bölümünde ders veren Mehmet Yılmaz’ın ‘Heykel, Mekandaki Yumru’ isimli kitabı Ütopya Yayınevi’nden çıktı.

Ana uğraşı heykel olanların yanı sıra çağdaş kültürle ilgilenenler için de bir başvuru kitabı olacak ‘Heykel, Mekandaki Yumru’da Mehmet Yılmaz;
Heykel nedir?
Bu sanat dalıyla ilgili başlıca unsurlar, kavramlar, teknikler ve yöntemler nelerdir?
Biçimsel ve kavramsal açıdan heykel dünden bugüne nasıl bir dönüşüm geçirmiştir?
Malzemeyle somutlaşan diğer sanat türleriyle heykelin ilişkisi nasıldır?
gibi soruları cevaplarken temel teknik uygulamaları görseller eşliğinde açıklıyor; simgesel önemdeki örnekler üzerinden ilerleyerek konuyu adım adım güncele taşıyor.

‘Heykel olan’ ve ‘heykel olmayan’ arasındaki sınırın belirsiz hale gelmesi yüzünden, kimileri bu soruları yanıtlamanın zorlaştığını, kimileriyse gereksiz hale geldiğini düşünüyor. Kafaların karışık olmasının doğal olduğunu belirten yazar bunu sebebi olarak ‘her şey heykeldir’ ya da ‘her şey heykel olabilir’ gibi bir algının, ortamın içinde olunduğunu söylüyor. Yazar, bu kitap ile birlikte heykel sanatı ile ilgili kafa karışıklıklarına son vermeyi amaçlıyor.

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Facebook Comments