Nilüfer’de 2018 yılının yazarı Sevgi Soysal

Nilüfer Belediyesi 2018 yılını, Türk edebiyatında derin izler bırakan Sevgi Soysal’a armağan etti.

Nilüfer Belediyesi Kütüphaneleri’nin, 2013 yılından bu yana, kentte bir edebiyat gündemi yaratmak, belirlenen yazarı yıl boyunca tanıtmak, yeni okurlar kazanmak amacıyla düzenlediği Yılın Yazarı Projesi, bu yıl da değerli bir ismi, her yaştan okurla buluşturacak. 2013 yılını Sabahattin Ali, 2015 yılını Aziz Nesin, 2016 yılını Yaşar Kemal, 2017 yılını da Orhan Kemal gibi Türk edebiyatına, eserleri ve çok yönlü yaratıcılığı ile katkılar sunan yazarlara armağan eden Nilüfer Belediyesi, 2018 yılını da Sevgi Soysal’a adadı.

2018 yılının yazarı, Nilüfer Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, Sevgi Sosyal’ın kızı Funda Soysal, Yılın Yazarı Sevgi Soysal Proje Danışmanı Semih Gümüş, Nilüfer Belediye Meclisi Üyesi Pınar Göz, Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Bukle Erman ve Nilüfer Belediyesi Kütüphane Müdürü Şafak Pala’nın katılımı ile düzenlenen toplantıda açıklandı.

İLK KEZ KADIN YAZAR

Akkılıç Kütüphanesi’nde düzenlenen basın toplantısında 2018 yılını Sevgi Sosyal’a adadıklarını açıklayan Nilüfer Belediye Başkanı Mustafa Bozbey şöyle devam etti:  “2018’de yolculuğumuz, ilk kez bir kadın yazarla devam ediyor. Ama onu kadın oluşuyla değil, yine tüm zamanlara seslenen yazarlığıyla Nilüfer’de konuk edeceğiz. Sevgi Soysal, Türk Edebiyatı’nda öncü isimlerden biridir. Sevgi Soysal, yazarlığıyla ilgili mücadelesine, yaşadığı dönemin siyasal ve toplumsal baskılarının eşlik ettiği bir edebiyatçıdır. 12 Mart, Sevgi Soysal’ın yaşamı ve yazarlığı üzerinde derin izler bırakmıştır. Gözaltı, sıkıyönetim mahkemesi, sorgular, hapislikler. Yalnızca 40 yaşındaydı öldüğünde. Tüm bu yaşadıklarına rağmen, yaratıcılığına bir an olsun gem vurmadı. Tıpkı bir radyo sohbetinde söylediği gibi, sürmekte ve sürecek olan hayatın tartışılmaz bir emekçisiydi Sevgi Soysal. Gündelik bir işti O’nun için yazarlığı, yaşadığı gibi yazdı. Yaşamın kuytularına sinen zorbalığı sorgulamaktan ve onunla yüzleşmekten çekinmedi. Kendi gerçekliğini cesaretle sahiplenen bir kadın yazardı. 2018’te Yılın Yazarı Sevgi Soysal’la, yaşanan tüm baskılara, olumsuzluklara rağmen mücadele etmeyi, ölümlere rağmen “Aslolan hayattır” diyebilmeyi umut ediyoruz.”

BİNLERCE OKUR SEVGİ SOYSAL İLE TANIŞACAK

Önceki yıllarda olduğu gibi bu yıl da yine, binlerce Nilüferli’nin, Bursalı’nın, Yılın Yazarı etkinliklerinin takipçisi olacağına inandığını belirten Başkan Bozbey, her yaştan okurun Sevgi Soysal ile tanışacağını, onun kelimelerinden ilham alıp, yaşamlarında yepyeni kapılar açacaklarını ifade etti.

Bozbey, proje kapsamında yıl boyunca düzenlenecek atölyelerle, kitap kapağı tasarım yarışmasıyla, öykü yarışmasıyla, Sevgi Soysal’ın dostlarıyla, onun yazarlığını anlatan buluşmalarla, katılımcıların kültür sanat dünyasının da zenginleşeceğine vurgu yaptı. Yılın Yazarı Projesi etkinliklerine her geçen yıl katılımın arttığına da dikkat çeken Bozbey, “Sabahattin Ali yılındaki etkinliklere katılan sayısı 2076 iken, Aziz Nesin yılında bu sayı 4839’a, Yaşar Kemal yılında 5200’e, Orhan Kemal yılında ise 5359’a çıktı. Yıl boyunca dağıtılan kitap sayısı da düşünüldüğünde, erişilen kişi sayısı 20.000’i geçiyor” diyerek artan ilgiyi anlattı.

Edebiyat ve akademi dünyasının önemli isimlerinin her yılın yazarı projesinin sonunda gerçekleştirilen sempozyumda bir araya geldiğini belirten Başkan Bozbey sözlerini, herkesi etkinliklere davet ederek şöyle tamamladı:  “2018’de, Sevgi Soysal, ruhumuzun ince dokunuşlara hasretliğini kelimeleriyle giderecek. Bazen sıkıntısını yudumlayan bir kadının, tozluklu yaşlı adamla sohbetinden dem vuracak bu kelimeler. Eserlerindeki cümlelerinden ruhumuza akan bir cesareti ilmek ilmek işleyecek Sevgi Soysal. Ben Sevgi Soysal’ı ele alacağımız bu yıl, düzenleyeceğimiz tüm etkinliklere katılmaları için, siz basın mensubu dostlarımız aracılığıyla sesimizi duyan herkesi davet ediyorum.”

FUNDA SOYSAL: SON 15 YILDA ANNEMİ YENİDEN KEŞFETTİM

Basın toplantısına katılan Sevgi Soysal’ın kızı Funda Soysal,  yaptığı konuşmayla herkesi duygulandırdı. Çok küçük yaşta kaybettiği annesini hatırlamadığını söyleyen Funda Sosyal, annesine ait bir kolyeyi takarak katıldığı toplantıda onu yeniden keşfetme sürecini anlattı.

Edebiyata ve annesiyle ilgili çalışmalar yapmaya lisedeki öğretmeninin yönlendirdiği ifade eden Funda Soysal, “Annem ile ilgili çok gecikmişlikler var. Annemin genç ölümünün hüznü kadar Türkiye’nin içinden geçtiği süreçlerin de bunda payı vardı. 2000’li yıllarla beraber genç neslin Sevgi Soysal okuması, bizim yaptığımız çalışmalarla yeniden canlandı diyebilirim. Annemin, kadının sesini, varlığını toplumun her kesiminde yansıtabilen bir yazar olduğunu düşünüyorum. Bu süreçte ben de annemi yeniden keşfettim” dedi.

İstanbul dışında bir belediyenin annesi adına etkinlikler düzenlenmesinin kendisi açısından çok heyecan verici olduğunu söyleyen Funda Sosyal, “Bunca usta yazarın ardından Sevgi Soysal’ın bu programa dahil olması çok önemli. Genç öldü ama o aslında hiç ölmedi, hep yaşayacak gibi düşünmek istiyorum” ifadelerini kullandı. Funda Soysal, Nilüfer Belediyesi’nin 2018 Yılın Yazara Sevgi Sosyal etkinliklerinin büyük kısmında yer alacağını da sözlerine ekledi.

GÜMÜŞ: KALICI ESERLER ORTAYA ÇIKACAK

‘2018Yılın Yazarı Sevgi Soysal’ Proje Danışmanı Semih Gümüş de Sevgi Soysal’ın kendi döneminde çok okunan ve popüler bir kimlik olduğunu söyledi. Onun kitaplarının tekrar tekrar okunma hissi verdiğini belirten Gümüş, Nilüfer Belediyesi’nin etkinlikleriyle onun hakkında kalıcı eserler ortaya çıkacağını belirtti. Edebiyatın bir toplumun en güçlü belleği olduğunu söyleyen Gümüş, Sevgi Soysal ile hayatın gerçekçiliğine yeniden tanık olunacağını da sözlerine ekledi.

YIL BOYUNCA ETKİNLİKLER DÜZENLENECEK

2018 Yılın Yazarı Sevgi Soysal etkinlikleri kapsamında yıl boyunca drama, yazı, karikatür, resim ve okuma atölyeleri gerçekleştirilecek. Ayrıca usta yazar Sevgi Soysal’ın bir romanı Liselerarası Kitap Kapağı Tasarım Yarışması’na konu edilecek. Öykü Ödülü yarışmasının da düzenleneceği etkinlikler kapsamlı bir sempozyumla sona erecek.  Nilüfer Belediyesi ayrıca 2018 Yılın Yazarı Sevgi Soysal anısına, PTT iş birliğiyle kişisel pul ve zarf da çıkardı.

Sevgi Soysal Kimdir?

Sevgi Soysal (d. 30 Eylül 1936, İstanbul – ö. 22 Kasım 1976, İstanbul) Türk yazar. Aslen Selanik’li mimar-bürokrat bir babayla Alman bir annenin altı çocuğundan üçüncüsü olarak büyüyen Sevgi Yenen, 1952’de Ankara Kız Lisesi’ni bitirdi. Bir süre Ankara Üniversitesi Dil Tarih Coğrafya Fakültesi’nde Arkeoloji okudu.

1956 yılında şair ve çevirmen Özdemir Nutku ile evlendi, birlikte Almanya’ya gittiler. Göttingen Üniversitesi’nde arkeoloji ve tiyatro dersleri izledi. 1958’de Türkiye’ye döndü ve Korkut adını verdikleri bir oğlu oldu. 1960 ile 1961 tarihlerinde Ankara’da Alman Kültür Merkezi ve İrtibat Bürosu’nda ve Ankara Radyosu’nda çalıştı. Bu dönemde, toplum karşısında bireyin tedirginliğini öne çıkaran ”yeni gerçeklik” akımından izler taşıyan öykü ve yazıları Dost, Yelken,Ataç, Yeditepe ve Değişim dergilerinde yayımlandı.

1961’de Ankara Meydan Sahnesi’nde Haldun Dormen’in yönettiği Zafer Madalyası adlı oyunda tek kadın rolünü oynadı. İlk öykü kitabı Tutkulu Perçem, 1962 yılında yayımlandı. Zafer Madalyası oyununda tanıştığı Başar Sabuncu ile 1965’te evlendi. Aynı yıl TRT’de program uzmanı olarak çalışmaya başladı. 1965-1969 yılları arasında Papirüs ve Yeni Dergi’de öyküleri yayımlandı. Bu arada tezini vererek arkeoloji diplomasını aldı. Teyzesi Rosel’in kişiliğinden yola çıkarak, birbirine bağlı öykülerden oluşan Tante Rosa’yı yazdı. Kadın-erkek ilişkisi ve evlilik temasını işlediği ilk romanı Yürümek’le TRT Sanat Ödülleri Yarışması Başarı Ödülü’nü kazandı.

12 Mart dönemi, Sevgi Soysal’ın hayatı ve yazarlığı üzerinde derin izler bırakan bir dönem oldu. Yürümek, müstehcenlik gerekçesiyle toplatıldı ve Sevgi Soysal, kısa bir tutukluluk ardından TRT’den ayrılmak zorunda kaldı. Anayasa profesörü Mümtaz Soysal’la, Soysal’ın komünizm propagandası yaptığı gerekçesiyle tutuklu kaldığı Mamak Cezaevi’nde evlendi. Siyasal nedenlerle tekrar tutuklandı ve sekiz ay Yıldırım Bölge’de, iki buçuk ay da sürgüne gönderildiği Adana’da kaldı. Cezaevinde yazdığı Yenişehir’de Bir Öğle Vakti adlı romanıyla 1974 yılında Orhan Kemal Roman Armağanı’nı kazandı. Kızları Defne Aralık 1973’te, Funda ise Mart 1975’te doğdu. Adana’da sürgünde bulunan bir kadının başından geçen olaylar etrafında 12 Mart’ı eleştirdiği romanı Şafak, 1975’te yayımlandı. Bu dönemde Anka Haber Ajansı ve Sosyalist Kültür Derneği’nin kuruluşunda rol aldı. Politika gazetesinde tefrika edilen cezaevi anıları Yıldırım Bölge Kadınlar Koğuşu başlığıyla kitaplaştırıldı (1976).

Yakalandığı kanser hastalığı nedeniyle 1975 sonbaharında bir göğsü alındı. Hastalık izlenimlerini ve 12 Mart sonrası değişimi anlatan öykülerini topladığı Barış Adlı Çocuk, 1976’da yayımlandı. Eylül 1976’da bir ameliyat daha geçirdi ve tedavi için eşiyle birlikte Londra’ya gitti. Üzerinde çalıştığı son romanı Hoşgeldin Ölüm’ü tamamlayamadan 22 Kasım 1976’da İstanbul’da 40 yaşında öldü. Yeni Ortam ve Politika gazetelerine yazdığı yazılar, Bakmak (1977) adlı kitapta toplandı.

Bununla ilgili ne düşünüyorsun?
  • Fascinated
  • Happy
  • Sad
  • Angry
  • Bored
  • Afraid
SOSYAL MEDYADA PAYLAŞ:

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR