16. İSTANBUL BİENALİ, “YEDİNCİ KITA” – Mine Bora Diri yazdı…

2018’in başında hazırlıkları başlayan İstanbul Bienali kapsamında insanoğlunun yarattığı doğal ve kültürel atıklar merkeze alınarak, sanat düşün dünyasında sanatçılar, antropologlar ve çevrecilerle birlikte güncel sanatın konumu yakından inceleniyor. İnsan faaliyetlerinin dünyada bıraktığı izleri merceğine alan bienalin küratörü Nicolas Bourriaud, bir akademisyen ve Eleştirel Estetik, Postprodüksiyon gibi kitapların da yazarı. Aynı zamanda 2019’da açılacak Montpellier Contemporain’in direktörü olan Bourriaud, bienalin Pasifik okyanusunda insan yapımı plastik atık olan ‘Yedinci Kıta’ başlığını taşıyacağını ifade etti.

NICOLAS BOURRIAUD / FOTOGRAF MUHSIN AKGUN

Küratör Bourriaud, sanatın amacını sorguladığında antropolog Tim Ingold’un “Antropoloji içinde insanlar olan felsefedir” deyişinin hemen aklına geldiğini vurguluyor. Antropoloji ile sanatın sosyolojik, etnik, cinsel veya politik kitle sistemlerinin başına gelen tahribatı açıkça gösterdiğini söylüyor. Artık ulus-devletler sürekli yeniden yapılanmaya yol açacak şekilde içlerinde alt kültürleri, göçleri ve kültürel yeniden tanımlamaları barındırıyor. Günümüzde antropoloji de güncel sanat da, doğa ve kültür ayrımı fikrinin sona erdiğini kabul ederek hayvanları, bitkileri, mineralleri ve makineleri kısacası hepsini benimsemek durumunda. Çünkü insan eylemlerinin doğaya her geçen gün daha güçlü etkisi, her şeyin birbirine bağlı olduğu bir dünya yaratıyor. Bourriaud bunu şu şekilde ifade ediyor, Yedinci Kıta merkezsizleşmiş bir dünyanın antropolojisi ve çağımızın da bir arkeolojisidir.

Yeryüzünün yeni bir jeolojik çağa girdiği konusunda pek çok bilim insanı hemfikir. Antroposen adı verilen bu yeni çağın ayırt edici özelliği ise, jeolojik faaliyetlerden ziyade insan faaliyetlerinin ona yol açmış olması. Antroposen’de gezegenin insan eli değmeyen köşeleri azalırken, yerleşim merkezleriyle öteki canlıların paylaştığı kırsal arasında var olduğuna inanılan kültür-doğa ayrımı da ortadan kalkıyor. Dünya, şehirlerin tek bir megapolde birleştiği, merkezi olmayan, tamamen insan üretimi bir mekâna dönüşüyor. Canlılar ile makinelerin, doğal ile yapay zekânın iç içe geçtiği bu çağda ise sanat, giderek insanı merkezine almaktan vazgeçerek yönünü insan ile insan olmayan arasındaki sınırın geçirgenleştiği bir dünyayı araştırmaya doğru çeviriyor.

Yedinci Kıta, sanatı insanın etkilerini, takip ettiği yolları, bıraktığı izleri ve insan olmayanlarla etkileşimini araştıran bir antropoloji olarak tanımlıyor. Bienal ana başlığını, Antroposen çağının küresel ısınmayla birlikte oluşan, Pasifik Okyanusu’nun ortasındaki devasa atık yığınından alıyor. Popüler bilimdeki adıyla Yedinci Kıta, 3,4 milyon kilometrekare genişliğinde, 7 milyon ton ağırlığındaki bir plastik yığınından meydana geliyor. İnsan atıklarının okyanusun ortasında dünyaya yeni bir kıta kazandırdığı bu olay, 16. İstanbul Bienali için ekolojik sorunlar karşısında evrensel ve yerel anlamda acil adımlar atmak gerektiğinin altını çiziyor. Özellikle gayet kritik olan Polonya’daki İklim Zirvesi’nin yapıldığı şu günlerde Bienal’in konseptinin de iklimle bağıntılı olduğunu duymak mutluluk verici. Umarım Bienal’in bitiminde ziyaretçilerde uluslararası anlamda iklim değişikliği farkındalığı oluşur, bu bağlamda kamusal program ve öğrenme aktivitelerinin de özenle yapılması gerekiyor.

BIGE ORER / ISTANBUL BIENALI DIREKTORU / FOTOGRAF MUHSIN AKGUN IKSV

İKSV Güncel Sanat projeleri ve İstanbul Bienali Direktörü Bige Örer yaptığı konuşmada, basın toplantısı öncesinde Saint Joseph Fransız Lisesi’nde bulunan Türkiye’nin biyolojik çeşitliliğini sergileyen ilk Doğa Bilimleri Merkezini ve okulun yeni açılan Gece sergisini de konukların farkındalığına sunduklarını, bunun da bienalin konseptiyle paralel olduğunu dile getirdi. Müzede sergilenen koleksiyon, vahşi doğada tükenme tehdidi yaşayan 30 bini aşkın hayvan türü ve 40 bin kadar bitki türünün yanında 5 bine yakın da mineral, fosili kapsar nitelikte. 16. İstanbul Bienali, İKSV tarafından Koç Holding sponsorluğunda gerçekleştiriliyor. Bienal, aynı zamanda çok sayıda kurum, uluslararası fon sağlayıcı ve kuruluşlarının desteğiyle 14 Eylül- 10 Kasım 2019 tarihlerinde düzenlenecek. Takipte kalın!

 

 

Mine BORA DİRİ – Kültür Yönetimi Danışmanı/ Gazeteci Yazar (emineminebora@gmail.com)

 

 

 

 

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Facebook Comments