AMO / SEVİYORUM – Nihal Güres yazdı…

Çağın korkunç hastalığı Alzheimer için bir araştırma sonucuna göre hastalığı önleyici tedbirler arasında yeni bir şeyler öğrenmek geliyor. Tv’de bu haberi verirken bir grup yaşlı insan dans dersinde görüntüleniyordu.
Dans etmenin latincesi,
Salt- o, gövdesi Salt-a

Bu sayfanın editörü, Oğuz Kemal Özkan Bey de Latince öğrenmeye karar verince, bana da Latince kitaplarımı bulmak kaldı. Evin altını üstüne getirip eski okul kitaplarımı buldum.
Latince kitabıAMO / SEVİYORUM’ fiili ile başlıyor.
Doğru bir seçim bence.
Dünyada kullanmamız gereken tek kelime olsaydı, bu kelime muhakkak ki, “seviyorum” kelimesi ve fiili olurdu.
Sevgi sözcüğü hangi dilde olursa olsun, karşıdakine en kolay aktarılabilecek kelime…

Seni seviyorum, ağacı seviyorum, doğayı seviyorum, insan türü dışındaki canlıları da seviyorum, kedi, köpek, kuş, karga, solucan, salyangoz, kirpi, inek, öküz, balık. Tüm canlılar. Onların da yaşam hakkına inanıyorum ve onları öldürme hakkım olduğunu düşünmüyorum. Tüm dünyayı, evreni, tüm ırkları, tüm dinleri seviyorum, hepsine saygı duyuyorum. Ateist ve deistlere de inanıyorum ve saygı gösteriyorum. Adam isterse kafasına kukuleta taksın, hiç umurumda değil. Kimse kimseye zarar vermezse, ağaçları kesmezse, balıkları öldürmezse, ister namaz kılsın, ister kiliseye gitsin ya da kediye tapsın hiç umurumda değil.
Bir fiil ile ne kadar çok şey anlatılabiliyor değil mi?:)
Onun için Latince ders kitabı  AMO / SEVİYORUM diye başlıyor.

Şöyle oluyor,
Amâ fiili, gövde, mastarı Amâ- re
1. Çekim fiili, şimdiki geniş zaman,
Âm-o, Âmâ-s, ama-t, amâ-mus, amâ-tis, ama-nt,
Seviyorum, seviyorsun, seviyor, seviyoruz, seviyorsunuz, seviyorlar.

Şu anlamlar da olabilir; seviyorum, sevmekteyim, severim.
Bunlardan hangisini kullanmanın doğru olacağını metin gösterecek. ŞAHIS ZAMİRLERİ, fiille gelmesi bakımından Türkçe gibidir, ayrıca zamir kullanmaya gerek yoktur.

Şarkı söylemek fiilini de çekelim,
Mastar;  cantare,
Bütün şarkılardan biliyoruz bunu,
Canto, cantas, canta-t, cantamus, cantatis, cantant.
Dans etmek,
Salt-o, saltas, saltat, saltamus, saltatis, saltant. ..

Telaffuz için biraz İtalyanca veya İspanyolca şarkı dinlenebilir ve pratik için. Latince ölü bir din olduğu için telaffuz konusunu biraz çalışmak gerekiyor.

Editör için birkaç neşeli hafta sonu ödevi hazırladım;

Brevis ipsa vita est, yaşam kısadır
Sed malis fit longior,  ama felaketler onu uzatır.

Crus te victurum,  yarın yaşayacağım
Cras dicis Postume,  diyorsun Postumus
Semper,  hep.

“Yarın yaşayacağım, yarın diyorsun hep Postumus..”

Quam long est,  ne uzakmış
Cras istud,  bu yarın
Ubi este aut unde,  nerede, nereden
Petendum,  aramalı?

‘Ne uzak şeymiş bu yarın! Nerede, nereden aramalı?’

Dic mihi,  söyle bana
Cras istud Postume, bu yarın Postumus
Quando venit,  ne zaman gelecek?

‘Söyle bana Postumus ne zaman gelecek bu yarın?’
Çok bilinen bu dizeler Martialis“in YARIN adlı şiiri.

Birkaç tane deyiş de, efsane hocam, Erendiz Özbayoğlu”nun  “Latince Özdeyişler Deyimler, Atasözleri” kitabından,

Cuius Regio,  kimin krallığı ise
Eius religio,  onun dini
“Kimin krallığı ise onun dini geçerlidir” yüzyılların eskimeyen atasözü, deyişi.

Carpe Diem, Horatius,  günü yakala, bunu bilmeyen yok zaten..)))

Editör için hazırladığım ödevler bunlar. Sanırım çalışır.
İkinci ders olarak, çok meşhur dizelerden seçeceğim, en sevdiğim Latin şair Catullus’un muhteşem dizeleri geliyor.

Catullus, 1. yy. da yaşamış bir Latin lover, Latin şair ve aşık. Eski Roma şiirinin ve bütün Batı şiirinin en önemli öncülerinden biri. Bugünkü anlamıyla lirik şiirin önderi. Kendi kendini anlatan şiirlerinde insanoğlunun hiç değişmeyen temel duygularını en yalın en içten haliyle anlatmış ki bu duyguları insanlık tarihi boyunca taşıyoruz ve seviyoruz. Aşkı, güzellikleri, doğayı, kedileri, serçeleri, martılari, sokak köpeklerini…

Kalbimiz çok büyük değil mi? Her şeyi sevebiliriz. Barışı, dostluğu, adaleti, insan haklarını, değişik ırkları, değişik gelenekleri, değişik yemekleri, Suriye tatlılarını, Mırra kahvesini, çocukların kahkahalarını, kadınların kahkahalarını. sokakta el ele yürüyen aşıkları. Sokakta öpüşen sevgilileri. Hepsini, hepsini sevebiliriz.
İnsan ırkına sevmek yakışır, nefret değil. Hoşgörü, anlayış, sevmek, öpüşmek…
Çok çok çok çok çok çok yakışıyor.
Ağlayan çocuklar olmasın.
Laf aramızda İranlı kadınlar da çok güzeller. Adada ki sergimde bol bol gördüm. Aynı benim gibi hem çok süslüler hem de çok tatlılar. Güzelliğin sırrı, sevmek, güzelleşmek, yaşlanmamak, şiir okumak ve Latince çalışmak.

Bıkmadan çekebilecegimiz bir fiil…
AMO/ SEVİYORUM. 
Bol bol pratik yapmakta fayda var…
Catullus”un 5. Şiirini, Türkçe ödev olarak veriyorum,

Sevgilisi Lesbia”ya yazıyor:

“Yaşayalım, Lesbiam ve sevişelim. 
Asık suratlı ihtiyarların söylemlerine
Metelik vermeyelim.

Güneşler batıp tekrar geri dönebilir:
Bizim kısa ışığımız ise bir kez söndü mü
Uyumamız gereken tek ve sonsuz bir gecedir. 
Bana bin öpücük ver, sonra da yüz, 
Sonra da bir ikinci bin, bir ikinci yüz
Sonra gene bir bin,  sonra gene yüz, 
Öyle ki bir çok binlerin sonunda
Karıştıralım sayılarını, bilmeyelim, 
Bir kem gözlü de kıskanıp nazar değdirmesin
Bu kadar çok olduğunu bilip öpücüklerimizin!”

Şiirden de anlaşıldığı gibi, hoşgörüsünü kaybetmiş insanlar yaşlanmıştır. Genç kalmak ve Alzheimer olmamak için, sevmek ve hoşgörülü olmak gerekiyor. Kem gözlüler kıskanç oluyor ve her şeye karışıyor ve BARIŞ da bu yüzden gelmiyor…

Ders bitti. Hafta sonu çalışın. Çok şiirler var..))))

Nihal Güres

BU HABERLERİ OKUDUNUZ MU?

Facebook Comments