SHAKESPEARE ve GİRESUN FINDIĞI – Ulaş Karakaya yazdı…

Dünyanın gelmiş geçmiş en büyük trajedi yazarı William Shakespeare. ”Olmak ya da olmamak işte bütün mesele bu.” demişti ‘Hamlet’ adlı ölümsüz eserinde.

Kendi özel tiyatrosu için oyunlar yazıyordu; en önemli aşk temsillerinden olan Romeo ve Juliet; kardeş kavgasını anlatan Kral Lear ve her biri, birer baş yapıt olan diğer eserleri bu özel sahnede oynanıyordu.

Globe Açık Hava Tiyatrosu akın akın gelen misafirlerini ağırlamak için büyük bir koşuşturma içindeydi.Oyunlara ilgi o kadar yoğun oluyordu ki ;oturacak yer kalmayınca izleyicilerin büyük çoğunluğu oyunu ayakta izlemek zorunda kalıyordu.Oyunu ayakta izlemek bu tiyatro için bir gelenek haline gelecekti. Bu tiyatro anlatılana göre bir gecede kurulmuştu.

Shakespeare’in kumpanyasının kiraladığı The Theatre, tiyatrosunun kira süresi bitince ve mal sahibi tiyatroyu sevmediği için sözleşmeyi uzatmak istemeyince, Shakespeare ve arkadaşlarının gecenin bi vakti gidip THE THEATRE’nin her bir tarafını söküp Thames Nehri’nin yanına taşıyarak kurdukları tiyatronun adıydı ”Globe”.

Shakespeare’in ölümsüz oyunlarının sahnelendiği tiyatrosu yıllar sonra Kralın da izlediği bir oyun esnasında yanacak ve kullanılamaz hale gelecekti. 1614 yılında tekrar inşa edilip açıldı İngiltere de tiyatroların yasaklandığı tarih olan 1642 yılına kadar faaliyetini sürdürecekti. Bu yasaklardan sonra oyuncular büyük baskılara maruz kaldı; aşağılandılar. Tiyatro izlemeye kalkanlar cezalandırıldı.

Oysa, yasakçı Uzun Parlamentonun bilmediği bir şey vardı.
Globe tiyatrosunun sloganı şuydu:
‘Tüm dünya bir oyun sahnesidir.”

Bundan yaklaşık 4 asır sonra İngilizler Globe Tiyatrosu’nun bir benzerini yapmaya karar verdiler. Bu yapı eski tiyatronun 150 metre ilerisinde inşa edilecekti. Eski tiyatronun aslına bağlı kalınarak yapımına başlanan tiyatro da tüm ayrıntılara dikkat ediliyordu.

Eski Globe tiyatrosunun zemini incelenirken ilginç bir karışım ile karşılaştılar. Karışımın içeriği şöyleydi.
Çakıl, kil, kül, nehir kumu, döşeme harcı ve en önemlisi fındık kabuğu. Uzmanlara göre bu karışım, seyircilerin bulunduğu zemini esnek bir hale getirerek ayakta durmayı kolaylaştırdığı gibi, oyun sırasında gürültü çıkmasını da önlüyordu. En önemlisi karışım suyu emiyor ve toz yapmıyordu.

Türkiye’de kurulan ilk şehir tiyatrolarından birine ev sahipliği yapan Giresun’un, fındık bahçelerinde imeciler fındık dallarını türkü söyleyerek ırgalarken, İngiliz, Kraliyet Hava Kuvvetlerinin savaş uçakları Giresunlulara ait önemli bir emaneti almak üzere İngiltere’den havalanmışlardı. Heyecan başlıyordu.

Aslına bağlı kalınarak yapımına devam edilen Globe tiyatrosu için Devlet Tiyatroları Opera ve Balesi Çalışanları Yardımlaşma Vakfı TOBAV, tiyatronun zemin bölümünde kullanılmak üzere FİSKOBİRLİK‘ten fındık kabuğu isteyecekti. İsteği yapan genel müdür ve tiyatrocu Tamer Levent idi.

Giresun’dan İngiltere‘ye 7.5 ton yani 150 torba fındık kabuğu karşılıksız olarak gidecekti. Yıl 1997 idi.

Ankara’dan, İngiliz Kraliyet Hava Kuvvetleri’ne ait savaş uçağı ile fındık kabuklarının gönderilmesini İngiltere Büyükelçiliği sağlıyordu. Sonunda fındık kabukları Globe Tiyatrosu’nun zeminine döşendi. Döşenen zemine TOBAV’ın adı ile beraber Giresun fındık emekçilerinin alın teri kazındı.

Giresun fındığı ile bundan yıllar önce tanışan Shakespearre, Hamlet’ adlı eserinde şöyle yazacaktı
’’Bir fındık kabuğu içinde bile kainatın kralı sayabilirim kendimi.’’

Shakespeare meşhur Hamlet oyununu yazarken büyük ihtimalle, Giresun fındığı yiyordu…

Ulaş Karakaya

Kaynaklar
1.Foto/Alıntı
2.Foto/ Ahmet Güner

*Tobav Sitesi
*Milliyet Gazetesi Arşiv
*Globe Vikipedi

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Facebook Comments