“Tarihin Röntgencisi” KIEV’de! – Veysel Boğatepe yazdı…

Bedri Baykam’ın “son dönem işleri”nden olan 4D, ‘Tarihin Röntgencisi’ ile ‘Boş Çerçeve’ serilerinden yapılan seçkiler bu defa Kiev’de sergilenecek. Daha evvel Piramit Sanat’ta “Tarihin Röntgencisi” adı altında sergilenen ve ABD’nin 35. Başkanı J. F. Kennedy suikastını konu alan sergi sonrasında bir hafta boyunca söyleşi düzenlenmişti. Ukrayna Ulusal Akademisi’nin daveti üzerine Ukrayna’da ilk, kişisel olarak da 138. sergisini açacak Baykam’ın bu yılları arasında yapmış olduğu çalışmalar aslında 1980’li yıllardan beri oluşturup, ortaya koyduğu sanatsal dil ve nesnenin sentezi özelliğini taşır. Tarihin röntgenciliğine başladığı, süzgeçten geçirerek kendine özgü biçim ve sorgulama tekniğini uyguladığı çalışmalarına da bu dönemlerde başlamıştır.

Türk sinema sektörünün verimli yıllarına denk geldiği 1987’de, o yılların en önemli figürlerinden olan Hülya Avşar’ın yer aldığı 1987 tarihli “Günah Odası” adlı çalışması, erotik boyuttan öte dönemin koşullarına göre oldukça dikkat çekici ve son derece de rahatsız edicidir.

Günah odasının röntgencisi

Bu yıllarda sinematik henüz 3. Boyutla uğraşırken Baykam’ın, resimde 4. Boyuta geçiş yapması dünya resim alanında örneği görülmemiş bir tekniği de beraberinde getirmiştir. Rönesans’ın hamlesiyle perspektifi bulan görsel sanatların, iki boyutlu yüzeyine üç boyutu eklemlemesi kuşkusuz kültürel bir dönüşümdür. Fakat sürekli yenilikler arayışında olan Baykam, bambaşka bir teknik gerçekleştirme yoluna girdiği 2000’li yılların sonuna doğru ürettiği hiçbir biçimsel tekniğe yabancı olmadığı gibi bir başka tarafıyla da kültürel vurgular, sorgulamalar ve hesaplaşmalar içine girmiştir. İmge ve nesneyi bütünleştirdiği bu teknik, Türk resminin daha önce görmediği ve denemediği bir yaklaşımdır. Toplumsal zemine oturttuğu bu yapıtları Dadacı, anarşist veya kültürel gerillanın egemen kuralları ve koşullanmalarını sarsan bir arayışın ilk çıkışlarıdır.

Politik eylemleri tuvallerine taşırken tuvale bağlı kalmaz, kendine özgü ifadeciliği ve anarşist ruhu onu başka alanlara da iter. Başka bir ifadeyle söyleyecek olursak, arka planda tarihi dekor olarak alırken teknik, biçim, nesne ve kompozisyonuyla olaylara, denenmemiş imgeler katarak anarşistçe yaklaşır. Sorgulama ve ifadeciliği kimi zaman bir müzik veya tiyatro sahnesinde canlı performanslar olarak kimi zaman ise kendi yazdığı senaryoya, filme çekilerek beyaz perdeden yansır. Karşınıza aldığınız tablolar ise sadece bir dekor veya sahneden ibaret değil, imge ile nesnenin arasında kurulan ilişkinin, teatral bir oyunla sahnelenmesidir.

Post-modern tarihin yeniden yorumlanması

Geçmişin yeniden yorumlanması, post-modern tarih, kültür ve teorik çözümlemeler, Baykam’ın tuvalinde yeni bir anlayışla ele alınır. Kendinden önceki kuşakları yorumlarken de iki noktadan hareket eder. İlk olarak tarihselin farklı düzeylerde biçim ve nesnel olarak yorumlanması, diğeri ise söz konusu tarihsel olayları hazırlayan toplumsal ve sivil kalkışmaların katı, dogmatik ve aidiyet duygusu politikalarının gözden geçirilmesidir. Oryantalist anlayışla ifade ettiği bu mana, batı ile sadece sanat tarihi bağlamında değil, zihniyet düzeyinde de giriştiği sorgulamanın uzantısıdır.
Baykam, eskiyi yeniye yorumlarken bire bir bağlı kalmaz. Farklı nesnelerle kendi tarihini ele alarak hem batı sanat tarihiyle hesaplaşır hem de dönemin oluşumlarını sorgular. Başka bir ifadeyle söyleyecek olursak, arka planda tarihi dekor olarak alırken teknik, biçim, nesne ve kompozisyonuyla olaylara denenmemiş imgeler katarak anarşistçe yaklaşır. Denilebilir ki; bütün kaynakları, kökleri, temelleri itibariyle modern sanat, Bedri Baykam’ın sorgulamasının nesnesi olmuştur.

Veysel Boğatepe

(Sergi Adresi: Bulvarno -Kudryavskaya str., 20 – Kiev, 01054, 7 Mart-7 Nisan 2018)

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Facebook Comments