Kemal Başar: ‘Samimiyetten gebermişim’

Sadece Türkiye’de değil, yurt dışında birçok ülkede yaptığı yönetmenliğiyle de başarısı alkışlanan, klasik oyunları bile çıta yükseltip, farklı bakışıyla sahneleyerek dikkatleri çeken, Tiyatro Keyfi’nin sahibi, yönetmen Kemal Başar, bu kez şarkıcı olarak ve çıkardığı albümle karşımızda!

Melike BİRGÖLGE

 ‘KONSERVATUVARI BİTİRİNCE TİYATROCU OLACAĞIMI SANIYORDUM!’

  •  Biz sizi yönetmen biliyorduk, albümle çıktınız karşımıza. Sağ gösterip sol vurdunuz yani. (Kahkahalar) Oyunculuk, yönetmenlik ve şimdi de şarkı söylemek… “20 yaşında şarkıcı olmaya karar verdim” diyorsunuz. Bu hayale giden yol, haritada hangi kavşaktan döndü?

Babamı kaybettim. Konservatuvarın şan bölümüne girmek istiyordum Ankara’da, ilk sınavı geçmiştim. Sonra da kendi şarkılarımla müzik piyasasına girmek, konserler vermek falan… Birdenbire babamı kaybedince, ondan önceki yıl da tiyatro sınavlarına girmiş kazanamamıştım ama önemli bir tiyatrocunun oğlu olduğumdan bebekliğimden beri hayatım Savaş Başar’la ve onun birbirinden değerli tiyatrocular olan arkadaşlarıyla geçmişti. Ani ölümünden 2 gün sonra, 21 yaşında kendimi İstanbul’a attım, konservatuvar sınavlarına hazırlandım ve tiyatrocu oldum. Yani konservatuvarı bitirince tiyatrocu olacağımı sanıyordum. Salak yaşlar işte, öyle olmuyormuş.

‘DEVLET TİYATROSU’NDAKİ TIFIL ZAMANLARIM, BANA İTİLEN KAKILAN ROLLERLE GEÇTİ!’

  • E daha durun bakalım… Çalışılacak, okunacak, öğrenilecek, ter dökülecek, sahne tozu yutulacak, tecrübe kazanılacak…

Aynen öyle… Önce kendini bulmak, sonra senelerce deneyimlemek gerekiyormuş bir mesleği tam anlamıyla yapabiliyorum diyebilmek için. İşte 30 sene kadar tiyatroyu öğrenmeye çalışmakla, çoğunlukla yurt içinde ve yurt dışında yönetmenlikle, eğitmenlikle ve Devlet Tiyatrosu’ndaki tıfıl zamanlarımda bana itilen kakılan rollerle geçen ilk birkaç sene dışında dilediğim zaman, nitelikli işlerde, tiyatro, sinema ve televizyonda, oyunculukla geçti. Her işi en iyi şekilde, en profesyonel şekliyle yapmak gerekir. Seneler içinde müzik alanındaki çalışmalarım için o ortam oluşmadı, ben göremedim. Yani her an bir albüm yapabilirdim, onlarca şarkım vardı, elimde gitarım, sesim, ama bugün sahne üstünde ve arkasında birlikte çalıştığım muhteşem ekiple çalışamazdım. Bu da baştan başarısızlık demek. Müzik piyasası zaten apayrı ve çok zor bir piyasa.

  • Sizin ara ara şarkılar söylediğiniz videoları görüyorduk sosyal medyanızda. Bu şarkıların albüme dönüşme hikayesi nasıl gerçekleşti?

Şarkıyı buldum mu söylerim valla, affetmem. Ben şarkı söylemeyi çok severim. Sabah akşam… Bayarım. O videolar arada evde, tiyatroda takıldıklarımdı. Kalan Müzik’in sahibi Hasan Saltık’la arkadaşlığım, yine Kalan Müzik’ten çok iyi müzisyen Levent Güneş’in yılmadan desteklemesi, ısrarı, seneler içinde etrafımda en iyi müzisyenlerin birikmiş olması, çoğuyla dost olmam, tiyatro yönetmenliği ve işletmeciliğinden gelen kurumsallık, marka yönetimi, işletme gibi bilgilerimi, deneyimlerimi de katınca, bütün bunlar beni uzun bir yola, yeni bir mesleğe girmeye ikna etti.

‘SADECE TİYATRODA DEĞİL, MÜZİKTE DE PAÇADAN ÇEKME, AYAK OYUNLARI VAR!’

  • 30 yıllık bir hayalin gerçeğe evrilme sürecinde gözlemledikleriniz, öğrendikleriniz neler oldu desem?

Ben bir tek tiyatroda sanıyordum, müzik piyasasında da sıkı çekişme, paçadan çekme, ayak oyunları var. Yandılar diyeyim, inatçı, mücadeleci Kemal geldi!

  • ‘Kemal’in Şarkıları’ adını verdiğiniz albümde şarkıları seçerken nelere öncelik ve önem verdiniz?

Samimiyete.

  • “Birlikte olamadığım kadınlara şarkı yazdım” cümlenizi anımsadım da…

‘“Birlikte olamadığım kadınlara şarkı yazdım’ı, konserde seyircimi 7-8 şarkı sonra biraz dağınık gördüğümden, uyandırmak, kendime odaklamak için söyledim. Ciddiye mi aldın? (Kahkahalar)

‘ÖLDÜKTEN SONRA DA VAR OLMA ÇABASINDAYIM!’

  • Ya değil mi, ciddiye almamak lazım her söyleneni. (Kahkahalar) “Aşk yoksa hayat anlamsız. Sonra ölüm var elbette. Beden ölebilir, ama kalıcı eser bırakabilen kolay kolay ölmez” cümleniz aklımda kalmış. Ha siz kalıcı olmak için yaptınız bu şarkıları o zaman diyebilir miyiz?

Var olabilmek her insanın ana güdüsü. Beni diğer insanlardan farklı kılan ne ki? Yeteneklerimce, bıraktıklarımla öldükten sonra da var olma çabasındayım. Doğal.

  • Hayatı anlamlı kılan, şarkılara, filmlere, oyunlara, romanlara konu olan aşkın tanımı nedir sizin literatürünüzde?

Bedenin, ruhun, duyguların, davranışlarınla bir başkasına apaçık, samimi, gerçek sen olabilmek. Anlayabilmek, anlatabilmek…

  • Ölüm var diye mi aşk ölümsüz olmuyor acaba?

Soruya bak beeeeeeee! Adanalı, Allah’ın Adanalı’sı yaptı yapacağını! (Kahkahalar) Neden aşk ölümsüz olmasın? Yargı içeren sorulara hep kuşkuyla bakarım da…

“SAMİMİYETTEN GEBERMİŞİM!”

  • Yargı değil de, dünyadaki tek gerçek bu ya yani her şey ama her şey ölüp gidiyor ya. O anlamda “Ölüm var diye mi aşk ölümsüz olmuyor acaba?” dedim sayın hocam. Emek verdiğiniz, heyecanlandığınız, şarkılar yaptığınız albümünüzle ilgili neler söylemek istersiniz peki?

Samimiyetten gebermişim. Daha ticari olabilirdi belki. Zaman içinde yerini bulacak.

”ŞAŞIRIYORLAR, BEN DE ONA ŞAŞIRIYORUM!”

  • İlk konseriniz Londra’daydı, akabinde İstanbul’da ard arda konserleriniz başladı. Konserlerde gelen tepkiler nasıl? Neler söylüyorlar daha çok?

Kötü bir şey duymadım. Bir de şaşırıyorlar ya ben de ona şaşırıyorum. Şaşıracak ne var, hiç anlamıyorum. İnsan yeteneğince her şeyi, her yaşta yapabilir. Cesaret babies!

  • Peki güzel tepkilerden sonra “Keşke profesyonel olarak daha önce şarkılar söyleseymişim, daha önce albüm yapsaymışım” dediğiniz oldu mu son günlerde?

Hayır. Çünkü zamanı şimdiydi.

  • Konservatuvardan sınıf arkadaşınız olan Okan Bayülgen’le yıllar sonra bir araya gelmek ve güzel işi birlikte yapmak güzel enerjiyi de beraberinde getirmiş kuşkusuz. Bu iki farklı, yaratıcı ve zeki adam bir araya gelince neler oluyor?

Çok eğleniyor.

”OKAN’LA BİRBİRİMİZİ BAYIYORUZ!”

  • Okan Bayülgen, albümünüzün ilk klibini ve albüm fotoğraflarınızı çekti. Son aylarda birlikte çalıştığınız süreçte Okan’la ilgili daha önce belki de gözünüzden kaçan neleri fark ettiniz? Ve Okan’la ilgili neler söylemek istersiniz?

Onu çok seviyorum. Entelektüeldir, akıllıdır, dosttur, iyi adamdır. Aynen benim gibi aptallığa dayanamaz, gerizekalılara haddini bildiriverir. Zamanın kıymetini bilir ve tam da benim gibi çok konuşur. Pardon, ben bu konuda Okan’dan sonra ikinciyim, kabul. Birbirimizi arada baydığımız oluyor tabii.

  • Albüm çalışmalarınızın yanı sıra bir tatlı heyecan daha yaşıyorsunuz bu aralar. Tiyatro Keyfi olarak Lefkoşa’da Macbeth Art ile kültür ve sanat merkezi açacaksınız. Bu gelişmeden bahseder misiniz biraz?

Tiyatro Keyfi, Kıbrıs’taki kardeş kuruluşu Macbeth Art ile birlikte Şubat ayında Lefkoşa’da eğitim, kültür ve sanat merkezi açıyor. 4 yaşından başlayarak çocukların tiyatro, dans ve müzik yoluyla eğitimine, özgüvenli, empati kurabilen bireyler olarak yetişmelerine katkı sağlayacak olan atölyeler, çoğu İstanbul’dan gelecek olan alanında yetkin eğitmenlerce yapılacak.

  • Yetişkinler için düşünülen eğitimlerde nasıl bir fark ve ne gibi etkinlikler olacak peki?

Yetişkinlere yönelik atölyeler ise teke tek ve 4 kişilik sınıflarda, uluslararası eğitmenlerce verilecek. Profesyonel düzeye gelenlerle çeşitli eserler yapılarak bu çağdaş tiyatro oyunları hem Kıbrıs’ta düzenli olarak sergilenecek, hem de çeşitli eserleriyle yurtdışında boy gösteren Tiyatro Keyfi çatısı altında yapılacak yurt dışı turnelerle ve KKTC’nin yerli oyuncularının rol aldığı eserlerle ülkenin yurt dışında tanınmasına da destek olacak. Profesyonel düzeye gelmiş olan oyuncular ayrıca Türkiye’deki tiyatro, sinema ve televizyon sektörüne de sunulacak. Macbeth Art, Kıbrıs’taki faaliyetlerine Cumhurbaşkanlığı himayesinde Lefkoşa ve Gazimağusa’da sergilenen ‘Gözlerin Ardında Müzikal’, geçtiğimiz günlerde Yakın Doğu Üniversitesi AKKM’de sergilenen çocuk oyunu ‘Kırık Boynuzun Hikayesi’, ‘Öylesine Hikayeler’ ve ‘Okan Bayülgen İnteraktif Show’ organizasyonlarıyla başlamıştı zaten, gösteriler Kıbrıs’ta büyük ilgi görmüştü. Şubat yeni gösterisiyle Yavuz Seçkin’i, Mart ayında da Sahne Maslak’ın yeni yapımı Açık Aile’yi Kıbrıs’a getirecek olan Macbeth Art’ın KKTC’deki organizasyonları, eğitim, kültür ve sanat çalışmalarıyla birlikte ilerleyecek.

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Facebook Comments