LEICA GALERİ İstanbul, WERNER BISCHOF sergisine ev sahipliği yapıyor.

Doğuş Grubu’nun Leica Camera AG işbirliğiyle İstanbul’a taşıdığı Leica Galeri, dünyaca ünlü sanatçıların eserlerine ev sahipliği yapmaya devam ediyor. Leica Galeri bomontiada’daki yerleşkesinde bu kez İkinci Dünya Savaşı’nın neden olduğu yıkım üzerine yayınladığı foto röportaj ile uluslararası itibar kazanmış İsviçreli fotoğrafçı Werner Bischof’un eserlerini sergiliyor.

Fotoğrafçılık serüvenini “Dünyanın gerçek yüzünü keşfetmeye mecbur hissettim. Bolluk içinde tatmin edici bir yaşam sürmek birçoğumuzu kendi sınırlarımızın ötesindeki muazzam zorluklara karşı körleştirmişti” sözleriyle özetleyen Werner Bischof’un Türkiye’deki ilk kişisel sergisi Fotografevi ve Werner Bischof Estate işbirliğiyle sanatseverlerle buluştu.

Werner Bischof’un İkinci Dünya Savaşı sonrasında Avrupa ve Asya kültürlerine ait fotoğrafları, 1945’ten bu yana foto muhabirliğinin en önemli ve ayrılmaz parçasını oluşturuyor. 1949’da kurucu üyelerle birlikte Magnum Fotoğraf Ajansı’na katılan ilk fotoğrafçı olan Bischof, fotoğraflarında endüstri ve teknolojiden etkilenen geleneksel kültürlerin gündelik yaşamlarını da belgeliyor. Avrupa, Hindistan, Japonya, Kore, Hong Kong, Güney Amerika gibi farklı coğrafyalardaki hayatlara tanıklık eden Bischof, bu anları fotoğraflarıyla ölümsüzleştiriyor.

16 Mayıs 1954 günü – 38 yaşındayken – And Dağları’nda (Peru) geçirdiği trafik kazasında yaşamını yitiren Bischof, bu kısa hayatına rağmen fotoğraf tarihinde büyük iz bırakan isimler arasında yer alıyor.

“Werner Bischof: 1936-1954” başlıklı sergi, 4 Temmuz – 30 Ağustos 2018 tarihleri arasında bomontiada’daki Leica Galeri İstanbul’da ziyaret edilebilir.

Ana görsel: MEXICO. Mexico City, 1954, Mexican artist Frida KAHLO

Werner Bischof Kimdir?

Werner Bischof 1916 yılında İsviçre’de doğdu. Zürih’te Art and Craft School’da Hans Finsler ile fotoğrafçılık eğitimi aldıktan sonra fotoğraf ve reklam stüdyosu açtı. 1942 yılında Du dergisi için serbest çalışan sanatçı, ilk büyük çaplı foto-röportajlarını 1943 yılında yayımlandı. Bischof, İkinci Dünya Savaşı’nın yarattığı yıkım üzerine yayınladığı röportaj ile uluslararası itibar kazandı. Takip eden yıllarda kendisini savaş sonrası yeniden yapılandırmaya adamış insani yardım örgütü Swiss Relief için İtalya ve Yunanistan’a gitti. 1948’de LIFE dergisi için Kış Olimpiyatları’nı fotoğrafladı. Doğu Avrupa’ya, Finlandiya, İsveç ve Danimarka’ya yapılan geziler ardından Picture Post, The Observer, Illustrated ve Epoca gibi çeşitli dergilerde çalıştı. 1949’da kurucu üyelerle Magnum Fotoğraf Ajansı’na katılan ilk fotoğrafçı oldu. 1953 sonbaharında Bischof, Amerika’da renkli fotoğraflardan oluşan genişçe bir seri üretti. Ertesi yıl Meksika ve Panama’ya seyahat etti. Daha sonra film çekmek için Peru’nun kırsallarına gitti. Magnum’un kurucusu Robert Capa’nın ölümünden sekiz gün önce, 16 Mayıs 1954 yılında Andes’te trajik bir şekilde trafik kazasında yaşamını yitirdi.

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Facebook Comments