“LOUVRE MÜZESİ”NDE BULUNAN 10 ÜNLÜ ESER

Fransa’da yıllarca kraliyet ikametgahı olarak kullanılan Louvre, Fransa Devrimi sırasında Ulusal Meclis tarafından ulusun şaheserlerini sergilemek için müzeye dönüştürüldü. Müze, 10 Ağustos 1793’te 537 resim sergisi ile açıldı. Bugün, eski uygarlıklardan 19. yüzyılın ortalarına kadar uzanan bir koleksiyonla Louvre, dünyanın en büyük sanat müzesidir.

Fransa’nın Paris şehrinde bulunan Louvre Müzesi, her yıl milyonlarca ziyaretçi alan dünyanın en çok ziyaret edilen sanat müzesidir. Louvre Müzesi’nin koleksiyonu, çeşitli sanat akımlarından resimler ve heykeller içermektedir.

İşte Louvre’daki en ünlü 10 sanat eseri:

#10 Jacques-Louis David, Sabine’li Kadınların Araya Girişi

The Intervention of the Sabine Women (1799)
The Intervention of the Sabine Women (1799) – Jacques-Louis David

Jacques-Louis David, döneminin önde gelen Fransız sanatçısı olarak kabul edilen Neoklasik bir Fransız ressamdı. Bu resim Roma mitolojisine dayanıyor. Romus ve Romulus Roma’yı kurmuşlar ancak kadın nüfusunun azlığı sebebiyle kurdukları kent yok olma tehlikesinde olduğundan bir şölen düzenlerler. Şölene Sabine’lileri de çağıran Romulus çeşitli oyunlar sonucunda Sabine’li kadınları kaçırır.
Sabine’li erkekler bir süre sonra toplanır ve kadınları, kızlarını kurtarmak için savaşa gelirler. Ancak aradan zaman geçmiş Sabine’li kadınlar Romalılar ile evlenmiş, çocukları olmuş ve mutlu bir haldedirler. Kızlarını kurtarmaya gelen Sabine’li erkekler ve Romalılar arasında onları durdurmaya çalışan Sabine’li kadınlar…

#9 Michelangelo, Ölmekte Olan Köle

Dying Slave (1516)
Dying Slave (1516) – Michelangelo

Michelangelo, 1544-1546 arasındaki dönemde hastalandığında, Roma’da yaşayan Floransalı Roberto Strozzi’nin evinde kalmıştı. Strozzi’nin cömert misafirperverliği için minnettarlıkla Michelangelo, bu iki heykeli Strozzi’ye sundu. İtalya’dan sürgün edildiğinde, Strozzi iki heykeli yanında Fransa’ya götürdü. Sonunda 1793’te Fransız ulusal koleksiyonunun bir parçası oldular. Richard Fly dahil birçok sanat uzmanı, “Ölmekte Olan Köle”nin, bedenin cansız bir form olmak için bütün canlılığını yitirdiği ölüm anını gösterdiğine inanıyor. Ancak bazıları, heykele başka anlamlar vererek bu yorumu reddediyorlar.

#8 Jean-Auguste-Dominique Ingres, Büyük Odalık

Grande Odalisque (1814)
Grande Odalisque (1814) – Jean-Auguste-Dominique Ingres

Ingres, portreleriyle ünlü 19. yüzyıl Fransız ressamıydı. “Odalisque” kelimesi Fransızca olup, “oda hizmetçisi” anlamına gelen Türk odalığından gelmektedir. Genellikle bir köleyi ve / veya bir fahişeyi belirtmek için kullanılır. Grande Odalisque, Napolyon’un kız kardeşi Napoli Kraliçesi Caroline Murat tarafından görevlendirildi. Resim, Titian’ın Urbino Venüsü gibi çıplaklıktan ilham alıyor. Bununla birlikte, farklı olarak, gerçek olmayan uzatılmış oranlara sahiptir ve anatomik olarak doğru değildir. Çalışmalar, figürün omurgada imkansız bir eğriliğine ve pelvisin rotasyonuna sahip olduğunu göstermiştir. Dahası, sol eli sağdan daha kısadır. Anatomik anormallikleri nedeniyle ilk eleştirilen Grande Odalisque, anormalliklerin doğada sembolik olduğuna inanan insanlarla aynı sebepten dolayı ünlüdür. Örneğin, cariyenin pelvik bölgesinin, öncelikle sultanın karnaval zevklerini tatmin etmek için kullanıldığını göstermek için bilerek uzatıldığı düşünülmektedir.

#7 Eugène Delacroix, Sardanapalus’un Ölümü

The Death of Sardanapalus (1827)
The Death of Sardanapalus (1827) – Eugene Delacroix

Eugene Delacroix, 19. yüzyılın Fransız Romantik döneminin önde gelen sanatçısıydı ve zamanının en büyük Fransız ressamı olarak kabul edilir. Yunan yazar Ctesias’a göre Sardanapalus, Asur’un son kralıydı. Bunun doğru olmadığı ve aslında, Sardanapalus’un bilinen herhangi bir Asur kralına çok az benzerliği olduğu belirtilmelidir. Her neyse, Sardanapalus bir yıkım aleminde ölen kendini şımartıcı bir kral olarak tasvir edilir. Ölümünün bu tasviri, Romantik edebiyat ve sanatta bir tema görevi gördü. Zengin renklerinin ve geniş fırça darbelerinin yanı sıra, resim neoklasik geleneklere meydan okuyan erken bir Romantik eser olmasıyla ünlüdür.

#6 Semadirek Kanatlı Zaferi (Kimin yaptığı bilinmiyor)

Winged Victory of Samothrace (2nd Century BC)
Winged Victory of Samothrace (2nd Century BC)

Kanatlı Zafer Heykeli veya Kanatlı Zafer Anıtı, Yunan mitolojisi zafer tanrıçası Nike’nin MÖ 3. yüzyıldan kalma mermer heykelidir. Helen döneminin en önemli ve güzel örneklerinden biri olarak kabul edilen heykelin, heykel sanatı başta olmak üzere Batı sanatını önemli oranda etkilediği düşünülmektedir. Eserin MÖ 3. yüzyılda, 220-190 yılları civarında, büyük ihtimalle bir Yunan deniz zaferi anısına yapıldığı düşünülse de eserin sanatçısı hakkında herhangi net bir bilgi yoktur. Bununla birlikte gerek heykelin kaidesindesinde “Rhodios” lafzına rastlanması, gerekse diğer bazı teknik sebepler sonucu heykeltıraşın Rodos kökenli olduğu ileri sürülmüştür. Eserin tamamının bugüne ulaşmamış olmasına rağmen, eser gerek form gerekse hareket açısından büyük beğeni ve ilgi toplamış, otoritelerce heykel sanatının en güzel örneklerinden biri, oldukça güçlü ve etkileyici bir figür olarak kabul edilmiştir. Heykelin kanatları ve elbisesinin detayları, dekoratif özellikleri özellikle beğeni toplamıştır ve ünlüdür. 1936 yılında Sovyetler Birliği döneminde inşasına başlanan İşçi ve Çiftçi Kadın Heykeli’nin tasvirinde bu heykelin tasarımından yararlanılmıştır.

#5 Jacques-Louis David, Horas Kardeşlerin Yemini

Oath of the Horatii (1784)
Oath of the Horatii (1784) – Jacques-Louis David

Bu büyük resim, bir Roma efsanesinden bir sahneyi temsil ediyor. Buna göre, iki savaşçı Roma ve Alba Longa kenti anlaşmazlığı çözmek için her biri üç savaşçı göndermeyi kabul ediyor. Yarışmayı kazanan taraf savaşı kazanacaktı. Roma’dan üç adam, Horatii olarak bilinen ailenin erkek kardeşleridir. Resimde üç kardeş, kılıçlarını tutan babasını selamlıyor. Resimde sol tarafta üç kardeş, merkezde babaları, sağ tarafta ise kızkardeşleri ve eşleri yer alır. Horaslar, selam vererek kılıçları üzerine yemin ederken gösterilmiştir. Ataerkil bir toplumu ferdleri olan erkekler, hiçbir duygusallık belirtisi göstermez. Kılıçları yukarı kaldırmış durumdaki babada da duygu belirtisi yoktur. Sağ tarafta ise arka planda bir, ön planda ise iki kadın ağlamaktadır. Beyaz elbiseli olan Horasların kız kardeşidir ve hem kendi kardeşleri için hem de Curiatlardan biri olan nişanlısı için ağlamaktadır. Kahverengi elbiseli olan ise bir Curiattır. O da hem kendi kardeşleri için hem de bir Horas olan kocası için ağlar. Arka plandaki siyahlı kadın iki çocukla birliktedir. Bu çocuklardan biri, Curiatların kız kardeşi ile evli olan Horas’ın çocuğudur. Küçük kız yüzünü kadının elbiseleri arasında saklarken oğlan gözlerinin kapatılmasını istemez.

#4 Théodore Géricault, Medusa’nın Salı

The Raft of the Medusa (1819)

The Raft of the Medusa (1819) – Theodore Gericault

Fransız ressam Théodore Géricault tarafından 1818-1819 yıllarında çizilen ve Fransız romantizminin ikonlarından biri sayılan yağlı boya tablodur. Boyu 491 cm, genişliği 716 cm olan tabloyu, Géricault yirmi yedi yaşındayken tamamladı. Tabloda, 1816 yılında Moritanya açıklarındaki Arguin Kayalıkları’na çarpan Fransız fırkateyni Méduse‘ün çaresiz yolcuları, bir salın üzerinde betimlenmektedir.  Büyük ilgiyle karşılanan gemi kazasından ve enkazdan etkilenen 25 yaşındaki ressam Théodore Géricault, bu olayı anlatan bir tablo çizmeye karar verdi ve 1818’de, kaza hakkında yayınlanmış haberleri yazanlarla iletişime geçti. Géricault, resmi yeterince gerçekçi çizebilmek için Beaujon Hastanesi’nin morgundaki cesetlerin eskizlerini çizdi. Hatta cesetlerdeki bozulmayı inceleyebilmek için, kesilmiş kol ve bacakları stüdyosuna götürdü. Géricault tabloyu çizerken arkadaşlarını model olarak kullandı. Örneğin, ön planda yüzükoyun ve kolları açık duran figür için ressam Eugène Delacroix modellik yaptı. Ayrıca Géricault’un oldukça uzun konuşmalar yaptığı iki kazazede olan Henri Savigny ve Alexandre Corréard, salın direğinin dibindeki gölgeli bölümde resmedildi.

#3 Eugène Delacroix, Halka Yol Gösteren Özgürlük

Liberty Leading the People (1830)

Liberty Leading the People (1830) – Eugene Delacroix

Halka Yol Gösteren Özgürlük, Fransız resim sanatının başyapıtlarından biri olarak kabul edilen yağlı boya tablo. Fransız romantik ressamlarından Eugene Delacroix tarafından yapılmıştır. 1830 senesinde Kral 10. Charles’in devrilişine yol açan üç günlük halk ayaklanmasının anısına yapılmıştır. Tüm dünyada Fransız Devrimi’nin simgesi kabul edilmektedir. Resimde, özgürlüğü simgeleyen bir kadın, bir elinde Fransız bayrağı, diğer elinde ise bir tüfek taşıyarak yürümekte, peşinden gelen devrimci insanlara barikatları aşmada öncülük etmektedir. Elbisesi yırtıktır, göğsü ve ayakları çıplaktır, başında özgürlük simgesi olan Frigya başlığı vardır. Bir yanında yoksulları temsil eden, her iki elinde de birer tabanca taşıyan on-iki yaşlarında bir çocuk, öbür yanında burjuvaları temsil eden, eli tüfekli, başında silindir şapka olan bir adam vardır. Çatışma içindeki bir şehirde, yerdeki yaralıların ve ölülerin arasından geçmektedirler. Bu tablo, modern resim sanatının ilk politik çalışması olarak kabul edilmektedir.

#2 Alexandros of Antioch, VENUS DE MILO

Venus de Milo
Venus de Milo – Alexandros of Antioch

Venus de Milo Antik Yunan Heykel sanatının en ünlü örneklerinden birisidir. Afrodit Yunan Mitolojisi’nde aşk tanrıçasıdır ve temsilî gezegeni Venüs’tür. Venus de Milo 203 cm yüksekliğinde ve mermerden yapılmıştır. Antik heykel 1820 yılında Yunanistan’ın Milos Adası’nda bulunmuştur. XVIII. Louis (19. yüzyıl Fransız Kralı) heykeli Fransa’ya getirtmiştir ve Venus de Milo adlı şaheser günümüzde hâlâ Louvre’da sergilenmektedir.

#1 Leonardo da Vinci, MONA LISA

Mona Lisa
Mona Lisa (1517) – Leonardo da Vinci

İtalya’nın Floransa şehrindeki Rönesans sırasında Leonardo da Vinci tarafından kavak bir pano üzerine Sfumato tekniği ile resmedilmiş 16. yüzyıl yağlı boya portresidir. Resim halen Paris’teki Louvre Müzesi’nde Francesco del Giocondo’nun karısı, Lisa Gherardini Portresi başlığı altında sergilenmektedir. Tabloda oturmuş bir kadın resmedilmiştir, kadının yüzünün kime ait olduğu hala gizemini korumaktadır. Yüz ifadesindeki belirsizlik, kompozisyonundaki anıtsallık, atmosferdeki ilginçlikler, tablo hakkındaki çalışmaları devam ettirmektedir.  Bu tablo, geniş ölçüde tanındı; karikatürleri yapıldı, araştırıldı ve Louvre Müzesi’nin en önemli eserlerinden birisi. Leonardo da Vinci, bu tabloya 1503 veya 1504 tarihinde, İtalya’nın Floransa kentinde başladı. Da Vinci’nin çağdaşı, sanat tarihçisi Giorgio Vasari, “… Tablo üzerinde dört yıl oyalandı ve tabloyu bitirmedi…” demiştir. Bu, Leonardo için alışagelmiş bir davranıştı ve hiçbir çalışmayı tamamen bitiremediği düşüncesi üzerine pişman olmuştu.Sonra, Fransa’ya yolculuğun ardından 3 yıl süreyle tablo üzerine devam etmeyi tekrar düşündü ve bu şaheser ortaya çıktı.

Bununla ilgili ne düşünüyorsun?
  • Fascinated
  • Happy
  • Sad
  • Angry
  • Bored
  • Afraid
SOSYAL MEDYADA PAYLAŞ:

YORUMLAR

  1. Asuman A.
    2 Kasım 2019 at 22:27

    Harika eserler

  2. Neşe K.
    3 Kasım 2019 at 15:10

    süper

  3. Serdar
    10 Kasım 2019 at 01:43

    Eksikler var

YORUM YAP

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR