‘Narmanlı Han’ piyasa şartlarına uyduruldu!

İstanbul’un Beyoğlu ilçesindeki İstiklal Caddesi’nde 1831 yılında inşa edilen Narmanlı Han’a otel ya da AVM yapmak mümkün olmadı ama piyasa şartlarına göre yedi dükkan ve iki lokantanın yer alacağı şekilde restore edildi.

Bedri Rahmi Eyüpoğlu, Ahmet Hamdi Tanpınar ve Aliye Berger gibi sanatçılara ev sahipliği yapmış tarihi Narmanlı Han‘ın restore edilmiş hali, tarihi değerlerin restorasyon adı altında nasıl yok edildiğini ve betonlaştırıldığını bir kez daha gözler önüne serdi.

Erkul Kozmetik’in sahibi Mehmet Erkul ve Eteksan Tekstil’in sahibi Tekin Esen’e 57 milyon dolara satılan Narmanlı Han’ı, 2009 yerel seçimlerinde AKP’nin Kadıköy Belediye Başkanı adayı ve Taksim’e Topçu Kışlasının yapılmasını savunan Mimar Sinan Genim projelendirdi.

Kamuoyunun ve özellikle Beyoğlu Kent Savunması‘nın projeyi durdurma çabalarına rağmen bitirilen projenin mimarı Sinan Genim, projeyi ‘yeni binanın piyasa şartlarına uydurulacağını, ağaçların kuruduğu ve tehlike arz ettiği için kesileceğini, binayı biraz modernleştireceklerini ve sanatsal ağırlıklı dükkanlar olacağını’ belirterek savunmuştu.

Restore edilmiş halinde betonarme bir yapıya dönüşmüş olarak görülen ve yeşile yer verilmeyen Narmanlı Han’ın mimarına bir eleştiri de ‘Mimar Sinan Ruhsallığı’ kitabında kendisine yer vermiş sanat eleştirmeni Özkan Eroğlu‘ndan geldi:

”Narmanlı Han onarımı gündeme düştü. Mimarlık, resim ve heykel ile beraber bir bütün olarak görsel sanatlar içinde bir grubu oluştururlar. Önce söz konusu üç alandan biriyle ilgilenen kimsenin, diğer ikisini de hem tarih, hem de felsefe anlamında çok iyi bilmesi gerekir. Buna Sinan Genim de dahil. Bir kere yapılan onarım, dış cephe rengi tercihiyle sınıfta kalıyor ve onarımı yapan kişinin renk, doku gibi resim sanatından öğrenilecek meseleleri hiç bilmediği çok açık şekilde ortaya çıkıyor. Sinan Genim ile ilgili ilk yargımı “Mimar Sinan Ruhsallığı” isimli çalışmamı kaleme alırken, yaptığım kuramsal çalışmalar sırasında vermiştim: Vakıflar Genel Müdürlüğü Yayını olarak 1988’de basılmış, bence Sinan ile ilgili en çok yönlü yayında (Mimarbaşı Koca Sinan Yaşadığı Çağ ve Eserleri, 2 cilt) kaleme aldığı “Sinan’ın Sivil Yapıları” başlıklı yazısı, kitabın en zayıf metniydi ve savsaklanmış havası veriyordu.

Onarım işi ülkemizde çok zayıf, hemen her sanat meselesinde olduğu gibi. Onarım, belki de mimari ile ilgili birinin en zirve noktada yapması (bizde bir kişinin işinde zirve noktaya ulaşması, çoğunlukla yaşına endekslenir) gereken bir iş; çünkü geriye dönüşü yok. Bu kişinin sitesinde yaptığı işlere baktığımızda hükümet yanlısı işler alan biri olduğu çok açık, tüccar bir zat. Bu sorun değil, keşke işini iyi yapsa da alsa. Bazı grafik tasarımcıları vardır ülkemizde; nitelikli olması istenen işler onlara gider. Bu gayet normaldir ki, o grafik tasarımcılarda da en şiddetle eleştirdiğim konu, tasarımın, tasarlanan ürünün önüne geçmesi durumudur. Sinan Genim’in gerçekten görsel sanatların dile getirdiğim resim ve heykelden habersiz hali öyle fantezilere [Vatikan S. Pierre meydanına da simgesel bir gönderme yapılmış gibi geldi J)))] ulaşmış ki, işte sıkıntı burada. Bu zamanda bilgi çok önemli, daha da önemlisi o bilgiyi yoruma götürmek çok daha önemli. Bilgiden yoruma geçiş bir yaratıcılık işi, bu yaratıcılığı da yaradan her kuluna nasip etmiyor; Sinan Genim’e ise hiç nasip etmemiş…”

Kısaca Narmanlı Han’ın Hikayesi

19. yüzyılın ilk yarısında İtalyan mimar Giuseppe Fossati tarafından inşa edilen Narmanlı Han, ilk önce Rus elçilik binası, hapishanesi ve ticaret ofisi olarak kullanıldı. Daha sonra Narmanlı ailesinin mülkü oldu. Bir yandan ticaret merkezi olarak işlev görürken, diğer yandan ünlü şair, heykeltıraş, ressam ve yazarlara ev sahipliği yaptı.

Yapı Kredi Koray 2001 yılında restore etmek amacıyla Narmanlı Han’ın yüzde 15’lik hissesini satın aldı. Yapı Kredi Koray’ın restorasyon projesi 2002’de Anıtlar Kurulu’ndan onay aldı ama sivil toplum kuruluşlarının itirazı ve alınan yürütmeyi durdurma kararı nedeniyle başlayamadı.

Proje bir türlü gerçekleştirilemeyince Narmanlı Han’ın 12 vârisi 2008 yılında Yapı Kredi Koray’a dava açarak hisselerini geri almak istedi. Ailenin “gayrimenkul hissesi karşılığında inşaat yapımı ve satış vaadi sözleşmesinin feshi” için açtığı davayı mirasçılar kazandı. Mirasçılar da hanı Erkul Kozmetik’in sahibi Mehmet Erkul ve Tekin Esen’e sattı.

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Facebook Comments