DÜNYANIN EN ÜNLÜ 10 RESMİ

Dünyadaki en iyi bilinen resimlerden bazıları, Avrupa’da 14. yüzyıldan 17. yüzyıla kadar uzanan kültürel bir hareket olan Rönesans döneminde; antik Yunanlılar ve eski Romalıların kültürüne olan ilginin artmasıyla dikkat çekmiştir. Bu ilgi Michelangelo’nun Adem’in Yaratılışı; Sandro Botticelli’nin Venüs’ün Doğuşu; ve Leonardo da Vinci’nin Mona Lisa’sını en ünlü Rönesans tabloları arasına soktu.

Modern Sanat 1850’lerde Fransa’da başladı ve daha sonra diğer ülkelere yayıldı. Realistler, insanları ve durumları ödün vermeyen doğruluk ve gerçeklikle tasvir etti. Gerçekçiliği, bir sahnenin doğru bir şekilde betimlemekten ziyade anlık etkisini yakalamaya odaklanan başka bir Fransız hareketi olan İzlenimcilik izlemiştir. Bunu, 20. yüzyılda geometrik düzlemlerin ve şekillerin kullanılmasıyla karakterize edilen Kübizm dahil olmak üzere çeşitli yenilikler izledi. Modern Sanat, sanat dünyasında eşsiz bir gelişme gösterdi ve en iyi bilinen resimlerden bazıları bu çağdaki sanatçılar tarafından üretildi. Bunlar arasında Vincent Van Gogh’un Yıldızlı Gecesi, Picasso’nun Guernica’sı, Dali’nin Hafızanın Kalıcılığı ve Edvard Munch’ın Çığlığı da var.

İşte dünyanın en ünlü 10 resmi:

#10 Pablo Picasso, Avignonlu Kızlar, 1907, ( New York City, Modern Sanat Müzesi )

Les Demoiselles d'Avignon (1907) - Pablo Picasso
Les Demoiselles d’Avignon (1907) – Pablo Picasso

Le Bordel d’Avignon (Avignon Genelevi) olarak adlandırılan bu devrim niteliğindeki şaheser, Kübizm ve Modern sanatın gelişiminde kilit rol oynadığı için 20. yüzyılın en etkili tablolarından biri olarak kabul edilir. Geleneksel Avrupa resminden farklılığı ile dikkat çekti. Pablo Picasso, resimdeki her bir rakamı göstermek için farklı stiller kullandı, kadınların başlarındaki örtüyü sağ üste çekmesi en katı Kübist unsurdu. Resim sadece radikal tarzıyla değil, öznesiyle de tartışmalıydı. Picasso, Avignonlu Kızlar’ın kulaklarını bir masktan esinlenerek yaptığını yıllar sonra belirtmiştir. İlk kez 1916’da halka sergilendi ve skandallı etkisini azaltmak için adı değiştirildi. Eserin başlığındaki Avignon, geneleviyle ünlü Barselona’daki bir sokağa atıfta bulunuyor. Eser, beş çıplak kadın fahişenin rahatsız edici bir yüzleşmesini gösteriyor. Les Demoiselles d’Avignon, Pablo Picasso’nun en önemli eseri olarak kabul edilir.

#9 Sandro Botticelli, Venüs’ün Doğuşu, 1486, ( Uffizi Gallery, Florence )

The Birth of Venus (1486) - Botticelli
The Birth of Venus (1486) – Sandro Botticelli

Sandro Botticelli’nin Primavera ve Venüs’ün Doğuşu, dünyadaki en ünlü resimlerden ve İtalyan Rönesansının ikonlarından. Tabloda, Venüs’ün ergen bir kadın olarak denizden doğarak kıyıya çıkışı betimlenir. Yunan mitolojisinde Kronos, babası Uranüs’ü hadım edip cinsel organını denize atar. Sonuçta deniz döllenmiş olur ve Venüs denizden doğar. Venüs bu tabloda, bir denizkabuğu üzerinde denizden yükselip, sol taraftaki iki rüzgar tarafından kıyıya doğru sürüklenmiş şekilde betimlenir. Tabloya ilham veren antik dönem eserlerinde denizkabuğu, vulvayı simgeler. Çıplak olarak betimlenen Venüs’ün yanında, mevsim tanrıçaları olan Horae’den biri bulunur ve elindeki çiçekli pelerin ile tanrıçanın üzerini örtmeye çalışır. Ayrıca rüzgarlar Venüs’ün üzerine, ortası altın renginde güller dökmektedir. Venüs’ün anatomisi ve çeşitli ikincil detaylar, o dönemde Leonardo ya da Rafael’in eserlerinde görülen katı klasik gerçekçiliği yansıtmaz. Bunun en belirgin örnekleri, tanrıçanın imkânsız uzunluktaki boynu ve sol omzundaki anatomik olarak mümkün olmayan açıdır. Kimilerine göre bu eser, maniyerizmi öncelemektedir.

#8 Johannes Vermeer, İnci Küpeli Kız, 1665, ( Holanda The Hague, Mauritshuis Müzesi )

Girl with a Pearl Earring - Johannes Vermeer
Girl with a Pearl Earring (1665) – Johannes Vermeer

Johannes Vermeer, belki Rembrandt’tan sonra Hollanda Altın Çağının en iyi bilinen sanatçısıdır. Adından anlaşılacağı gibi odak noktası bir inci küpedir. Lahey’de, Mauritshuis’de sergilenmektedir. Kimi zaman “kuzeyin Mona Lisa‘sı” ya da “Hollandalı Mona Lisa” olarak adlandırılır. Genel olarak Vermeer ve tabloları hakkında fazla bilgi bulunmamaktadır. Tablo “IVMeer” şeklinde imzalanmıştır, ancak tarih atılmamıştır. Tabloda resmedilen kızın hayal ürünü değil de gerçek bir model olduğu ve kızı ya da bir yakını olduğu düşünülmektedir. Tablodan esinlenerek kitap yazılmış sonra da beyaz perdeye uyarlanmıştır. Tablo yağlı boya ile yapıldığı ve uzun süre korunamadığından zamanla boyada çatlamalar meydana gelmiş ve bu da tabloya farklı bir göz zenginliği sağlamıştır. 1999’da Amerikalı romancı Tracy Chevalier, Vermeer’in şaheserinin yaratılmasının hesabını kurgulayan portreyle aynı başlıkta tarihi bir roman yazdı. Daha sonra üç Akademi Ödülüne aday gösterilen aynı başlıkta bir film haline getirildi.

#7 Diego Velazquez, Nedimeler, 1656, ( Madrid, Prado Müzesi )

Las Meninas by Velazquez
Las Meninas (1656) – Diego Velazquez

Velazquez’in 1656 yılında yaptığı bu tablo illüzyon duygusu yaratan muammalı kompozisyonu ile İspanyol resim sanatının üzerine en çok konuşulan, yorum yapılan ve etkilenilen tablosudur. Ayrıca, sanat tarihinin de ilk üç boyutlu tablosu olarak kabul edilir. Resmin sanat dünyasında bu derece etki yaratmasının en önemli sebepleri, resmin tüm kurallarının uygulanmış olması, diğer taraftan da geri plandaki aynaya yansıyan görüntü ile bir derinlik ve üç boyutlu bir yanılsama duygusu yaratmasıdır. Bu açıdan bakıldığında resmedildiği zamana göre oldukça ilerici bir bakışla tasarlanmıştır. Madrid’deki Prado Müzesi’nde sergilenmekte olan tablo, sanat eleştirmenleri tarafından Velazquez’in başyapıtı olarak görülür. Prado Müzesi 1981’de Nedimeler üzerinde pigment analizi de dahil olmak üzere ayrıntılı bir teknik inceleme yaptı. İnceleme sonucunda Velazquez’ın bu resim için beyaz kurşun, azurit, vermilyon ve okra kullandığı ortaya çıkmıştır.

#6 Salvador Dali,Belleğin Azmi, 1931, ( New York City, Modern Sanat Müzesi )

The Persistence of Memory (1931) - Salvador Dali
The Persistence of Memory (1931) – Salvador Dali

Sadece Salvador Dali’nin değil, aynı zamanda tüm Sürrealizm sanat hareketinin en ünlü eseridir.  Gerçeküstücü tablo eriyen cep saatlerini konu almaktadır. Bu, Dalí’nin o yıllardaki ‘yumuşaklık’ ve ‘sertlik’ anlayışına ışık tutmaktadır. Yapıt her ne kadar Dalí’nin sanat yaşamındaki Freudçu evrenin bir örneği olsa da, sanatçının bilimsel evreye geçişinden 14 yıl önce yapılmıştır. Dalí’nin bilimsel temelli yapıtlar vermeye başlaması 1945 yılındaki atom bombası kullanımına dayanmaktadır. Tablonun ortasında “canavar” biçiminde bir insan figürü gözlenebilmektedir. Dalí’nin birçok yapıtında kullandığı bu nesne, sanatçının kendini betimlemesi olarak da algılanmaktadır. Resmin sol alt köşesindeki turuncu saat karıncalarla kaplanmıştır. Dalí; karınca görüngesini, ölümü ve kadın üreme organlarını simgelemek amacıyla da kullanmıştır. Bir başka kaynağa göre, karınca çalışkanlığı,sinek ölümü ve yumurta ise kadın üreme organlarını temsil etmektedir. Yapıtın (Mona Lisa’ya benzer biçimde), tamamlandıktan kısa süre sonra kırmızı şarapla ıslatıldığı söylenmektedir.

#5 Edvard Munch, Çığlık, 1893, ( Oslo, Ulusal Galeri )

The Scream - Edvard Munch
The Scream (1893) – Edvard Munch

Edvard Munch, etkili Alman modern sanat hareketi Ekspresyonizm’e katılan Norveçli bir ressamdı. Dışavurumcu, fiziksel deneyimler yerine duygusal deneyimin anlamını ifade etmeyi amaçladı. Çığlık sadece Munch’un değil tüm hareketin en ünlü eseridir. Munch, 1893 ve 1910 yılları arasında eserin dört versiyonunu yarattı. Orijinal unvanı Der Schrei der Natur (Doğanın Çığlığı) Resim orijinali 84 cm x 66 cm boyutlarındadır. Resimde ön planda ızdırap çeker gibi görünen bir figür, arka planda ise Ekeberg tepesinden Oslofjord’un görünümü yer alır; Oslofjord göğü kan kırmızısı rengindedir.  Çığlık, birkaç yüksek profilli sanat hırsızlığının hedefi olmuştur. 1994 yılında Ulusal Galeri’deki versiyonu çalındı, birkaç ay sonra bulundu. 2004’te, Çığlık ve Madonna‘nın her ikisi de Munch Müzesi’nden çalındı ve iki yıl sonra bulundu. Ressamın günlüğü ele alınırsa bu resim Nice’den etkilenerek yapılmıştır. Ressam günlüğünde anlattığına göre iki arkadaşıyla yürümektedir, bu sırada ise güneş batmaktadır ve kan kırmızısı rengindedir. Ressam kendini yorgun hissetmiş ve trabzanlara yaslanmıştır. İki arkadaşı ise yürümeye devam etmiştir. Ressam bu sırada doğanın çığlığını hissettiğini günlüğünde dile getirir. Ressam bu resmi yaparken hastadır ve bu yorgunluğunun oradan geldiği düşünülür. Amerikalı sanat tarihçisi Robert Rosenblum’a göre bu resimdeki insan figürünün yüzü Paris’teki Musée de l’Homme’da bulunan Peru’dan gelmiş olan mumyanın yüzünden etkilenerek yapılmıştır.

#4 Michelangelo Buonarroti, Adem’in Yaratılışı, 1512, ( Vatikan, Sistina Şapeli tavanı )

The Creation of Adam (1512) - Michelangelo
The Creation of Adam (1512) – Michelangelo

Michelangelo’nun Sistine Şapeli tavanında yaptığı çalışma Rönesans sanatının temel taşıdır ve Adem’in Yaratılışı başyapıtın en ünlü fresk panelidir. Adem’in Yaratılışı, Mona Lisa’dan sonra bilinen en iyi Rönesans resmidir; Son Akşam Yemeği ile birlikte, tüm zamanların en çok kopyalanan dini resimdir. Fresk, Hristiyanlık’ta Kitab-ı Mukaddes’in Yaratılış bölümünde, Tanrı Baba’nın ilk insan Âdem’e hayat üflemesi konusunu betimler. Bu betim bugün dünyanın en ünlü betimlemelerinden birisidir ve modern kültüre farklı biçimlerde yansımıştır. Freskte yer alan Tanrı ve Âdem’in ellerini içeren detay da freskin en ünlü kısımlarındandır. Tanrının yüzü olarak, Mikalanjelo’nun kendi yüzünü çizdiği düşünülmektedir. Bir diğer görüşe göre reform ve rönesanstan sonra insanın tanrıya yabancılaşması resmedilmiştir.

#3 Vincent Van Gogh, Yıldızlı Gece, 1889, ( New York City, Modern Sanat Müzesi )

De sterrennacht
The Starry Night (1889) – Vincent Van Gogh

Ressam tabloda; kendisinin sanatoryumdaki odasındaki pencereden, Saint-Rémy-de-Provence köyünün gece vakti görünüşünü resmetmiştir. Van Gogh, en ünlü eserlerinden olan bu tabloyu; gün boyunca hafızasından yapmıştır. Tablo, şu anda New York’taki Museum of Modern Art müzesinde bulunmaktadır. Vincent Van Gogh’un en ünlü resmi ve modern sanatın en büyük eserlerinden biri olarak kabul ediliyor.

#2 Pablo Picasso, GUERNICA, 1937, ( Madrid, Reina Sofía Müzesi  )

Guernica (1937) - Pablo Picasso
Guernica (1937) – Pablo Picasso

Guernica, Pablo Picasso tarafından 1937’de yapılan, İspanya İç Savaşı sırasında Nazi Almanyası’na ait 28 bombardıman uçağının 26 Nisan 1937’de İspanya’daki Guernica şehrini bombalamasını anlatan, 7,76 m eninde ve 3,49 m yüksekliğinde anıtsal tablodur. İspanya İç Savaşı’na dünya çapında dikkat çekti ve tarihteki en güçlü savaş karşıtı resimlerden biri olarak kabul ediliyor. İspanyol hükümeti, Paris’teki 1937 Dünya Fuarı kapsamındaki Modern Hayatta Sanat ve Teknik sergisinin İspanya’ya ayrılan bölümünde sergilenmek üzere, Pablo Picasso’ya büyük bir duvar resmi sipariş etti. O sırada gerçekleşen hava saldırısından etkilenen Picasso, saldırıdan sonraki 15 gün içinde bu duvar resmini tamamladı. Tablo ufak bir dünya turu kapsamında çeşitli ülkelerde sergilendi ve beğeni topladı. Böylece İspanya’daki iç savaşa diğer ülkelerin ilgisi de çekilmiş oldu. Guernica, savaş trajedilerinin ve savaşın bireyler üzerindeki acı verici etkilerinin bir özetidir. Tablo zaman içinde, savaşın yarattığı trajedilerin anımsatıcısı, savaş karşıtı ve barış yanlısı düşüncelerin sembolü haline gelmiştir.

#1 Leonardo da Vinci, MONA LISA, 1517, ( Paris, Louvre Müzesi )

Mona Lisa
Mona Lisa (1517) – Leonardo da Vinci

Leonardo da Vinci, İtalyan Rönesansının önde gelen figürü olarak kabul edilir. Başyapıtı Mona Lisa, “dünyanın en iyi bilinen, en çok ziyaret edilen, en çok okunan, en çok söylenen ve en çok okunan sanat eseri” olarak kabul ediliyor. Mona Lisa (La Gioconda veya La Joconde olarak da bilinir), İtalya’nın Floransa şehrindeki Rönesans sırasında kavak bir pano üzerine Sfumato tekniği ile resmedilmiş 16. yüzyıl yağlı boya portresidir. Resim halen Paris’teki Louvre Müzesi’nde Francesco del Giocondo’nun karısı, Lisa Gherardini Portresi başlığı altında sergilenmektedir. Tabloda oturmuş bir kadın resmedilmiştir, kadının yüzünün kime ait olduğu hala gizemini korumaktadır. Yüz ifadesindeki belirsizlik, kompozisyonundaki anıtsallık, atmosferdeki ilginçlikler, tablo hakkındaki çalışmaları devam ettirmektedir.  Leonardo da Vinci, bu tabloya 1503 veya 1504 tarihinde, İtalya’nın Floransa kentinde başladı.Da Vinci’nin çağdaşı, sanat tarihçisi Giorgio Vasari, “… Tablo üzerinde dört yıl oyalandı ve tabloyu bitirmedi…” demiştir.Bu, Leonardo için alışagelmiş bir davranıştı ve hiçbir çalışmayı tamamen bitiremediği düşüncesi üzerine pişman olmuştu. Sonra, Fransa’ya yolculuğun ardından 3 yıl süreyle tablo üzerine devam etmeyi tekrar düşündü ve bunu gerçekleştirdi.

Bununla ilgili ne düşünüyorsun?
  • Fascinated
  • Happy
  • Sad
  • Angry
  • Bored
  • Afraid
SOSYAL MEDYADA PAYLAŞ:

YORUM YAP

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR