Korkut AkınKÖŞE YAZILARI

Bekle Dedim Gerçeğe! – Korkut Akın yazdı…

Öyle bir süreç ki bu, ne hayatın akışına uyuyor ne bilebildiğimiz kadarıyla huzura ve hukuka. Doluya koysanız almıyor, boşa koysanız dolmuyor. Birinin bir söylediği, bir sonraki gün kendince yadsınıyor, hatta yalanlanıyor. Tarih, ama gerçek tarih, yani saptırılmamış, çarpıtılmamış, insandan uzaklaştırılmamış tarih bunları bir bir vuracak yüzümüze.

Sanatla başladı her şey. İyiyi kötüyü, güzeli çirkini, olumluyu olumsuzu, bekleneni umulanı, unutulanı da kendi estetiğiyle aktarıyor sanatçılar bizlere. İki yıldır bütün dünyayı kasıp kavuran, sadece sağlık anlamında değil sosyopolitik, sosyokültürel, sosyoekonomik olarak da yerden yere vuran pandemi, hepimizi evlere kilitledi. Bir dönem yaşadığımız tedirginlik depresyona soktu, sosyalleşme dediğimiz insanın en vazgeçilmez hakkını aldı elimizden. Sanatçılar en tez sıyrılanlar oldu bu çöküntüden. Onlar işlerini yaptılar kimseye karışmadan, usul usul, sessizce ama güçle ve güvenle.

Artık sergiler açılıyor, sinemalarda filmler oynuyor, tiyatrolar doluyor… Bir müzik kısıtlı hâlâ, dillendirilemeyen ama bilinen nedenlerle.

Hafızayı onarmak…

Esra Carus’un Maçka Sanat Galerisi’nde 26 Nisan’da açılan sergisi, yukarıda saydıklarımız çerçevesinde bize bir şeyleri işaret ediyor. Sanatçının en büyük özelliği sıradan kağıdı veya seramiği eğip bükerek, işleyip ve katlayarak günümüzün sosyopolitik ortamını da gözeterek anlamlandırması… Daha önceki sergisinde, siyahi mücadelede şiddetsiz direnişin sembollerini sıralamıştı. Bu kez bizim toplumsal mücadelemizde, ekolojik tabanlı ama büyük bir direnişe dönüşen Gezi’yi işliyor.

Sergi, Gezi Direnişi davası kararıyla aynı dönemde açılmasıyla da farklı bir dayanışma gösteriyor aslında. Bu, sanatçının da galerinin de yaşama ne denli titiz baktığının göstergesi bir bakıma.

Hani bir şeye şaşırırsınız da donakalırsınız ya, dilinizin ucuna gelen o sözcükleri söyleyemezsiniz de gözlerinizde büyüyen anlamı aktaramazsınız ya; tam da öyle… Hissediyorum, ama anlatamıyorum, Orhan Veli gibi. Gezip görmek, o duyguyu yaşamak gerek.
O kat kat kağıt ve/veya seramik çalışmalar sanki sıradan bir vitrinde yer alan işler gibi duruyor, ama biraz bakınca, biraz üzerine eğilince görülüyor ki, alabildiğine derinliği olan, alabildiğine anlam yüklü çalışmalar. İster istemez haksız ve hadsiz mahkûm edilen sanat dostlarını akla getiriyor. Tabii, o sembol direnişte yitirdiklerimizi de. Belki en tam o nedenle “Bekle Dedim Gerçeğe” resmi/tablosu öne çıkıyor. Camlı çerçevede olduğu için fotoğrafını çekemedim, belki de daha iyi oldu, siz(ler) o “gerçeği” gerçekten görmek için yolunuzu Maçka Sanat Galerisine düşürürsünüz.

Ressam resim, şair şiir, sinemacı film, yazar öykü/roman, yontucu heykel, oyuncu dans/performans diliyle sahipleniyor yaşamı. Bize düşen de, en azından o güzellikleri izleyip “Hafızayı Onarmak”.

Korkut Akın

"Ayrılık Çeşmesi Sokağı" - Korkut Akın yazdı... 1

Esra Carus, “Hafızayı Onarmak”
Resim, heykel sergisi
Maçka Sanat Galerisi (Mim Kemal Öke Cad. 31/A, Maçka)
26 Nisan – 4 Haziran 2022

Etiketler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı