BİR SANATÇI BİR ESERSANATTAN

Bir Sanatçı Bir Eser : Tuğçe Diri ‘Takdis’

Sanatçı Tuğçe Diri, ‘Takdis’ adını verdiği çalışmasını Anna Laudel Galeri’de sergiledi.
Bu seriye ait yeni çalışmalarını ise Simbart Projects Çukurcuma’da ‘Artık Hafıza / Residual Recollection’ adlı grup sergisinde 20 Mayıs – 17 Temmuz 2021 tarihleri arasında sanatseverlerin beğenisine sunuyor.

Üretim pratiğinin başına deseni koyan sanatçı Tuğçe Diri’nin çalışmaları tuval ve kağıt üzeri yağlı ve akrilik boya, dantel, ip ve kolaj gibi birbirinden farklı pratiklerle fakat temelde birbirine eklemlenen organik serilerden oluşuyor. Sanatçı çalışma sürecini, ilgilendiği konuları şu şekilde ifade ediyor:

“Arte Povera’dan Sürrealizm’e, Soyut Ekspresyonistlerin dinamizminden Türk-İslam kültürünün istif, yazı-resim geleneklerine kadar geniş bir alandan besleniyorum. Kendi üslup ve içerik oluşumumu temellendirmek adına, yaşadığım coğrafyanın bağlı olduğu kültürel değerleri incelemekte, el emeğine, emek ve üretkenlik gibi unsurlara önem vermekte, sanat ve zanaat bağlamında kültürel benzerlikleri sorgulamaktayım. 2017 yılında başladığım ‘Simbiyotik’ serisi, bu bağlamda ürettiğim, desen ve dantellerin bir araya gelmesinden oluşmaktadır.
Defter ve kağıtları elinden düşürmeyen bir sanatçıyım, bu yüzden sürekli çizim yapıyorum ve bazen bu çizimler daha derin ve ayrıntılı resimler haline geliyor. Özellikle son yıllarda, kurşun kalem, füzen ve renkli kalem, mürekkep ve akrilik boya katmanları kullanarak, jestüel hareketlerle geniş alan desen ve resimler yapmaktayım. Mimari planlar, atıklar, jeolojik yüzey şekilleri ve görüntülerinin değiştirilmesi yoluyla, bu zamanın ve biriktirdiklerinin geçici kümülatif etkilerini betimliyorum. Doğanın kendi devinimi içerisinde tüm bunları anlamsal olarak değiştirip dönüştürebilmekle ilgileniyorum. Sanatsal ifadesinde doğa; kültür, sadelik-çokluk, iç- dış, yapay-doğal gibi unsurların birleştirilmesi metaforunun çok anlamlılığını desteklemektedir. Desen, yaratma sürecimde her zaman önemli bir rol oynamıştır; içerik ve formun en taze anında yakalanmasından doğan deneysel ve anlık bir aktarım sağlamaktadır. Bu bağlamda desen-resimlerim, bilinen yaşam biçimlerini yaratma ve manipüle etme önerisidir.”

Tuğçe Diri
‘Takdis’, 2020, Kağıt üzerine desen, 160×150 cm

Serginin küratörü Gizem Gedik sanatçının; “hatırladığı tarihi mekanlardan kesitleri ritüelistik bir çizim pratiğiyle canlandırdığı eserleri, geçmişte görülmüş, deneyimlenmiş ve algıda seçilmiş olan çeşitli formlarla sembolleri yeni bir kurgu içine sokarak günümüze taşıdığını” aktarıyor.

Tuğçe Diri
Detay

Desenin kendisi için “her zaman deneysel bir uygulama alanı” olarak var olduğunu ifade eden sanatçı, ‘Takdis’ çalışmasının hikayesini şu şekilde aktarıyor:

“Her seferinde duvarını, taşını ayrı izlediğim, yapılışından, kullanılışına politika aracı olan zengin yapı, Ayasofya.
İlk olarak ana binanın içinde, Güney cephesinde bulunan ışıl ışıl Deisis Mozaiği. Bizans ikon geleneğinin konularından biri olan bu tasvirde, sağda Ioannes Prodromos (Vaftizci Yahya), solda Hz. Meryem ve ortada ise Hz. İsa bulunmaktadır. Hz. Meryem ve Hz. Yahya’nın insanlığın işlediği günahlardan arınmaları için yakarmalarını konu edilir. Bu esnada Hz. İsa sağ eli ile takdis işareti yaparak ona bakanları kutsamaktadır. Burada temel mesele bu kutsal kişilerin insanlık adına dua etmeleridir. Deisis mozaiği, sanat tarihi okumalarında sıkça karşılaştığımız bir tasvirdir. Fakat bu tasviri geniş bir tarihe ve izlerine sahip mimari bir yapının içinde görmek, organik bir bağ kurdurarak, olası ihtişamı ile içimi umutla dolduruyor. Ya da öyle olmasını istiyorum.
Yaşarken karşılaştığımız, baktığımız, gördüğümüzü sandığımız, denk geldiğimiz, esinlendiğimiz, dikkat kesildiğimiz, araştırdığımız, incelediğimiz…
Tarih olarak okuduğumuz, küçümsediğimiz, gözümüzde büyüttüğümüz, irili ufaklı, süslemeli, motifli, birer birer değişen, hatta yok olan; duvarlar, şekiller, taşlar, kırıntılar, o kırıntıyı çıkarmak…
Ritüellik üzerine, pratik üzerine, pratiğin iyileştiriciliği üzerine, bir başa çıkma meselesi; akışkanlığı, dönüşmesi, bir girdap, bir sarmal ve hiç durmayan zamanın…
Aynı tohum gibi, korumak istiyorum…”

Tuğçe Diri Kimdir?

Tuğçe Diri

1984 yılında Eskişehir’de doğan Tuğçe Diri, 2010 yılında Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi, Uygulamalı Litografi Atölyesi ve Resim Bölümü’nden mezun olmuştur. İlk atölyesini 2010 yılında açmış ve çalışmalarına devam etmektedir. 2019 yılında Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Resim Bölümü’nden, “Geleneksel Sanatların Çağdaş Türk Resmine Yansımaları” tezi ile Yüksek Lisansını tamamlamıştır. “Döngü” adlı ilk kişisel sergisini Anna Laudel’de gerçekleştiren sanatçının çalışmaları Akademililer Sanat Merkezi, Contemporary İstanbul, Artist 2010, 9. Uluslararası Monastır Sanat Festivali Serigisi ( Monastır, Tunus) ve ‘Housewarming II’, Anna Laudel (Düsseldorf, Almanya) gibi pek çok sergide yer almıştır. Sanatçı İstanbul’ da yaşayıp, üretmektedir.

Görseller: Sanatçı izni ile

Simbart Projects Çukurcuma Grup Sergisi – ‘Artık Hafıza / Residual Recollection’

Etiketler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı