KİTAP

Haftanın 5 Kitabı (17 Haziran – 25 Haziran 2016)

Haftanın Dikkat Çeken Kitapları

MATEMATİK KÖYÜ’NÜN DELİSİ ALİ NESİN – ASLIHAN LODİ

Matematik Köyü'nün Delisi Ali NesinMesleğini çok seven bir matematikçinin dünyayı değiştirmeye bir köyden başlamasının hikâyesi ve öngörüleri, Türkiye’ye yeniden inanmanızı sağlayacak.

Hayatı boyunca elini attığı, merak sardığı her konuda başarılı olan biri Prof. Ali Nesin. Sistemi sorgulamaya öğrencilik yıllarında başladı. Örneğin sınavlarla yıldızı hiç barışmadı. Tembel bir öğrenciydi belki
ama kitaplarla dolu bir evde babası Aziz Nesin’in kanatları altında büyürken çok okudu; edebiyata, sanata, bilime her zaman ilgi duydu.

“Hayatımda sınır tanımadığımı söylemek zorundayım” diyen Nesin’in hayatı ilginç detaylarla dolu. Anne-babaların, çocukların, gençlerin ve belki en çok da eğitimcilerin gözden kaçırmaması gereken anekdotlar, anılar, düşünceler… Türkiye’nin Şirince’den evrene açılan kapısı Matematik Köyü’nün kuruluş macerası, yürütülen çalışmalar ve gerçekleştirilen faaliyetlerse tek kelimeyle ilham verici.

(Tanıtım Bülteninden – Bu kitaba resmine tıklayarak en uygun fiyatla ulaşabilirsiniz.)

BURCU VE BERK: SANAT – SANATIN SINIRSIZLIĞINDA YOLCULUK – DEFNE ONGUN MÜMİNOĞLU

Burcu ve Berk Sanat - Sanatın Sınırsızlığında YolculukÇocuklar ve sanatla ilgilenenler için…

Burcu ve Berk iki kardeş. Burcu, kardeşi Berk’e yol gösteren, zorlandığı zaman yardımcı olan bir abla. Dost isimli bir de köpekleri var. “Burcu ve Berk” serisinin bu kitabında sanatın sınırsızlığını keşfediyoruz. Görsel sanatların nasıl başladığını, dünyanın pek çok yerindeki gelişimini, sanat türlerini, müzeleri ve müzelerde sergilenen eserleri öğreniyor, kahramanlarımıza zaman tünelinde eşlik ediyoruz.

(Tanıtım Bülteninden – Bu kitaba resmine tıklayarak en uygun fiyatla ulaşabilirsiniz.)

ARMUT DİBİNE DÜŞMEYİNCE, Anne Babalar, Çocuklar ve Kimlik Arayışı – ANDREW SOLOMON

Armut Dibine DüşmeyinceBazıları birkaç bahçe öteye, bazıları dünyanın öbür ucuna düşen çocukların ve anne babalarının hikayesi..

“Armut dibine düşer” yaygın bir özdeyiştir. Peki ama ya düşmezse? Bize ben­zemelerini umarak dünyaya getirdiğimiz çocuklarımız, bazen bizden kök­lü biçimde farklı olurlar. Kendisi de farklı bir çocuk olarak dünyaya gelen Andrew Solomon, on yıl boyunca üç yüzden fazla aileyle yaptığı görüşmelere dayanarak insanların birey ve ebeveyn olmak konusunda nasıl cesur tercih­lerde bulunduklarını sergiliyor. Kuşaktan kuşağa aktarılan dikey kimlikler ve toplumsal bir varlık olarak edindiğimiz yatay kimlikler arasındaki çatış­maları, oldukları gibi kabullendikleri çocuklarıyla birlikte büyüyen anne ba­baları anlatıyor. Armut Dibine Düşmeyince, tıp biliminin bizi normalleştirme çabalarına kar­şın çeşitliliğimizi korumak için verdiğimiz evrensel mücadelenin, insan sev­gisinin ve şefkatinin dokunaklı ve sürükleyici bir anlatımı.

“Andrew Solomon’un ebeveynliğin beraberinde getirebildiği en yoğun güçlüklerden birçoğunu kapsayan araştırması, bizi insan farklılığına ilişkin anlayışımızı gözden geçirmeye zorluyor. Olgularla ve duygularla dolu bu anıtsal kitabın belki de en büyük armağanı, insanı sürekli düşünmeye ve yeniden düşünmeye yöneltmesi.”
– Philip Gourevitch

“Her on yılda ancak bir kez ortaya çıkan anıtsal bir kitap.” – Steven Pinker

“Ötekiliğin zarif bir anatomisi… Solomon sağır, cüce, trans-cinsiyetli ve Down sendromlu topluluklarda karşılaştığı destek ve empati kaynaklarını dokunaklı bir dille yazıyor.”- Jane Shilling, Daily Telegraph

“Andrew Solomon bize toplumumuzdaki kimlik gruplarına ilişkin eşsiz bir eğitsel deneyim, kavrayış, empati ve akıl dolu bir deneyim sunuyor. Armut Dibine Düşmeyince kitabını okumak zihin açıcı bir deneyim.” – Eric Kandel, Nobel Fizyoloji/Tıp Ödülü sahibi

(Tanıtım Bülteninden – Bu kitaba resmine tıklayarak en uygun fiyatla ulaşabilirsiniz.)

İNŞAAT YA RESULULLAH – TANIL BORA

Inşaat Ya Resulullah“ ‘Şefaat ya resullulah’ niyazından uyarlandığını herkesin anlayacağı bu slogan, İslamcı menşeli liberal-muhafazakar siyaset pratiğinin bir hicviyesidir. İnşaat sektörü, AKP iktidarının ekonomi-politiğini çözümlemek için kilit bir alan. Onun politik mitolojisini anlamak için de öyle…”

“Ülkenin şantiyeye dönmesi”, nicedir, gururla söylenen, göğüs şişiren bir politik mecazdır. Birçok başka sektörü canlandıran etkisiyle büyük bir iktisadi kıymet biçiliyor inşaata; bütün ekonominin bütün ayıplarını giderecek bir sihirli kuvvet gibi bakılıyor. Dahası, kalkınmanın, refahın, zenginliğin simgesi olarak, bir fetiş kıymeti taşıyor. Bir zengin sınıfının yaratılmasında ciddi payı olduğu, zaten aşikar!

Elinizdeki derleme, inşaat ‘olayını’ birçok cephesiyle ele alan makaleleri bir araya getiriyor. İnşaatın rant dağıtımından korporatizme uzanan ekonomi-politik hikmeti… Mülkiyetten büyümeye halelenen “manevi”-psikolojik hikmeti… Cami mimarlığı, “kubbe” imgesi…

“Büyüklük” tutkusu… İnşaat projelerinin şehir-toplum-insan tasavvurlarıyla alakası… İnşaatçılığın mesleki şehveti ve “Şantiyeler kralı” Ali Ağaoğlu… Depremlerin öğretemediği…

Mehmet Atlı, Osman Balaban, Tuncay Bilecen, Tanıl Bora, Ayşe Çavdar, Erbatur Çavuşoğlu, İhsan Eliaçık, Neşe Gurallar, Sinan T. Gülhan, Mehmet Penbecioğlu, Özgür Taburoğlu ve H. Bahadır Türk’ün yazılarıyla..

(Tanıtım Bülteninden – Bu kitaba resmine tıklayarak en uygun fiyatla ulaşabilirsiniz.)

KADİFE BEY – RICHARD SKINNER

Kadife BeyBesteci Erik Satie öldüğünde kendini Araf’ta, başka ölülerin arasında ragtime dinleyerek elli dokuz yıllık hayatının en değerli anısını seçmeye çalışırken bulur. Öteki tarafa sadece bir anı götürmesine izin vardır. Chat Noir’da absent içtiği akşamlarımı; çağdaşları büyük besteciler Debussy ve Ravel’le, büyük sanatçılar Duchamp ve Man Ray’la dostluğunu mu; hayatının aşkı trapezci, model ve ressam “Biqui” (Suzanne Valadon) ile geçirdiği geceleri mi; müzikteki başarılarını ve düş kırıklıklarını mı alacaktır yanına? Yoksa Gymnopédies, Gnossiennesya da Armut Biçimindeki Parçalar isimli eserlerini mi?

Siz yanınıza hangi anınızı alırdınız?

Erik Satie’nin hayatından ayrıntılarla dolu bu eserde, biyografi ve roman arasındaki çizgi silikleşiyor.Satie’nin içdünyasını merak edenleri 20.yüzyıl başına taşıyan roman, Yusuf Eradam’ın Türkçesiyle bir solukta okunuyor.

(Tanıtım Bülteninden – Bu kitaba resmine tıklayarak en uygun fiyatla ulaşabilirsiniz.)

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı