KENT & MİMARİ

Y.Mimar Feza Ökten Koca: “Evdeki Çalışma Ortamları Küçük Dokunuşlarla…”

Ödüllü ofis ve konut projeleri ile uluslararası çapta başarılara imza atan Elips Tasarım Mimarlık Kurucusu Y. Mimar Feza Ökten Koca, evlerimizden çalıştığımız bugünlerde verimliliği ve motivasyonu artırmak için mimari açıdan dikkat edilmesi gereken noktaları aktardı.

Elips Tasarım Mimarlık Kurucusu Y. Mimar Feza Ökten Koca, tüm dünyanın Covid-19 salgını ile savaştığı ve evlerden çalışmaya başladığı bugünlerde hem verimliliği artırmak hem de motive olmak için mimari açıdan dikkat edilmesi gereken noktaları aktardı. Öncelikle home-office olarak kullandığımız mekanın, evde kendine özgü bir alan, alan yoksa da bir köşe olması gerektiğini dile getiren Feza Ökten Koca’ya göre, çalışma sırasında kullanıcı sağlığına uygun ergonomik bir masa ve ofis sandalyesi kullanmak oldukça önemli.

Bugüne kadar iş dışındaki faaliyetlerimiz için kullandığımız evlerimizin şimdi bu farklı fonksiyonlara da cevap vermek zorunda olduğunu vurgulayan Y. Mimar Feza Ökten Koca, dışarıdan destek almadan, kendi yapacağımız küçük dokunuşlarla evlerimizde mümkün olduğunca konforlu çalışma alanların yaratabileceğimizi belirtiyor.

“Her evde çalışma odası olarak tasarlanmış bir alan bulunmayabilir. Ve şu anda yaşadığımız durumda eşler ve çocuklardan oluşan bir evde, aynı anda çocuklar online dersi takip ederken, anne ve baba home-office olarak çalışma ve toplantı yapmak zorunda kalıyor. Tabii ki herkesin kendine ait bir çalışma odası olmayabilir” diyen Feza Ökten Koca, çocukların kendi odalarında, kendi çalışma masalarında bu duruma çok daha hızlı adapte olabildiğini ancak anne ve baba için durumun çok daha zor olduğunu sözlerine ekliyor.

Mesleğe göre mekan paylaşımı yapmanın en doğrusu olacağını belirten mimar, bilgisayar haricinde kağıt kalem gibi malzemelere ihtiyaç duyan kişilerin, belki de yaşam alanındaki büyük yemek masasını çalışma masası olarak kullanmasının doğru bir tercih olabileceğini dile getiriyor ve ekliyor: “Kimi zaman camlı bir balkon veya camlı küçük bir teras alanı da çok iyi bir home-office alanı olarak kullanılabilir. Çalışırken gün ışığından maksimum oranda faydalanacağımız ve yeterli temiz hava alabileceğimiz bir noktada konumlanmalıyız. Geceleri ise, çalışma ortamında genel bir aydınlatmadan ziyade yeterli bir noktasal aydınlatma gereken konforu sağlayacaktır.”

Çalışma alanında kullanıcının konsantrasyonunu bozacak detaylar olmaması gerektiğini aktaran Feza Ökten Koca ergonomik bir masa ve ofis sandalyesi kullanmanın oldukça önemli olduğunu sözlerine ekliyor. Yemek masasında kullandığımız sandalyelerde saatlerce oturmanın sağlık sorunlarına yol açabileceğini aktaran mimar, yaşam alanının genelde aile ile paylaşılmasından dolayı özellikle gürültünün konsantrasyonu bozmasını önlemek için kulaklık kullanmanın faydalı olacağını vurguluyor: “Home-office ortamının sadece bireysel olarak kullanılmadığını da unutmamak gerekir, sıklıkla yapılan sanal toplantılar sırasında karşıya verilecek görüntü de iyi düşünülmelidir, ekranda yüzümüz net görünmeli ve arkamızda belirecek görüntünün de toplantı konsantrasyonunu bozmayacak sadelikte olmasına dikkat edilmelidir.”

Aynı zamanda sanal olarak yapılacak toplantılarda karşıya aktarılmak istenen sesin daha temiz ve anlaşılır olması için ortamın akustik özelliğinin de iyi olması gerektiğini vurgulayan Feza Ökten Koca, bunun için çınlamaya neden olabilecek cam ve metal eşyalar yerine ahşap ve kumaş kaplı mobilyalar ve perdeler tercih edilmesi gerektiğinin de altını çiziyor.

“Uzun saatler bilgisayar başında çalışmanın özellikle iskelet sağlığını ne kadar negatif etkilediğini artık biliyoruz. Bu yüzden ofislerde de yüksekliği ayarlanabilir masalar kullanmaya başladık. Bunlar, ofislerde ister masa yüksekliğinde sandalye ile oturarak kullanılıyor, ister yükselterek ayakta kullanılıyor, bu da gün içinde iskeleti farklı pozisyonlara sokarak, sağlıklı olmasını sağlıyor” diyen mimarbu tasarım özelliğine sahip mobilyaların evlerde de kullanılabileceğini sözlerine ekliyor. Feza Ökten Koca’ya göre masa, ofis koltuğu ve küçük ama konforlu bir tekli koltuk ile şekillendirilen çalışma ortamları hem konforlu, hem de kullanıcı sağlığına uygun olarak kullanılabilir.

Evden çalışmanın en çok küçük çocuğu olan anne-babalar için zorlayıcı olacağını sözlerine ekleyen mimar, bu durumdaki kişilerin mutlaka evdeki bir odayı çalışma mekanı olarak belirlemesini öneriyor. Feza Ökten Koca’ya göre çalışma saatleri çocuklara uygun bir dille anlatılmalı ve o ortamın iş haricinde kullanılmamasına özen gösterilmelidir. Böylelikle çocuk, ebeveynin ne zaman çalışıp ne zaman kendisi ile ilgileneceğini net olarak anlayacaktır.

Elips Tasarım Mimarlık Hakkında:

Elips Tasarım Mimarlık İnşaat Ltd. Şti. 1999 yılında Y.Mimar Feza Ökten Koca tarafından kuruldu. Mimari tasarım hizmetleri ile başladığı yolculuğuna yıllar içinde iç mimari tasarım ve anahtar teslim uygulama işlerini de ilave etti.  Özellikle konut, ticari alanlar, yeme-içme, mağazacılık ve eğitim alanlarında projeler üretmektedir. Bu süreçte mobilya ve aydınlatma tasarımları da üretmeye başlayan Elips Tasarım Mimarlık, daha sonra bu çalışmaları FEZA markası altında yapmaya karar vermiştir. Mimar, iç mimar ve endüstri ürünleri tasarımcılarından oluşan ekibe her sene katılan stajyer ve yeni mezunların eğitimlerine Elips Tasarım Mimarlık’ta devam etme fırsatı verilmektedir.

Feza Ökten Koca Hakkında:

Lise eğitimini Özel Darüşşafaka Lisesi’nde, üniversite eğitimini İ.T.Ü. Mimarlık Fak. Mimarlık Bölümü’nde tamamladı. 1994 yılında İ.T.Ü. Fen Bilimleri Ens. Bina Bilgisi Yüksek Lisans programından Y.Mimar ünvanı ile mezun oldu. Öğrenciliği sırasında başladığı çalışma hayatında, Orhan Çakmakçıoğlu Mimarlık Ofisi, Emlak Bankası mimari grup ve Can İnşaat’ta görev aldıktan sonra İngiltere’ye gitti ve Percy Thomas Partnership, Londra ofisinde çalıştı.

1999 senesinde Elips Tasarım Mimarlık ofisini kurdu. Mimari projelerin yanı sıra İç mimari tasarım ve uygulama çalışmalarında yoğunlaşmaya başladı. 2005 yılında Halil Ökten ile birlikte Elwo Ahşap üretim tesisini kurdu. Ele aldığı konut, ticari ve eğitim mekan projelerinin tasarımının yanı sıra, gerçekleştirilmesi konularında uzmanlaştı. Mimarlığı, sadece bina ve mekan tasarlamak değil, kullanıcıya yaşam tasarlamak olarak tanımlamaktadır. Çalışmalarında en farklıyı ararken kullanıcı odaklı, sürdürülebilir, güne uygun ve yarını kucaklayabilen tasarımlar yapmaya çalışmaktadır.

Tasarım olgusunu bir bütün olarak ele almak gerektiği düşüncesiyle mimari ve iç mimari projelere devam ederken FEZA markası altında mobilya tasarım çalışmaları da yapmaya başladı. 2013, 2014 ve 2015 yıllarında düzenlenen Alldesign fuarlarında, Design Week 2017, 3.İstanbul Tasarım Bienali’nde, Tomtom Backtohome ve Designhood 2018 etkinliklerinde mobilya koleksiyonlarını sergiledi.

2016 yılında FLY Collection parçalarından biri olan Boomerang isimli sandalye tasarımı ile Milano’da A’ Design Award ödülü aldı.

2018 yılında, BJK No1903 projesi ile Londra’da International Property Awards yarışması, Mixed-Use Interior kategorisinde Award Winner, Best of Turkey, Best of Europe ödüllerinin üzerine, Best of World ödülünü de kazanmıştır.

2012-2017 yılları arasında Darüşşafaka Cemiyeti’nde Yönetim Kurulu üyesi olarak görev yaptı. Cemiyet proje komitesindeki görevi devam etmektedir.

Halen İstanbul Medipol Üniversitesi’nde Güzel Sanatlar Tasarım ve Mimarlık Fakültesi’nde öğretim görevlisi olarak proje yürütücülüğü de yapmaktadır.

Etiketler

Yorum yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı