KÖŞE YAZILARI

Performans Sanatının Doruğu – Korkut Akın yazdı…

"Müze Gerçeğinin de Üzerinde"

Bizim ülkemizde en az gördüğümüz –ve tabii, en az desteklenen- kültür ve güzel sanatlar; hele rant geliri yoksa hemen hiç onaylanmıyor. Birçok kurumun (insanın da) resim koleksiyonu yapmasının nedeni resmin hızla değer kazanması. Zaten sadece bilinen belli isimlerin yapıtları alınıyor. Galerilerin büyük çoğunluğu da satış olasılığı yüksek sanatçıların yapıtlarına açıyor kapısını.

Sabancı Üniversitesi Sakıp Sabancı Müzesi, standart müzecilik yaklaşımını aşıp anlık üretilen, sonrasına kalmayan ama çok değerli, çok güçlü, çok anlamlı performans sanatına açtı bu kez kapılarını…

1946 doğumlu Marina Abramoviç, 1970’lerde kendi zihinsel ve bedensel gelişimini sağlamak için başladığı performans sanatını bulunduğu noktadan alıp alabildiğine yükseltmiş ve dünya çapında bir çığır açmış. İzleyicinin sabrı kadar zihin sınırlarını da zorlayan bu çalışmalar zamana ve zemine göre anlam yükleniyor. Bir yerde bireysel çıkış anlamına gelebilecek bir etkinlik bir başka yerde toplumsal başkaldırı yorumuna yol açabiliyor.

Performans sanatı, sınırları ve sabırları zorlayan, kısıtlamaya karşı çıkan bir sanat oluşu dolayısıyla muhalifliğe ek olarak alabildiğine militan da… Abramoviç, 70 yaşını devirmiş olmasına karşın hâlâ dinç ve dik duruşuyla her an yeniden bir performans sergileyebilecek gibi… Kurduğu Marina Abramoviç Enstitüsü (MAI) ile yeni, yepyeni performans sanatçılarıyla yepyeni etkinlikler için kapı açmaya, insanların performans sanatıyla buluşmasını sağlamaya çalışıyor.

Sabancı Müzesinde, 31 Ocak tarihinde açılan ve 26 Nisan’a dek sürecek sergide (aslında sergi sözcüğü eksik kalıyor, performans etkinlikleri dizisinde) 4’ü yurtdışından 16 sanatçı, gün boyu (8 saat) etkinlik sergileyecek. Bu da her gün yeni bir yorum, yeni bir düş(ünce), yeni bir anlam demektir.

Objesiz, geçici ve anlık sosyal bir süreç olarak, belli bir disiplin çerçevesinde canlı olarak gerçekleştirilen ve insanı zaman ve zeminle birlikte taşıyan performans sanatı, 2020 Türkiye’si için bir ışık kaynağı… Sabancı Müzesinin üç katına yayılan sergide, önce Abramoviç’in erken dönem resimleri, bedeninin ve zihninin sınırlarını zorladığı çalışmalardan oluşan bir seçki; sonra Türkiye’den Arda Cabaoğlu, Bahar Temiz, Dilek Champs, Evren Kutlay, Halil Atasever, İlyas Odman, Merve Vural, Metehan Kayan, Umut Sevgül, Murat Adash, Murat Ali Cengiz ve Şebnem Dönmez’in, toplamda da 16 sanatçının canlı performansları; en sonunda da izleyicinin de katılabildiği bir dizi etkinlik yer alıyor. Bunlara ek olarak Beyoğlu İstiklal Caddesindeki Akbank Sanat’ta, bu serginin devamı niteliğindeki belgeseller izlenebilecek.

Marina Abramoviç Enstitüsü ekibinin de katkısıyla müzecilik ve sergicilik alanına yani bir bakış açısı kazandıracak Akış/Flux, izlenmesi, takip edilmesi ve üzerine katılması gereken önemli ve etkili bir etkinlik. Sabancı Müzesinin gerçekten cesur davranarak açtığı bu sergiyi bir kez değil birkaç kez ziyaret etmek gerekiyor. Birçok etkinlik ilmek ilmek örüleceği için her defasında bambaşka coşku, heyecan ve umut taşıyacak.

Korkut Akın 

Akış/Flux
Marina Abramoviç
Performans sergisi/etkinlikleri
Sakıp Sabancı Müzesi ve Akbank Sanat’ta…

31 Ocak  – 26 Nisan 2020

Etiketler
Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı