ETKİNLİKLERİstanbulSERGİ

Şermin Seval, ‘Ham Hâl’ İle BMKM’de

Şermin Seval, ‘Ham Hâl’ İle BMKM’de

Sanatçı Şermin Seval’in ‘Ham Hâl’ başlıklı sergisi 14 Mart – 27 Mart 2026 tarihleri arasında sanatseverlerle buluşuyor.

14 Mart’ta açılışı gerçekleşecek serginin metni şöyle:

Ham Hâl

“Beklenmeli ve bütün bir ömür, mümkünse uzun bir ömür boyunca anlam ve lezzet toplanmalıydı ve sonra, en sonunda belki en iyi on mısra yazılabilirdi. Bir mısra yazabilmek için insan birçok şehir görmeli, insanları ve nesneleri görmeli, hayvanları tanımalı, kuşların nasıl uçtuğunu hissetmeli, küçük çiçeklerin sabahları açarken nasıl titreştiğini bilmeli.”

— Rainer Maria Rilke

Ham Hâl, kullanım döngüsünü tamamlamış, terk edilmiş nesneleri maddi atıklar olarak değil; zamanın, mekânın ve deneyimin izlerini taşıyan varlıklar olarak ele alan bir üretim pratiğinden doğar.

Buradaki atık nesneler, tıpkı nüfusun büyük bölümünü oluşturan ve sistem içinde kolaylıkla vazgeçilebilir hâle getirilen özneler gibi, işlevlerini yitirdikleri düşünüldüğü anda değersizleştirilir ve görünmez kılınır. Ancak bir şeyin “atık” olarak adlandırılması, onun varlığını yitirdiği anlamına gelmez; yalnızca ona atfedilen kullanım ve anlam düzeninin değiştiğine işaret eder.

Bu noktada nesne, yalnızca bir malzeme olmaktan çıkar ve özneyle kurduğu ilişki içinde yeniden düşünülür. Martin Heidegger’in “şey” kavramında olduğu gibi, nesne yalnızca işlevsel bir araç değildir; varoluşu açığa çıkaran, dünyayla kurduğumuz ilişkiyi görünür kılan bir varlık biçimidir. Bir “şey”, yalnızca kullanılmak için var olmaz; içinde bulunduğu zamanı, mekânı ve ilişkileri bir araya getirerek anlam üretir.

Gündelik yaşamın döngüselliği içinde yer alan ve zamanla evren içindeki konumlarından uzaklaştırılan bu şeyler ve onların ürettiği söylemler yeniden örgütlenir. Özne–nesne ilişkisi içinde yeniden üretilen ve birbirleriyle yeniden şekillenen şeyler, bir yüzleşme alanı hâline gelir.

Sanatçının nesnelerle kurduğu ilişki bu bağlamda yalnızca malzemenin geçmişine ya da taşıdığı tanıklıklara değil; içinde barındırdığı enerjiye, yaşamsal titreşime ve görünür olma arzusuna yönelir. Şeylerin içindeki bu gerilim ve yoğunluk, çalışmalarda tanımlanması güç bir duygusal çekim alanı oluşturur.

Üretim sürecinde sanatçı nesneyi disipline etmek yerine, onun taşıdığı gerilim ve duyguları sürece dâhil eder. Bu üretimlerde hissedilen yoğunluk, akıldan çok sezgiyle deneyimlenen içsel titreşimlerdir; bastırılmış olanın, kırılgan olanın ve deneyimin karanlık ama yaşamsal uzantılarıdır.

Aynı zamanda bu üretimler, deneyimin öznel ve aktarılamaz boyutuna işaret eden nitelceler kavramıyla da kesişir. Aynı nesne her izleyicide farklı bir içsel karşılık uyandırır; hafıza, kayıp ve yaşama dair çağrışımlar açık bir karşılaşma alanı yaratır. Bu karşılaşmada şeyler ham hâlleriyle kalır; izleyici ise kendi hafızası ve deneyimi üzerinden onlarla hemhâl olur.

Şermin Seval, 'Ham Hâl' İle BMKM'de

Neye Hata, Kime Hata…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir



Başa dön tuşu