SANATTAN

Seyirciyle yağmur dansı

[quote_left author=””]Son yıllarda, ünlü koro şefi Eric Whitacre’ın birçok eserinin Türkiye prömiyerini gerçekleştiren Rezonans korosu bu kez şefle birlikte sahnedeydi.[/quote_left]

Grammy ödüllü koro şefi Eric Whitacre geçen cumartesi akşamı 70 kişilik “Rezonans” korosuyla birlikte İstanbul’da sahnedeydi. Whitacre’ın eserlerinin seslendirildiği gecede şefin 2013’te dördüncüsünü gerçekleştirdiği “Sanal Koro” projesinin videosu Zorlu PSM’deki ekranlara yansıtıldı ve koro da videodaki 8 bin 400 koriste eşlik etti.

Neredeyse her şarkıyla ilgili küçük anekdotlar anlatan ünlü koro şefi, şarkılarını ne zaman yazdığını, yazarken ruh durumunun nasıl olduğunu, neler hissettiği paylaştı.

Öğrendik ki şarkılar aslında daha derin; derin ruh durumlarından çıkmış. “Merhaba İstanbul” geleneğiyle başlayan konserde şefin İstanbul’un trafik sorunuyla da karşılaştığını gördük. İstanbul’daki 48 saatinde tanık olduğu trafiğin, İstanbulluların hayat standardı haline geldiğini görmesini, yetkililere de bir besteyle seslendirmesini kim istemez ki?

Anlattıklarından öğrendiğimize göre maestro, aslında pop yıldızı olmak istiyormuş. Olabilecek kadar da yakışıklı tabii ki. Salona geçerken ve salondaki fısıldaşmalardan duydum ki, pop yıldızı olmasa da sadece onu görmek için gelen az değil. Peki, üstat nasıl gem vuruyor gerilmiş bedenlere?

Karısı İsrailli Hila Plitmann’ın flört yıllarında kendisine yazıp gönderdiği kartpostallardaki şiirlerin bestesiyle: “Beş Yahudi Aşk Şarkısı.” Aşkın beş hali! Octavio Paz’ın, Depeche Mode’un ve hatta Bach’ın konuk olduğu bir saati aşkın konserde Rezonans’ın şefi Burak Onur Erdem’le selamlaşmaları, birbirlerine takdir sunmaları kayda değer. Da Vinci’ye saygı, Depeche Mode’a saygı… Ama yağmura saygı bambaşka. “Cloudbust”ta maestro, seyirciyi de parmak şıklatmalarıyla şarkıya ortak olmaya teşvik etti. Seyirci de koroya eşlik ederek parmak şıklattı ve her elden çıkan yağmur damlası sesiyle seyirci de yağmur oldu. Bir-iki denesem de diğer seyircilerin beni ıslatmasına izin verdim. Yana, arkalara baktığımda bahar yağmurunun coşkusu yüzlerde…

Arkamdaki bir seyircinin dediği gibi, “Maestro, yine gel”.

Mehmet Keskin/Cumhuriyet

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı