KİTAP

YKY’den Yaz Kitapları!

Göçmenler ve sığınmacıların acı hikayesi: ‘Çabuksığınlar’

CabuksığınlarYapı Kredi Yayınları’ndan çıkan Jean – Claude Grumberg’in yazdığı Çabuksığınlar’da, göçmenler ve sığınmacıların acı hikayesi anlatılıyor. Yeryüzünün bu ortak acısını olağanüstü bir hüzünle işleyen Grumberg’in hikâyesine Ronan Badel’in muhteşem çizimleri eşlik ediyor.

Çabuksığınları tanıyor musunuz? Yok, hayır, haritalara bakmayın, eski atlaslara da, çünkü Çabuksığın diye bir ülke yok. Çabuksığınların evleri her yer ya da hiçbir yer, özellikle de hiçbir yer. Neden özellikle hiçbir yer? Çünkü bir yerde doğanlar ve sadece doğdukları yerde evlerinde yaşayanlar Çabuksığınları sevmiyorlar, hatta onların evlerine yakın yerlerde doğanlar bile sevmiyor onları…

Günümüzün en çetrefil insani sorunlarından bir tanesi göçmenler ve sığınmacılar hiç kuşkusuz.

Peki bu sorunun çözümü ne kadar insani?

Yapı Kredi Yayınları’ndan çıkan Jean – Claude Grumberg’in yazdığı Çabuksığınlar’da, yeryüzünün bu ortak acısını olağanüstü bir hüzünle işleyen Grumberg’in hikâyesine Ronan Badel’in muhteşem çizimleri eşlik ediyor. Büyükler de, küçükler de unutmamalı: Bazen bir hikâye dünyayı değiştirir…

(Bu kitaba resmine tıklayarak kitapdevrimi.com’dan en uygun fiyatla ulaşabilirsiniz.)

Cinayet Sanatı

Cinayet SanatıYazar Peter Ackroyd, Yapı Kredi Yayınları’ndan çıkan Cinayet Sanatı kitabında tıpkı Dostoyevski’nin St. Petersburg’u, James Joyce’un Dublin’i ve Orhan Pamuk’un İstanbul’u kullanması gibi  kurgusunun arka planına çok iyi bildiği Londra’yı yerleştiriyor. Bu bağlamda roman, heyecan verici bir seri katil hikâyesini akıcı bir dille vermenin yanısıra Victoria dönemi Londrası’nın yaşam koşulları hakkında da belgesel izleniyormuş hissi veren ayrıntılara yer veriyor.

1880 yılı, Londra’nın yoğun sisli, tekinsiz sokakları… Kurbanlarının parçaladığı bedenleriyle yarattığı sanatsal kompozisyonlarla mitolojik bir mertebeye erişen bir seri katil, yarattığı korku dalgasından beslenerek büyür. Bu tek kişilik gösteriyi izleyen her Londralı sıradaki kurbanın kendisi olabileceğinin bilincindedir. Korkuya karışan haz, gösterinin heyecanını daha da artırır.

Tiyatro salonlarının ve sanatçıların merkezinde olduğu, Karl Marx gibi tarihi kişiliklerin cinayet şüphelisi olarak ifade vererek kurguya katıldıkları hikâye, kocasını öldüren Elizabeth Cree’nin asılmasıyla başlar. Elizabeth gerçekten suçlu mudur? Belki de sakladığı sır, merhum kocasının günlüğünde gizlidir: “Güzel, güneşli bir gündü ve ben bir cinayetin yaklaşmakta olduğunu hissedebiliyordum.”

İdam sahnesiyle açılan roman başka bir idam sahnesiyle biter. Bu simetrik sahneler cinayet ile sanat ve yaşam ile ölüm arasındaki gerilimi acımasız bir çerçeve içine alır.

(Bu kitaba resmine tıklayarak kitapdevrimi.com’dan en uygun fiyatla ulaşabilirsiniz.)

Beyaz Kalp

Beyaz KalpYazar Javier Marias, Yapı Kredi Yayınları’ndan çıkan yeni kitabı Beyaz Kalp’te sıradan insanların serüvenlerini anlatıyor. Bu sıradan insanlar arasında kadınlar, anneler, kız kardeşler ve sevgiler var.

En vahşi sırları bilme merakı insanı işlenen suça ortak eder mi? Masumiyetin yitirilişi, dinlemekle başlıyorsa susmak hiçbir şeye çare değildir artık. Belki de konuşmadan ve eylemeden duramayan insanın salt varlığıdır tüm suçların nedeni ve sonucu. Katil de odur, izleyen ve izleten de. Kelimelerin sonsuz olasılıkla dizildiği dünyalarımızda tüm sonlar ve ölümler, tüm aşklar ve başlangıçlar kendini dille var eder.

Marías, yine derinlerden gelen sesiyle sıradan insanın serüvenini anlatıyor bize. En çok da susturulmuş sırlarıyla duvardaki portrelerine hapsolmuş kadınların, annelerin, kız kardeşlerin, sevgililerin hikâyelerini. “Ölüler ve uyuyanlar birer tablodan başka bir şey değillerdir” aslında. Dünkü acımasızlıkla bugünkü aymazlık arasındaki sağaltılamaz köprüyü çatan hikâyeler onlar. Dünkü cinayetle bugünkü düğün arasındaki düğümler…

(Bu kitaba resmine tıklayarak kitapdevrimi.com’dan en uygun fiyatla ulaşabilirsiniz.)

Çerçeve

CerçeveYapı Kredi Yayınları’ndan çıkan, Rachel Cusk’un romanı Çerçeve, önce The Paris Review’da dizi şeklinde yayımlandı ve eleştirmenlerin büyük övgüsüyle karşılandı. Pek çok ödüle aday gösterilen roman, The New York Times Book Review tarafından 2015’in en iyi on kitabından biri seçildi.

Evliliği sona ermiş, orta yaşın eşiğinde bir yazar, yaz sıcağında kavrulan Atina’ya, yaratıcı yazarlık dersi vermeye gelir. Rachel Cusk’ın Yapı Kredi Yayınları’ndan çıkan  zarif ve büyüleyici romanı Çerçeve, kahramanının bu birkaç günlük seyahatteki çeşitli “karşılaşmalarından” oluşuyor: Uçaktaki koltuk komşusundan eski dostlara ve sınıftaki öğrencilere, herkes yazara kendi hayatının, evliliğinin, ailesinin hikâyesini anlatıyor. Hayal kırıklıklarından, bir zamanlar yakın olunan insanlardan uzaklaşıp kopmaktan, geride bırakmaktan ve bırakılmaktan söz açan hikâyeler birbirine ulandıkça, melankolik, dingin, ama bu dinginliğin altında saklanan acıyı da sezdiren bir manzara belirmeye başlıyor.

“Rachel Cusk tüm kuralları yıkıyor. Çerçeve cezbedici bir roman.” The Independent

“Çerçeve kusursuz biçimde işleyen, hem yüzeyi hem derinlikleriyle büyüleyen bir roman.” Hilary Mantel

(Bu kitaba resmine tıklayarak kitapdevrimi.com’dan en uygun fiyatla ulaşabilirsiniz.)

Kitap Devrimi Reklam 2

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı