2017’de Yayımlanan Ve Dikkat Çeken 20 Sanat Kitabı
2017 yılında sanat üzerine yüzlerce kitap yayımlandı. Hepsi birbirinden değerli kitaplardan bir derleme yaptık.
Fotoğraftan, sinemaya, resimden sanat tarihine işte o dikkat çeken 20 kitap:
1. Doğu’da ve Batı’da Kutsal Sanat – Titus Burckhardt
Kutsal sanatın nihai amacı duyguları harekete geçirmek veya izlenimleri karsı tarafa aktarmak değildir; kutsal sanat bir semboldür ve bu bakımdan basit ve fıtrî araçları kullanır. Kutsal sanat işaret edici bir yapıdan ibarettir, gerçek objesi ifade edilemez. Kutsal sanat melekî bir kökene sahipse, bunun sebebi modellerinin biçim-üstü gerçeklikler yansıtmasıdır. Benzetmelerde yaratılışa –“İlahi sanat”a– dayanmak ve onu kullanmak suretiyle, kutsal sanat âlemin sembolik tabiatını gösterir ve böylece insan ruhunu kaba ve geçici “olgular”a bağlılığından kurtarıp özgürleştirir.
2. Estetiğin Özü – Özkan Eroğlu
Moritz Geiger’in “Zugänge zur Ästhetik” (Estetiğe Giriş) isimli kuramsal metnine odaklanan “Estetiğin Özü” isimli kitap, Geiger’e ait kitabın Almanca metninden bir öz çıkarıyor ve ortaya koyuyor, böylece “estetik” konusunun, özellikle felsefe kadar, hatta ondan daha da yoğun bir şekilde sanat yapıtının biçimsel/plastik yanıyla hareket ettiğini ve bu hareketin de içerik yanla nasıl bir ilişki kurması gerektiğine dönük vurguları ele alıyor ve değerlendiriyor.
3. FRIDA – Barbara MUJICA
Frida Kahlo kimdi? Dünyaca ünlü bir ressamdı, bir komünist, bir feminist, bir âşık ve her şeyden öte, bir ablaydı. Frida’da, ünlü ressamın hayat hikâyesini küçük kız kardeşi Cristina’nın gözünden okuyacaksınız. Tablolarında kendi gerçekliğini yaratan Frida gibi, Cristina da ablasını anlatırken kendi gerçekliğini yaratır ve okurları sihirli bir yolculuğa çıkartır.
Bárbara Mujica, romanın merkezine Cristina ve Frida Kahlo’yu alarak bizlere kıskançlıkla, ihanetle ve kardeşler arası rekabetle dolu bir aşk hikâyesi sunarken; tutkulu, hayatı boyunca acılar çekmiş ve olağanüstü yetenekli bir kadının zihnine ayna tutuyor.
“Kurmaca biyografi türünün en iyi örneklerinden: Dolu dolu, coşkulu ve başkarakterin psikolojisini yansıtması açısından zekice yazılmış bir roman.”
-Kirkus Reviews-
“Capcanlı… Her cümlesiyle duyguları harekete geçiriyor.”
-The New York Times-
“Frida Kahlo’nun hayatına ve ölümüne dair büyüleyici bir anlatı.”
-Grand Rapids Press-
“Mujica’nın anlattığı Frida cesur ve ağzı bozuk bir çocuk; her şeye kafa tutsa da herkesin sevgisini kazanıyor.”
-The San Diego Union-Tribune-
4. Bir Modernlik Zemini-Barok Aşırılık – Mehtap Serim
Bir Modernlik Zemini: Barok Aşırılık, Akın Nalça Kitapları’nın on üçüncü kitabı olarak yayımlandı. Asıl örneklerini mimarlık alanında gösteren, bir tarihsel dönem ve estetik bir kategori olduğu kadar bir felsefi kavram olarak da tartışmalı bir niteliğe sahip Barok’a farklı bir zaviyeden bakıyor Mehtap Serim. Füzyon, Fizyon, Aşırılık, Karşılaşma ve Kat bölümlerinden oluşan kitap, ana metnin yanı sıra sol sayfalarda çizimler, renkli resimler ve fotoğraflar eşliğinde metne eşlik eden parçalı metinler dizisi şeklinde kurgulanmış. Meslek dışı okurlar tarafından da ilgiyle karşılanacak bir kitap.
5. Gel Beraber Resim Yapalım – MARION DEUCHARS
Kendine özgü tarzıyla dünya çapında tanınan İskoç illüstratör Marion Deuchars’ın hazırladığı kitapta sanatçılar hakkında bilgilere yer veriliyor. Kitapta ayrıca adım adım kuş, yüz ifadesi ve bisiklet çizme yöntemleri de tarif ediliyor. Kitap, okurun resim konusunda kendi keşiflerini yapmasını sağlayan çizim, aktivite ve yaratıcı fikirlerle dolu.
Kitapta yer alan yönergelerle okur Mona Lisa’nın gülüşünü tamamlayabilir ya da misket, tepsi, boya ve kâğıt kullanarak Jackson Pollock tarzı işler yapabilir.
Marion Deuchars, birçok uluslararası tasarım ve illüstrasyon ödülüne layık görülmüştür.
6. On İki Ölçülük Blues – PATRICK NEATE
New Orleans, yirminci yüzyılın başları… Lick Holden kornetiyle ortalığı kasıp kavuruyor. Yıllar önce büyük büyük babasının şarkılarıyla Afrika’nın kayıp krallığı Zimindo’yu kasıp kavurduğu gibi. Hikâyenin üçüncü ve son ayağında da emekli İngiliz fahişe Sylvia var: Lousiana’da geçmişini ararken bugününü bulan Sylvia.
“Ona göre hayat bir nota sayfası, insanlar da notalar gibiydi. Lick ise nota okumayı bilmiyordu, öğrenmeyecekti de. Fate Marable’ın orkestrasına da katılmayacaktı. Ama kafasının içinde kıpır kıpır çalan cazı duyabiliyordu; sürekli tekrarlanan bir tema vardı, en beklenmeyen anda yeniden başa dönüyor ve farklı enstürmanlarla, farklı perdelerden yeniden çalınıyordu.”
7. İşte Rembrandt – Jorella Andrews
Erken yaşta edindiği şöhret vefasızdı. Ancak yeteneği mezarını aştı ve adını bugünlere kadar taşıdı. Işığın ve gölgelerin ustası diye de bilindi, gelmiş geçmiş en iyi portre ressamı diye de. Maddi sıkıntılarından yılmadı; ölüm etrafını sardığında, yaşamı sanatında buldu. Vazgeçmeyen, pes etmeyen, gerçek bir insan. Dünyanın en saygı duyulan ressamlarından biri, kendinden sonrakiler için yolu açan bir sanatçı: İşte Rembrandt.
Sanat teorisyeni Jorella Andrews’un kalemiyle çizer Nick Higgins’in bu kitaba özel çizimleri, bizi önceleri bir rock yıldızı gibi yaşasa da hayatının son dönemlerinde gözden düşmüş usta bir ressamın adımlarının peşinden sürüklüyor.
8. Gülmenin Sineması – Oğuz Makal
Farklı mizah türlerini de gözeterek yazılan Yönetmenleri ve Filmleriyle Gülmenin Sineması’nda dünya genelinde hemen her sinema tutkununun zihninde yer etmiş aktörlere ve yönetmenlere yer veriliyor. Marx Linder’dan Buster Keaton’a, bir neslin çocukluğuna damgasını vurmuş Laurel ile Hardy’ye, büyük komedyen Louis de Funes’e; Charlie Chaplin gibi “politik ve toplumsal” güldürü ustasından sarkastik ve erotik güldürünün kraliçesi Mae West’e; mimik komedisiyle öne çıkan Jerry Lewis’ten durum komedisi üstadı Peter Sellers’a, Woody Allen’a kadar pek çok isim ve filmleri kitapta yer alıyor.
200’e yakın güldürü filminin tek tek ele alındığı kitapta Makal, Türk sinema tarihinin ilk güldürü kahramanlarından Bican Efendi’yi, Naşit’i, Dümbüllü’yü de unutmuyor. Gönüllere taht kuran Cilalı İbo, Turist Ömer, Şaban gibi karakterlerin yanı sıra onlara hayat veren Feridun Karakaya, Sadri Alışık, Öztürk Serengil, Vahi Öz, Suphi Kaner, Necdet Tosun, Kemal Sunal gibi ustaların izinden gelen kuşağın çektiği yeni dönem filmleri ve karakterleri de inceliyor. Oğuz Makal, böylece, beyaz perdeye bakarak gülmenin ve güldürü sinemasının tarihini araştırmak isteyen okurlara ihtiyaç duyacakları bilgiye ulaşmalarını sağlayacak kapsamlı bir kaynak sunuyor.
9. Nazar – Özgür Taburoğlu
Özgür Taburoğlu, nazar üzerine yapılan etnolojik nitelikte çalışmaların ötesine geçerek, farklı bakma ve görünme biçimlerini ayırt ediyor. Bakışın, ben ve başkası arasında bir çatışma ve uzlaşma alanı olduğunu ortaya koyuyor. Nazarın en bilinen anlamı yanında, felsefesini, ruhbilimsel yönlerini, görüngübilimini ve varlıkbilimini yokluyor. Bu sırada farklı düşünürleri okuyor: Nietzsche, Scheler, Sartre, Merleau-Ponty, Cézanne, Levinas, Lacan, Uexküll, Deleuze, Agamben, Irigaray, Hadot, Žižek ve Vertov. Bu kadar hayatın içerisinden bir görüngü üzerine önceden dile gelmemiş çok sayıda bağlantıyı açığa çıkarıyor. Nazarın sadece kem etkilerini değil, yaratıcı taraflarını da işaret ediyor.
10. İşte Goya – Sarah Maycock
Geleneksel sanatın sona erişinin müjdecisi, modern sanatın babası… Geçmiş ile günümüz arasında sanatsal bir bağ. “Sanat için sanatçı”, sesini duyamadığı dünyanın karmaşasını resimleri ile tarihe not düşmüş, kişisel ifadenin ve bağımsız ruhun gerçek devriminin sinyallerini vermiş bir deha… Napoléon’un postalları tarafından ezilen, gerici hükümetlerin birbiri ardına geldiği, çok hızlı ve değişken bir çağda herkesin baktığı ama kimsenin tam anlamıyla görmediği bir şeye, insana tanıklık etmiş bir ressam: İşte Goya.
Yıllardır Goya üzerine çalışma yapan Wendy Bird’ün bilgi birikimi ve “It’s Nice That” tarafından 2011’in en gelecek vaat eden mezunu seçilen Sarah Maycock’un bu kitaba özel illüstrasyonları birleşiyor, sanatın kalbine harika bir define yolculuğu yapabilmeniz için Goya’nın sessiz dünyasının bir haritasını yaratıyor.
11. Mozart Bir Dahinin Sosyolojisi – Norbert ELIAS
Elias’a göre Mozart başarısız olmuştu, çünkü buna hazır olmayan bir toplumda bağımsızlığının peşinde koşuyordu. Viyana aristokrasisinin sırt çevirmesiyle işsiz ve borç batağında yaşamak zorunda kaldı. En çok istediği eserlerini besteleyemedi ve anlamsız bir hayat yaşadığına inanarak öldü.
Mozart, bireysel yaratıcılık ile bunu denetim altına almaya çalışan toplumsal beğeninin karşı karşıya kalmasının trajik sonuçlarını gözler önüne seriyor.
12. Modernizm-Sapkınlığın Cazibesi – Peter Gay
Modernizm: Sapkınlığın Cazibesi, dünyayı geri dönülmezcesine dönüştüren, bugün de hayata bakışımızı ve zevklerimizi şekillendirmeye devam eden bu sanat hareketini her yönüyle ele alan bir çalışma. Sanata ilgi duyan herkes için benzersiz bir kaynak kitap.
“Harikulade yazılmış, geniş kapsamlı ve psikolojik açıdan derinlikli bir çalışma olan Modernizm, on dokuzuncu ve yirminci yüzyıllarda sanat ve kültürü kararlı bir şekilde dönüştürmüş yıkıcı enerjilerin bir kutsanışı.”
–Stephen Greenblatt, Muhteşem Will’in yazarı.
“Peter Gay, elli yıldan fazla bir süredir ‘modernizmin başlıca vakanüvisi. Modernizm yenilikçi sanat üzerine kapsamlı, iddialı bir araştırma. Gay, genel okura hitap etme konusunda yetin olmakla birlikte, en gizli ayrıntılara kadar inmeyi de biliyor.”
–Michael Dirda, Washington Post Book World
13. İşte KANDINSKY – Annabel Howard
Yıkılan şehirler… Düşen bombalar… Ekonomik krizler… Dünya vahşetin içinde boğulurken her şeyin ortasında duran bir adam. Tüm olumsuzluklara rağmen bakan değil gören, gördüğünde mistisizm ve şiirsellik arayan hassas bir zihin. Klişelerden uzak, sadece ortaya koymakla değil, üzerine düşünmekle de sanata dahil bir insan. Modern çağın en iyi ressamlarından biri, soyut resmin babası, adını herkesin bildiği, duygularını ise bu kitapta bulacağınız gerçek bir usta: İşte Kandinsky!
Sanat tarihçisi Annabel Howard’ın kalemiyle, çizer Adam Simpson’ın bu kitaba özel yaptığı çizimler birleşiyor ve bizi Kandinsky’nin güçlü resimlerinin içine davet ediyor.
14. Osmanlı Mimarlık Kültürü – Hatice Aynur, A. Hilâl Uğurlu
15. Sanat İçgüdüsü – Denis Dutton
16. Sessiz Dönem Türk Sinema Tarihi 1895-1922 – Ali Özuyar
Türk sinemasının Osmanlı’da başlayıp Cumhuriyet’in kuruluşuna dek süren sessiz yıllarının konu edildiği, titiz bir arşiv çalışması ve tarih metodolojisine dayanan bu incelemede söz konusu dönem, dört başlık altında (İstibdat Dönemi, II. Meşrutiyet Dönemi, I. Dünya Savaşı Yılları, Mütareke ve İşgal Yılları), derinlemesine ve bir bütün olarak ele alınıyor. Sinemanın dönemin siyasi, iktisadi ve sosyokültürel koşullarından nasıl etkilendiği, resmi arşiv belgeleri ve Osmanlı matbuatı esas alınarak, pek çoğu ilk kez yayımlanan onlarca belge ve görsel eşliğinde anlatılıyor.
17. Toprağımdan Yeryüzüne – SEBASTIAO SALGADO
Salgado, en önemli fotoğraflarına da yer veren bu çarpıcı kitapta olağanüstü macerasını aktarıyor. Eşi Lelia ile benzersiz işbirliğini, ailesini, fotoğrafçı olmaya nasıl karar verdiğini, nasıl dünyayı adım adım dolaştığını, bu süreçte yaşadığı hayati tehlikeleri okurlarla paylaşıyor. Son olarak da, eşiyle birlikte başlattıkları Instituto Terra, “Yeryüzü Enstitüsü” projesini anlatıyor; Atlantik ormanlarının çölleşmiş bölgelerini on sene gibi kısa bir sürede iki milyondan fazla ağaç dikerek restore ettikleri bu muazzam projenin hayata geçirilme öyküsünü ve aşamalarını gözler önüne seriyor.
Toprağımdan Yeryüzüne’de bir sanatçı, aydın ve aktivist olarak Sebastiao Salgado, duvarların arkasında kalarak bağımızı kaybetsek de bu dünyanın bir parçası olduğumuzu ve onu nasıl dönüştürebileceğimizi gösteriyor…
18. Sanatta Anlamın Görüntüsü – RICHARD LEPPERT
Richard Leppert, Sanatta Anlamın Görüntüsü’nde Batı Avrupa ve Amerika resim sanatını ele alıyor. İmgelerin “görüntü”sü ile bunların toplumsal ve kültürel olarak nasıl kullanıldıkları arasındaki karmaşık ilişkiyi inceliyor; ve her imgenin anlamının, büyük ölçüde, zamanla değişen işlevince belirlendiğini göstererek, özellikle toplumsal cinsiyet, sınıf ve ırkla tanımlanan toplumsal farklılıkların yansıtılmasında görsel kültürün bir aracı olarak kullanılma biçimlerine dikkat çekiyor.
Leppert, Birinci Kısım’da, temsilin doğası ve görevini işleyerek anlamın imgelere nasıl eklemlendiğini ve görselliğin modernliğin tarihinde ne gibi roller oynadığını tartışıyor. Burada imgelerin arzuyu tetiklemek suretiyle bizi nasıl bakmaya zorladığını açıklıyor ve ister resim isterse de reklamcılıkta olsun temsilin kandırma işlevinin tarihi üzerinde duruyor. İkinci Kısım’da sanatın maddi dünyayla ilişkisini, imgelerin bizim nesnelerle kurduğumuz çeşitli fiziksel ve ruhsal bağları belirleme biçimleri irdeleniyor. Üçüncü Kısım insan bedeninin temsiline ayrılıyor: Neşeli veya çok güzel veya azmanca, mütevazı veya tahrik edici, güçlü veya zayıf, hayatın baharında veya teşrih masasında, giyinik veya soyunuk halde…
Sanatta Anlamın Görüntüsü farklı bir sanat okuması öneriyor: İktidarların av-hayvanı resmi tutkusuna, avlanan hayvanlarla kafeslenen kadınların imgesel çakışmalarına, Bacon’ın “insan çığlığının resmi”ne, kültürü biçimlendiren başlıca araçlardan biri olarak portrelere, resimlere yansıyan ciddiyete ve yansıtılmayan kahkahaya, yerleşik iktidara başkaldırmayı tetikleyebileceği endişesiyle asla toplu halde resmedilmeyen emekçilere yeniden bakıyor. Sanatta anlamın, fantezinin, emeğin, protestonun, hoşnutsuzluğun, çılgınlığın, kandırmanın, erotizmin, ırkçılığın, toplumsal cinsiyetçiliğin ve ayrımcılığın izini sürerken “farklı bir sanat okuması”nın mümkün olduğunu da gösteriyor bu kitap bize.
19. Video’nun Eylemi – Derleyen: Ege Berensel
Ulus Baker videonun eylemini şöyle tanımlıyordu Maurizio Lazzarato ile bir yazışmasında: “Medyatik olmayan, yani medyanın karşıtı olması gereken somut insan düşüncesi tarafından oluşturulmuş, medya tarafından yakalanamaz, bizi röntgenci konumundan çıkartıp gören konumuna getiren yeni bir Olay kavramına ihtiyaç duyuyoruz… Biz buna videonun eylemi diyeceğiz…”
1990’ların ortasından itibaren Türkiye’de video eylemciliğin kısa eleştirel hikâyesini anlatan Videonun Eylemi’ne Ulus Baker, Maurizio Lazzarato, Hito Steyerl, Angela Melitopoulos, Ayşe Uslu, Gülsüm Depeli, Ege Berensel, Gürşat Özdamar, Oktay İnce, Özge Çelikaslan, Alper Şen, Belit Sağ, Funda Başaran, Sibel Tekin, Onur Metin, Genç Sinema Hareketi, Video Aktivist Şebeke, Witness Video Kollektif, Indymedia, Karahaber, Videa, Balıkbilir, Seyr-i Sokak, bak.ma, Artıkişler, Çapul TV, Ankara
20. Yasaklı Sanatın Öyküsü – Ekrem Ataer
Ekrem Ataer, Türkiye’de ve dünyada yasaklamanın, sansürün izini sürüyor;
kâh yaradılış hikâyelerinde, kâh Osmanlı saraylarında kâh Nazi kamplarında, kâh 12 Eylül işkencehanelerinde…
“Ne Sanatı Yahu! Terörizmin Arka Bahçesi” Makaslanan Yeşilçam “Tez Yıkıla Bu Ucube”
“Bu Heykeller Orgazm Oluyor! ”Atatürk’ün Gençleri de Müstehcen(!)
“Heykel Beni Şehvete Getiriyor”
“Çıplak Erkek Heykelinin Sanatsal Bir Değeri de Bulunmamaktadır”
Kendi Bestelediği Eseri Yasaklatan Padişah Kimdir?
“Jandarmayla Dalga Geçtirtmeeeem!” “Heey Ekrem Ataer! Halk Senin Programını Çok Sevebilir Ama Kel Sunucu Olmaz, Kendine Bir Peruk Al!”Diyanetten “Cinsel Müzik” Tanımı!
Ekrem Ataer’in samimi ve akıcı üslubu, vurucu anlatımıyla…

