2026: Sennur Sezer Yılı: Nilüfer’den şiire bir saygı duruşu –
Sertaç Çelik yazdı…
“Evet ozanım
Çocuklarımdır
Bütün çocukları
Dünyanın…İnsanın insandan korkmasına karşıyım
İşte bunun içindir
Bütün yazıp
Altına imza attıklarım.”
Bu dizeler yalnızca bir şiirin satırları değil; bir yaşamın, bir duruşun ve bir vicdanın itirazıdır. 2026 yılı, Nilüfer’in kültür rotasında anlamlı bir eşiğe dönüştü: Şiirin emeğe, sokağa ve insanın yorgun kalbine seslenen güçlü ismi Sennur Sezer, Nilüfer Belediyesi tarafından “Yılın Yazarı” ilan edildi. Bu tercih, şiirin yalnızca okunan değil, yaşanan bir gerçeklik olduğunu hatırlatan bilinçli bir kültür kararı olarak öne çıkıyor.
Nilüfer’in kitapla, şiirle ve kamusal alanla kurduğu ilişki, bir kentin kendine bakışını da dönüştürüyor. Belediye Başkanı Şadi Özdemir, tanıtım toplantısında edebiyatı kentin hafızası ve vicdanı olarak gördüklerini vurgularken, Sennur Sezer’in şiirinin emeğin ve yaşamın izini sürdüğünü ifade etti. 2026 boyunca Nilüfer’in fabrikalarında, okullarında ve meydanlarında Sezer’in dizelerinin yankılanacağını belirten Özdemir, bu yılın yalnızca bir kültür programı değil, bir değer beyanı olduğunu dile getirdi.
Sezer’in şiiri, biçimsel arayışların ötesinde insanın dünyayla kurduğu duygusal ve toplumsal bağa odaklanır. Sıradan görünenin ardına bakar; sokakta, fabrikada, evde görünmeyeni görünür kılar. Bu yaklaşım, yıl boyunca düzenlenecek şiir atölyelerinden söyleşilere, panellerden yıl sonu sempozyumuna uzanan geniş programın da temelini oluşturacak.
Sennur Sezer için şiir yalnızca estetik bir alan değil; etik bir konum alışın adıdır. Toplumcu gerçekçi çizgi içinde yer alsa da, dili slogana yaslanmaz; gündelik hayatın kırılganlığına, görünmeyen emeğe ve özellikle kadınların sessiz direncine dikkat kesilir. Gazetecilikten halk kültürü çalışmalarına, çocuk edebiyatından kent hafızasına uzanan üretimi, yazıyı bir tanıklık alanı olarak gördüğünü gösterir. “İnsanın insandan korkmasına karşıyım” dizesi, bu poetikanın en yalın ifadesidir.
Projenin danışmanlığını üstlenen şair ve akademisyen Dr. Nilay Özer‘de Sezer’in yalnızca bir şair değil, çok yönlü bir kültür insanı olduğunu vurguluyor. Ona göre Sezer’in dili, “şair” kelimesini bir unvan olmaktan çıkarıp bir yaşam pratiğine dönüştürüyor. 2026 boyunca gerçekleştirilecek etkinliklerde Sezer’in şairliğinin yanı sıra gazeteciliği, İstanbul araştırmaları, çocuk edebiyatına katkıları ve halk bilimiyle kurduğu ilişki de bütünlüklü biçimde ele alınacak.
Toplantıda söz alan Adnan Özyalçıner ise Sennur Sezer’i “halkın ve sokağın sesi” olarak tanımladı. Onun yaşananların tanıklığını üstlendiğini belirten Özyalçıner, Sezer’in insan sevgisini ve korkuya karşı duruşunu hatırlatan sözlerini yeniden paylaştı. Toplantı, Özyalçıner’in 93’üncü yaş günü için hazırlanan küçük bir sürprizle sona erdi; usta yazar yeni yaşını “Halkımıza iyilikler, güzellikler ve aydınlık günler diliyorum” temennisiyle karşıladı.
Nilüfer’de 2026 boyunca sürecek etkinlikler, bir şairi anmanın ötesine geçmeyi amaçlıyor. Bu karar, geçmişe dönük bir saygı ifadesi kadar, bugüne ve yarına tutulan bir ayna niteliği taşıyor. Sennur Sezer’in sesi bir yıl boyunca yalnızca kitap sayfalarında değil; sokakta, salonda, atölyede ve kamusal hafızada yeniden dolaşıma girecek.
2026, takvimde bir yıl olmanın ötesinde, şiirin insanı savunan tarafına atılmış ortak bir imza olarak kalacak. Nilüfer Belediyesi’nin bu kararı, yerel yönetimlerin kültür politikalarında üstlenebileceği sorumluluğa da güçlü bir örnek oluşturuyor.
Sertaç Çelik

