Abdullah Ekşioğlu:
‘Türk Sinemasının En Büyük Sorunu Yerellik’
Yerli yapım filmlerin salonlarda yer bulmaya başlaması şüphesiz ki Türk Sineması’nın gelişimi için çok önemli bir adım. Ancak, yapısal gelişimi darbelerle ve yabancı yapımların baskınlığıyla sekteye uğrayan sinemamız, hak ettiği ve olması gereken noktadan çok uzakta.
Son yıllarda sayıları giderek artan, az sayıda ve amatör sayılabilecek birkaç eseri uluslararası arenada ödüllendirilen Türk Sineması, maalesef çağdaşlarıyla yarışabilecek noktadan çok uzak görünüyor. Reklam filmi yönetmeni Abdullah Ekşioğlu konuyla ilgili bir açıklama yaparak “Biz gişe rakamları ve başarı ölçütümüzü Türkiye ile sınırlı tutarak, kendine yalan zaferler yaratan ve bu naiflik içerisinde sinemamızın gelişimine ket vuran anlayışımızı henüz değiştiremedik” diyerek, gişede sadece Türkiye, Arap ülkeleri ve yurt dışındaki Türkleri hedefleyen bir anlayışın global pazardan yeterince pay almasının mümkün olmadığını, global pazardan pay alamayan bir sinema anlayışının da hiçbir zaman uluslararası rakipleriyle boy ölçüşecek yapımların bütçelerine ulaşamayacağını” söyledi.
Ülkemiz sinemasında maalesef bize bizi anlatan abartılmış bir yerellik dayatması olduğunu savunan reklam filmi yönetmeni Abdullah Ekşioğlu, “Yerel değerleri reddetmiyorum. Tabii ki bir ülkenin sineması, kendi yerel değerlerini taşımalı, ancak yerel değerleri taşıyacağım kaygısıyla sadece bizim anlayacağımız ve bize özgü konuları ele almak, sinemamızın Türk ve bir avuç Arap izleyiciye mahkûm olmasına, gişe gelirlerinin bu hedef kitleyle sınırlı olmasına ve mesajının kısıtlı bir kitle dışında kimseye iletilememesine neden oluyor.” dedi.
Uluslararası topluma 15 Temmuz gibi çok haklı olduğumuz, sözde Ermeni soykırımı gibi haksız yere suçlandığımız, konuları bile anlatmakta başarılı olamadığımıza değinen Abdullah Ekşioğlu, uluslararası izleyiciye ulaşabilen bir sinemanın toplumların kendi tezlerini dünya kamuoyuna duyurmalarının en güzel ve sanatsal yolu olduğunu dile getirerek, devletin de bu konuda siyasi görüş ayrımı yapmaksızın ve fikir farklılıklarından korkmaksızın sinemayı desteklemesi gerektiğinin altını çizdi.
“Çözüm önerileriniz yerli olabilir, ancak insan olarak sorunlarımız evrenseldir.” diyen Ekşioğlu bu noktanın formülünün iyi kurgulanmasının Türk Sinemasını global pazarda daha yukarılara taşıyacağını savunarak “Tabii ki bu tek başına yeterli değil, fikir ve ifade hürriyetinin tam olarak sağlanması birincil şarttır. Esasen bu ülkemizin uluslararası arenada güçlenmesinin de en önemli adımı olacaktır. Sonuçta biz sanat ve teknolojinin iç içe olduğu bir sektörde yer alıyoruz. Fikir ve ifade hürriyetinden beslenmeyen bir sanat kültürel olarak büyük erozyonların yaşanmasına neden olabilir ve böyle bir şey olursa asıl beka sorunumuz o zaman ortaya çıkacaktır.” dedi.
Abdullah Ekşioğlu Kimdir?
(d. 30Mart 1970, Almanya)
Anadolu Üniversitesi İktisat Fakültesi’ni bitirdi. Daha lise yıllarında 1986’da gazeteciliğe başladı. Birçok ulusal günlük gazete ve dergide çeşitli kademelerde görev aldı. 1992 yılında Türkiye’de özel radyo yayınlarının başlamasına öncülük ederek Genç Radyo’nun kurucuları arasında yer aldı.
1993 yılında Elvin Ekşioğlu ile birlikte Agency Europe & Anatolia haber ajansını kurdu. 1998 yılında yine Elvin Ekşioğlu ile birlikte Eksantrik Produksiyon’u kurdu. 2000 yılında bir yıl süre ile Türkiye Basın Konseyi Genel Sekreterliği yaptı. 2000 yılından sonra film sektörüyle daha çok ilgilenmeye başlayan Abdullah Ekşioğlu 250’nin üzerinde reklam filminde çeşitli kademelerde görev aldıktan sonra reklam filmi yönetmenliği yapmaya başladı.
AbdullahEkşioğlu halen Eksantrik Prodüksiyon bünyesinde reklam filmi yönetmeni olarak görev yapıyor. Abdullah Ekşioğlu Agency Europe & Anatolia haber ajansının Genel Yayın Yönetmenliği görevini de sürdürüyor ve marketing europe &anatolia dergisinde siyasal iletişim ve güncel siyasetle ilgili köşesi retorik’i yazıyor.
Ölüm; Hayat Hiç Bitmesin İsteyenlerin Tuzağı, Gerçeği Arayanların Son Çıkışı

