Site icon Kitaptan Sanattan

Bilinç Taşıyan Formları Anlamanın Yolları-2

Bilinç Taşıyan Formları Anlamanın Yolları-1 – Dr. Özkan Eroğlu yazdı.

HERMENEUTİK YAKLAŞIM:
Formun Anlam Katmanlarını Yorumlamak

Hermeneutik, en yalın şekliyle yorum bilimidir. Sanat eserini bir “görsel metin” gibi ele alır. Bu metnin dili formdur; fakat anlamı tarihsel, kültürel, mitolojik, simgesel ve kişisel katmanlarda saklıdır. Görülen ne denli önemliyse, görülmeyenin ne olabileceği daha da önemlidir. Çünkü her form, bir anlam alanına gönderme yapar.

Temel Sorular:

“Bu form neye gönderme yapıyor?”, “Bu yapı hangi kültürel, dinsel, tarihsel veya simgesel bağlama dayanıyor?”, “Sanatçının yaşadığı çağ ve dünya ile nasıl bir anlam ilişkisi kuruyor?”, “Bu eserin anlamı benim çağımda nasıl değişiyor?”

Hermeneutik yaklaşımda form, bir yorum çağrısıdır. Sanatçının yüklediği anlamlar ile izleyicinin verdiği anlamlar arasında devingen bir yorum çevrimi kurulur.

ÜÇ KATMANLI YORUM ALANI

Tarihsel-Yapısal Katman:

“Eser hangi çağda, hangi bağlamda, hangi teknikle üretildi?”, “Sanatçı kimdir, dönemi nedir, kimlere hitap eder?”, “Malzeme, ikonografi, perspektif vb. ne söyler?”. Örnek: Grünewald’ın Isenheim tasviri, yalnızca bir çarmıha geriliş resmi değildir; cüzamlı hastalara yönelik şifacı-teolojik bir bilinç sunar. Her ayrıntı, İncil kadar bir görsel metindir.

Simgesel-Kültürel Katman:

“Form neyi temsil eder, neyi simgeler?”, “Renk, ışık, figür, boşluk, simge olarak ne anlam taşır?”, “Mitoloji, din, kültürel hafıza nasıl işlenmiş?”. Örnek: Jan van Eyck’in Arnolfiniler resmindeki ayna, köpek, ayakkabı ayrıntıları sadece dekor değil; evlilik, sadakat, tanıklık ve kutsallık anlamları taşır.

Yorumlayıcı Katman:

“Çağdaş izleyici bu eseri nasıl okur?”, “Anlamlar nasıl çoğalır, nasıl dönüşür?”, “Sanat eseri zamana direnebilir mi, yoksa yeniden mi kurulur?” Örnek: Marcel Duchamp’ın Pisuarı (Fountain), 1917’de bir hakaret, 1960’ta bir devrim, bugünse sanatın varlığı üzerine ironik bir düşünce olabilir.

ÖRNEKLERLE AÇIKLAMA

Matthias Grünewald – Isenheim resmi

Form: Aşırı acı çeken, yaralı, çürümüş bir İsa figürü.

Tarihsel bağlam: 1512–1516, Fransa’daki cüzam hastanesi için yapılmıştı.

Anlam: İsa’nın yaraları, hastaların yaralarıyla özdeşleşsin diye özellikle şişmiş, irinli resmedilmiştir.

Hermeneutik okuma: Bu formsal seçim, acıyla özdeşleşen bir kurtuluş teolojisi kurar. Bu bir pastoral değil, bir tedavi metafiziğidir.

Paul Klee – Angelus Novus

Form: Uçan mı bakan mı olduğu belli olmayan “melek.”

Walter Benjamin yorumu: Bu melek “tarihin meleği”dir; geçmişin yıkıntılarına bakar, ilerleyemez.

Klee’nin resmi, Benjamin’in okumasıyla 20. yüzyıl felaket bilincine dönüşür.

Hermeneutik kuvvet: Form, zamanın yırtığını gösterir.

Giorgione – Fırtına (La Tempesta)

Form: Bir kadın, bir adam, bir şehir, bir yıldırım. Hiçbiri açıklanmaz.

Yorumlar: Mitolojik (İsa ve Meryem), erotik (çoban ve çıplaklık), pastoral (şehir-doğa ilişkisi), politik (Venedik’in kaygıları) gibi birçok okuma vardır.

Hermeneutik derinlik: Eser bir çoklu-anlam düzlemi kurar. Yorum izleyiciye bağlıdır.

Hermeneutik Dolaşım: “Yorum Çevrimi”

Hans-Georg Gadamer’e göre yorum, daima bir çevrim içindedir:

Metin (eser) ••• Ön-anlayış (izleyici) ••• Yeni yorum ••• Metne dönüş. Her okuma, metni yeniden üretir. Bu, sanat eserini sabit anlamlı değil, açılabilir anlamlı bir yapıya dönüştürür. Böylece sanat eseri, sabit bir nesne değil; yorumla yaşayan bir bilinç varlığı olur.

Plastik Filozofi ile Uyum

Benim Plastik Filozofi kuramım Kuramcı-Sanat Filozofu’nun dış ekspresyonunu şu becerilerle belirlemektedir:

“Kavram yaratma”, “Eleştirel mesafe” ve “İfade stratejisi”. Hermeneutik yaklaşım, tam da bu dış ekspresyonun düşünsel alanıdır. Kuramcı, sanatçının formunu bir metin gibi yorumlayarak bilinç alanlarını kavramsallaştırır. Böylece sanatçının formla sunduğu bilinç, kuramcının dilsel yorumuyla çoğalır.

Form bir simgedir. Simgeler yorumla açılır. Yorum ise bilinçle derinleşir. Hermeneutik yaklaşımda asıl amaç, formu çözümlemek değil; form aracılığıyla anlamın nasıl çoğaldığını ve bilincin nasıl yeniden kurulduğunu göstermektir.

Dr. Özkan Eroğlu
Sanat Tarihçi

Ters Yola Girmek Doğru Yola En Yakın Olduğunuz Yerdir

Exit mobile version