‘Bolca Hiçbir Şeyim Yok’ – Bülent Bakan yazdı…
“I Got Plenty O’ Nuttin'”
I got plenty of nothing
And nothing’s plenty for me
I got no car – got no mule
I got no misery
Folks with plenty of nothing
They’ve got a lock on the door
Afraid somebody’s going to rob ’em
While there out (a) making more – what for
I got no lock on the door – that’s no way to be
They can steal the rug from the floor – that’s OK with me
‘Cause the things that I prize – like the stars in the skies – are all free
And nothing’s plenty for me
I got my gal – got my song
(I) Got heaven the whole day long
– Got my gal – got my love – got my song
Oh, I got plenty of nothing
And nothing’s plenty for me
I got the sun, got the moon
Got the deep blue sea
The folks with plenty of plenty
Got to pray all the day
Sure with plenty you sure got to worry
How to keep the devil away – Away
I ain’t frettin ’bout hell
‘Till the time arrive
Never worry long as I’m well
Never one to strive
To be good, to be bad
What the hell
I am glad I’m alive
Günlerden yağmurlu olan birinde Dünyanın en güzeli olabilecekken olamamış iki yakası bir araya gelememiş bir şehrin doğu yakasında önünden tramvayların geçtiği bir opera binasında konser dinledim. Bu konsere gelmemin sebebi Cervantes denilen bir çolağın yazdığı en önemli eserin sahne uyarlamasına bilet bulamamam idi. Konser sahnede bir piyano ve solistlerin söylediği şarkılardan oluşuyordu. İyi niyetle hazırlanmış sahneleme ve performanslar için diyecek bir şeyim yok. Benim takıldığım kısım en son seslendirilen eser ile ilgili. ‘Bolca hiçbir şeyim yok’ anlamına gelebilecek bu eser sözleri ve melodisiyle uzunca bir süre sığlık şamandırası gibi beynimi işgal edecektir. Yine beni dibe doğru çekecek büyük bir balık buldum demektir.
Eser süper bir gücün en önemli bestecilerinden Gershwin’in ‘Porgy and Bess’ operasının çok sevilen bir parçası. Liberetto uyarlamanın yapıldığı ‘Porgy’ isimli kitabın aynı zamanda yazarı olan DuBose Hayward tarafından yazılmış. Ona Dorothy Heyward hem tiyatro hem opera uyarlamasında katılmış. Dünyanın en büyük ekonomik krizlerinden birinin öncesinde 1925’te yazılmış ve 30 Eylül 1935’de Boston’da sahnelenmiş. Gershwin ‘folklorik opera’ olarak sınıflandırıyor. Sonunda bugüne kadar en çok seslendirilen ve en çok bilinen çağdaş opera uyarlamalarından bir tanesi olmuş.
Geçen zaman içinde evrenin kendisi de olmak üzere hiçbir şeyin nadir olmadığı ortaya çıktı. Evrenler evreninde Goldilock kuşağında yaşanabilir sayısız gezegen olduğu, sadece 433 Eros göktaşında Dünyadakinden binlerce kat fazla altın ve platinyum olduğu, Kuiper kuşağında bu taştan fazlasıyla bulunduğu ve hatta dibi görünen yağ kuyusunun üç yüz kat fazlasının Satürn’ün uydusu Titan’da bizi beklediği anlaşıldı. Ve altına hücum dönemini aratmayacak sayısız define avcısı(Elon Musk ve Brezosvb.) ve define hikâyesi ortaya çıktı. Bu bilimin operalara konu olabilecek eğlenceli yüzü.
Sonuçta gerekçesini yeterli şekilde ortaya koydum sanıyorum. Bu iki yakası bir araya gelmemiş şehrin güdük kalan, altyapısı geride, kibri onun üzerinde doğu yakasına yıkılanın aynısından büyük opera binası, konser salonları, fuar merkezleri, çağdaş sanat müzesi başta olmak üzere bilim ve teknoloji, doğa tarihi müzesi, büyük bir Deniz Müzesi gibi müzeler istiyoruz. Çünkü İzmir doğumlu bir sanatçı olarak bulunduğum hiçbir yerde ‘bolca hiçbir şeyden başka bir şeyim’ olmadı.
İşte o zaman bu Gershwin bestesini büyük bir orkestranın önünde akustiği mükemmel bir salonda keyifle izleme olanağına kavuşurum.
Bülent Bakan

