Site icon Kitaptan Sanattan

Ecemnaz Dalmaz, ‘Hatırladığım Kadarıyla’ İle Martch Art Project’te

Martch Art Project, Ecemnaz Dalmaz’ın “Hatırladığım Kadarıyla” adlı üçüncü kişisel sergisine ev sahipliği yapıyor.
Küratörlüğünü Serra Çevik’in üstlendiği sergi, 28 Mayıs 2025 tarihinde izleyici ile buluşacak.

Zihin, sonsuz bir ilerleyişte yol alır. Hatırlar, unutur, yeniden şekillendirir. Zaman, geride bıraktığımızı sandığımız her şeyi içimizde taşımaya devam eder. İnsan, bazen unutarak iyileşir, bazen hatırlayarak var olur.

Tüm bunlar, içinde yaşadığımız düzenin “uygarlık” maskesi altında gizlenmiş kaosun tezahürleridir. Kırılmalar, eksik anlatılar, bastırılmış öfke ve yaslar; bireyin kendi hafızasında da flu bir yer edinir. Assmann’ın1 da dediği gibi bireysel ya da toplumsal hafızanın işleyişinde, her anı hatırlanmaz. Bazı anılar sessizce geri çekilir, bazılarıysa bilinçli biçimde bastırılır, gözden uzak tutulur.

Unutma, çoğu zaman hatırlamanın eksikliğiyle tanımlanır; bu yaklaşım, hatırlama eylemini neredeyse kutsarken, unutmayı edilgen, kusurlu ve pasif bir pozisyona hapseder. Oysa unutma, bireyin ya da toplumun sadece neyi hatırladığına değil, neyi hatırlamamayı seçtiğine bakılarak incelenmelidir. Unutmak bazen bir savunma mekanizmasıdır, ancak hatırlamak—ve hatırlatmak—bir direniş biçimidir.

Hatırladığım Kadarıyla, görsel anlatı, arşiv eksiklikleri, yeniden yapılandırılmış fragmanlar ve bilinçli boşluklar etrafında biçimlenir. Birey, toplumsal kargaşaların ortasında bütünlüklü bir kimlik inşa etme çabasında iken, hafıza ikiye ayrılır: akılda tutulanlar, zihnin dışına itilenler ve bilhassa silinmek istenenler arasında sıkışmış kalır. Bu bulanık anımsama durumu, serginin mekân düzenlemesinde de açıkça hissedilir. Sanatçının otoportresi, toplumun yarattığı kolektif dilin ifadeleri ve tezahüratları arasına yerleştirilmiş olup, hem etken hem de edilgen bir sorgulama alanı açar.

Ecemnaz Dalmaz‘ın pratiğinde, bilinç yalnızca zamansal bir mesafe değil; mekânsal, dilsel ve duygusal bir müdahale alanıdır. Bilinçli boşluklar, arşivden dışlananlar, tekrarsız hareketler ya da tamamlanmamış anlatılar, serginin görsel örgüsünü belirleyen başlıca bileşenlerdir.

Sergi yerleşiminde, bir oda bilincin yüzeyine, bir başka oda ise bilinçdışının engebeli katmanlarına tekabül eder. Serginin merkezinde, sanatçının eserlerinde sıkça karşılaştığımız, dinozordan evrimleşen kuş imgesinin bulunduğu ahşap eser yer alır. Küratör, bu eserin yer aldığı alanı bilincin arşivi, arkeolojisi, olarak ele alır. Ancak sergilenen nesneler tarihsel değil, zihnin derinliklerine gömülmüş olanlara aittir.  Her katman, her yüzey, iç içe geçmiş her iplik…. İzleyici, bu odayı gezerken yalnızca bir arşivi incelemez; bilincin katman katman birikmiş, kimi zaman bastırılmış, kimi zaman başkalaşmış kalıntılarıyla yüzleşir. Oda, zamansal bir düzenlemeden çok, zamansız bir dolaşıklık hissi yaratır.

Sanatçının tufting tekniğiyle kapladığı oda, bilinçaltının derinlikleriyle bilinç üstünün yüzeyi arasında asılı kalmış, rüyanın en karanlık köşesinden aniden beliren bir hatırayı canlandırır. Bu oda, yumuşak dokusuyla konforlu bir alan vaat ederken, sert ve yakıcı gerçeklikleri yüzeye taşır. Dalmaz’ın imgeleri, hatırlamanın en kırılgan hâliyle, uykunun derinliklerinde beliren fakat asla tam anlamıyla ele geçirilemeyen anılara dönüşür.

Hatırladığım Kadarıyla, izleyiciyi eksik olanla yüzleştirir; bastırılmış anılar, sessizlikler ve tekrar eden imgeler üzerinden hatırlamanın değil, unutmanın izini sürer. “Çünkü insan, hayatında eksik olanı her şey zannediyor — ve bazen unutmak, aynı yeri defalarca kaşımakla mümkün oluyor.” Son olarak, sanatçı kabustan uyanıyor gözlerini aralıyor, bulanık gökyüzü netleşiyor ve içinden şöyle geçiriyor;

Sabah, ilk gözümü açtığımda yazdığım her şey doğrudur.
Hafızamın en dolu ve en savunmasız hali.
Tanımadığım insanlar ve yüzlerle dolu hafızam.
“Birini kaybettiğinde, daima kendini hatırlatır,” diyor yazar.
Kulaklarım alıntılarla dolu
Her tanrıçanın bir cinneti vardır
Hatırlamak bir direnişse, unutmak bir savunma.
Direniyor.
Peki sen, gerçekten neyi hatırlıyorsun?

¹ Aleida Assmann, Cultural Memory and Western Civilization: Functions, Media, Archives (Cambridge: Cambridge University Press, 2011), 55.

Açılış Tarihi: 
28 Mayıs Çarşamba
18:00-20:00

Martch Art Project
Asmalı Mescit, Sofyalı Sk. No:22, Kat:1 D:1
Beyoğlu/İstanbul

Kilo Kaybını Korumak Neden Bu Kadar Zor?

Exit mobile version