Site icon Kitaptan Sanattan

ERMENİSTAN VATANDAŞI GÖÇMENLERİN DURUMU

ERMENİSTAN VATANDAŞI GÖÇMENLERİN DURUMU

İSTANBUL BİLGİ ÜNİVERSİTESİ TÜRKİYE’DE YAŞAYAN ERMENİSTAN VATANDAŞI GÖÇMENLERİN DURUMUNU TARTIŞTI

İstanbul Bilgi Üniversitesi’nin ev sahipliği yaptığı etkinlikte, BİLGİ Göç Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi ve Hrant Dink Vakfı tarafından İstanbul’da yaşayan Ermenistan vatandaşı göçmenler ve çocuklarının durumunu ve ihtiyaçlarını saptamak amacıyla yürütülen araştırmanın bulguları paylaşıldı.

İstanbul Bilgi Üniversitesi, “İdare Edilen Yaşamlar: İstanbul’da Yaşayan Ermenistan Vatandaşı Göçmenlerin ve Çocukların Durumu” başlıklı raporun sunulduğu etkinliğe ev sahipliği yaptı. Etkinlikte, 1990’larda başlayan ve Türkiye ile Ermenistan arasında diplomatik ilişki olmamasına rağmen devam eden Ermenistan’dan Türkiye’ye işgücü göçünün mevcut durumunu saptamayı ve özellikle de çocukların durumunu ayrıntılı bir biçimde ele almayı amaçlayan araştırmanın bulguları paylaşıldı. Araştırma, İstanbul Bilgi Üniversitesi Göç Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi ve Hrant Dink Vakfı tarafından, Berghof Vakfı ve Chrest Vakfı desteğiyle 2017-2018 yıllarında gerçekleştirildi ve raporlaştırıldı.

Araştırmanın kapsamı

İstanbul’da yaşayan 153 Ermenistan vatandaşı yetişkin göçmenle ve 8 yaş üstü okula devam eden 160 çocukla anket çalışmaları yapıldı. 13-18 yaş grubundaki çocuklarla bir odak grup çalışması gerçekleştirildi. Ayrıca, MEB’e bağlı 16 Ermeni okulunun 14’ünün yetkilileriyle ayrı ayrı görüşüldü, bir kısmıyla odak grup çalışması yapıldı. İstanbul Ermeni toplumu üyelerinin, sağlık ve hukuk alanlarında çalışan uzmanların ve İstanbul İl Göç İdaresi Müdürlüğü’nün de görüşleri alındı. İstanbul’da kırılgan koşullar altında yaşamlarını sürdüren bu yetişkin ve çocukların beklenti ve sorunların saptamayı amaçlayan araştırma bulgularını BİLGİ Göç Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Pınar Uyan Semerci ve BİLGİ Uluslararası İlişkiler Bölüm Başkanı Doç. Dr. Emre Erdoğan sundu.

Türkiye’de ikamet eden Ermenistan vatandaşı göçmenlerin sayısına dair istatistiki veriler halihazırda kamuya açık bulunmamaktadır. Farklı kaynaklar 5 ila 10 binden başlayıp 70 bin kişiye uzanan geniş bir aralıkta tahminlerde bulunmaktadır. Gerçek rakamın bu iki uç arasında 15 ila 20 bin civarında olduğu tahmin edilmektedir.

Türkiye’de yaşayan Ermenistan vatandaşı göçmenlerin durumu, iki ülke arasında diplomatik ilişkilerin bulunmaması sebebiyle de oldukça özgündür.

Öne çıkan bulgular

Araştırma sonuçlarına göre, kayıtlı olmayan düzensiz göç süreci Türkiye’de yaşayan Ermenistan vatandaşı göçmenler ve çocukları açısından birçok bilinmezliği beraberinde getirmektedir. İstanbul’da kurgulanan yaşam, kısa süreli olarak görüldükçe hem gerekli izinlerin alınması hem de çocukların eğitimi gibi pek çok alanda karşılıklı bir ‘idare edilen’ durum ortaya çıkarmaktadır. Diplomatik ilişkilerin bulunmaması da göçmenlerin durumunu daha kırılgan bir hale getirmektedir.

Çocukların durumu

Araştırma kapsamında 8-11 yaş arası 102 çocukla daha basit bir anket, 12-18 yaş aralığındaki 58 çocukla da daha kapsamlı bir anket gerçekleştirilmiştir.

 

Saha Araştırması Ekibi: Neşe Erdilek (koordinatör), Sona Dilanyan, Burcu Becermen, Naira Sarangil

Kitap Yazarları: BİLGİ Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi Dekanı ve Göç Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkez Müdürü Prof. Dr. Pınar Uyan Semerci ve BİLGİ Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi ve Uluslararası İlişkiler Bölüm Başkanı Doç. Dr. Emre Erdoğan

İstanbul Bilgi Üniversitesi Göç Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi Hakkında:

Türkiye’de geniş kapsamlı, çok yönlü bilimsel araştırmalar yapmak üzere kurulmuş olan ilk göç araştırmaları merkezi olarak İstanbul Bilgi Üniversitesi bünyesinde çalışmalarına 2002 yılında TESAR (Toplum, Ekonomi, Siyaset Araştırma Merkezi)’a bağlı birim olarak başlayan Göç Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi, 2005 yılında kuruluş sürecini tamamlamıştır. O tarihten bu yana iç ve dış göç ile ilgili çalışmalarına devam etmektedir. Merkezin başlıca amacı, göç konusunda çalışan araştırmacılar arasında kurumsal eşgüdüme dayalı dayanışmayı artırmak, yeni araştırmalar ve ortak projeler yapılmasını desteklemek ve araştırma sonuçlarının somut verilerine dayalı gerçekçi göç politikaları oluşturulmasına katkıda bulunmaktır.

Hrant Dink Vakfı Hakkında:

Hrant Dink’in, 19 Ocak 2007’de, gazetesi Agos’un önünde öldürülmesinden sonra, benzer acıların yeniden yaşanmaması için; onun daha adil ve özgür bir dünyaya yönelik hayallerini, dilini ve yüreğini yaşatmak amacıyla kuruldu. Etnik, dinî, kültürel ve cinsel tüm farklılıklarıyla herkes için demokrasi ve insan hakları talebi, vakfın temel ilkesidir. Vakıf, ifade özgürlüğünün alabildiğine kullanıldığı, tüm farklılıkların teşvik edilip yaşandığı, yaşatıldığı ve çoğaltıldığı, geçmişe ve günümüze bakışımızda vicdanın ağır bastığı, diyalog, barış, empati kültürünün hâkim olduğu bir Türkiye ve dünya için çalışır.

Exit mobile version