Türkiye Oyuncak Müzeleri Buluşması ilk olarak, 2017’de Ankara Üniversitesi Eğitim Birimleri Fakültesi Oyuncak Müzesi tarafından yapıldı. Bu sene 8 Haziran 2018 tarihinde İstanbul Oyuncak Müzesi ev sahipliğinde ikincisi gerçekleşti. Çocuk konulu oyuncak, oyun ve masal müzeleri, İstanbul Oyuncak Müzesi’nde bir araya geldiler.
‘Oyuncak Müzeleri Geleceğe ne Taşır?’ konulu sempozyum, on müzenin katılımıyla verimli bir şekilde yol aldı ve bundan sonra yine mesleğe yönelik olarak seminerler planlıyorlar. Açılış konuşmasını yapan Sunay Akın, müzelerin toplumların hafızası olduğunu, bu gerçeği kavrayamayan ülkelerin Alzheimer hastalığına yakalanacağını ifade ederek, oyuncak müzelerin önemini şu sözlerle vurguladı: ”Çocuğun önüne oyuncak diye koyduğumuz insanlığın geleceğidir. Kız çocuğa bebek, erkek çocuğa tabanca almayı sürdürürsek, kadın cinayetlerini durduramayız. Çünkü büyüdüğünde biri ötekini öldürecektir. Oyuncak müzeleri insan hayatında ziyaret edilen ilk müze, müzenin kapısından içeri atılan ilk adımdır. Müzeciliğin gelişmesi oyuncak müzelerinin öneminin anlaşılmasıyla başlar. Gelecekteki müze ziyaretçilerini biz yetiştirmekle kalmıyor, korumacılık düşüncesini de çocuklarımıza aşılıyoruz. Oyuncak müzeleri, geleceği var edenin çocuklarımızın hayalleri olduğu gerçeğini anlatan ve bu gerçeğin ışığında yetişkinlerin doğru adımlar atmasını ziyaretçilerine sunduğu belge ve bilgilerle sağlayan mekanlardır. Bir ülkenin geleceğini var eden politikacıların vaatleri değil, çocuklarının hayalleridir. Geleceği var etmek için çocukların yetişkinlere değil, bizim onların hayallerine ihtiyacımız vardır.” Görüldüğü üzere, oyuncak müzelerinin gelişimi için yapılan yatırımlar aynı zamanda ülkemizin geleceğine yapılan yatırımlardır.
Oyuncak müzeleri, koleksiyonunda oyuncak bulunduran müzeler ve akademisyenler tarafından düzenlenen panelde, oyuncak müzelerinin geçmişi taşıyarak günümüze getirdiği ve bugünün çocuklarını geleceğe hayal gücü, üretkenlik ve yaratıcılık ekseninde hazırladığı özellikle üzerine parmak basılan konuydu. Sürekli değişim içinde olan dünyamızda, geleceği nasıl şekillendireceğimiz ve oyun, oyuncak, çocuk tarihinde çalışma yapan müzelerin sorumlulukları ele alındı. Oyuncak teknolojisindeki değişim, kültürün geleceğe aktarılması, oyun ve oyuncak kültürü, çocukluğun tarihi ve sosyolojisi, çocuk gelişim ve eğitiminde yaşanan dönüşümler, müzede eğitim kültürü ve müze okul konsepti, ortak etkinlikler başlıca gündeme getirilen konular arasındaydı. Oyuncak müzeleri için zenginlikleri devretme potansiyeli, gelecekteki kaynakları bulma ve bağ kurma, müzenin misyonunu ve vizyonunu hayata geçirmenin eşliğinde ziyaretçi ilişkileri ve müze gönüllülerinin önemli bir fark yaratma şansı olduğuna dikkat çekildi. Oyuncak müzelerinin dinamik, toplum ile iletişim içinde, onların ihtiyaçlarına ve beklentilerine yönelik, akademik kurumlarla işbirliği içerinde hizmet vermesi gereğine işaret edildi.
Müzede hazırlanan etkinlikler; deneysel ortamlara dönük olarak beş duyuya hitap eden sunumlar ile ilerlemeye devam etmektedir. Oyuncak müzeleri toplumun her katmanına hitap eden kurumlardır ve stratejilerini bu yönde oluşturmalıdırlar. Çocuklar için aktif katılımlı, yaratıcı, yenilikçi ve farklı kültürel aktiviteler hazırlamak oyuncak müzelerinin sorumlulukları arasında yer alır. Bu müzelerin düzenli olarak yapacakları etkinliklerle, yaşam boyu gidilebilecek öğrenme ortamları olmasına çaba sarf edilmelidir. Büyük- küçük yaş gruplarının birlikte aynı etkinliklerde bulunarak oyun oynamalarını sağlamak, kültürel araç ve aktivitelerin gelişimi için de önemlidir. Ulusal ve uluslararası müzelerle işbirliği yapılmalı, birbirlerinin deneyimlerinden yararlanmalı ve koleksiyonlarını geliştirebilme yoluna gitmelidirler. Özellikle sosyal konulara yönelik, sürdürülebilir projeler organize etmeli, engelli ve dezavantajlı bölgelerdeki çocuklara ulaşmalıdırlar.
Mine BORA DİRİ – Kültür Yönetimi Danışmanı/ Yazar

