Geleneksel Türk Tiyatrosunun Son Ekolü:
İsmail Hakkı Dümbüllü
Türk tiyatrosunun ve tuluat sanatının en büyük ustalarından, orta oyununun geleneksel bayrağını taşıyan son efsane İsmail Hakkı Dümbüllü, aramızdan ayrılışının yıl dönümünde saygı ve özlemle anılıyor.
Kuşaklar boyu sahnelerimizde yankılanan kahkahaların, doğaçlama sanatının (tuluat) ve geleneksel Türk seyirlik oyunlarının en önemli aktörü olan İsmail Hakkı Dümbüllü, hem tiyatro hem de sinema tarihimize unutulmaz bir miras bıraktı.
Geleneksel Tiyatronun İçinden Bir “Halk Komiği”
1899 yılında İstanbul’da dünyaya gelen İsmail Hakkı Dümbüllü, geleneksel Türk tiyatrosunun köklü isimlerinden Kel Hasan Efendi’nin ekolünden yetişti. Orta oyunu ve tuluat geleneğini, modern dönemin eşiğinde büyük bir başarıyla temsil eden sanatçı; sahnedeki kıvraklığı, halkın dilini ve mizacını kusursuz yansıtan tiplemeleriyle kısa sürede “halk komiği” unvanını kazandı.
Tiyatro sahnelerinin yanı sıra pek çok sinema filminde ve operette de rol alan Dümbüllü, geleneksel mizahımızın unutulmaz karakterlerini beyaz perdeye taşıdı. Kendine has kavuk ve fes devrini temsil eden usta sanatçı, Türk tiyatro geleneğindeki simgesel “Dümbüllü Kavuğu”nu da kendisinden sonraki kuşaklara aktararak ustadan çırağa geçen köklü bir geleneğin simgesi haline geldi.
Geçirdiği talihsiz bir trafik kazası sonucu 5 Kasım 1973 tarihinde hayata gözlerini yuman İsmail Hakkı Dümbüllü’nün vefatı, Türk sanat camiasında derin bir boşluk bıraktı. Adı, Türk tiyatro tarihinin altın sayfalarına kazınan usta sanatçı, Üsküdar’daki Karacaahmet Mezarlığı’nda ebedi uykusunu sürdürüyor. İsmail Hakkı Dümbüllü’yü; tuluatın, orta oyununun ve samimi gülmecenin ustasını ölüm yıl dönümünde bir kez daha saygıyla anıyoruz.

