Site icon Kitaptan Sanattan

Genco Gülan’dan Kültürel Karmaşaya Gönderme: ‘Müzede Gece’

Genco Gülan Kültürel Karmaşaya Gönderme: 'Müzede Gece'

Genco Gülan’dan Kültürel Karmaşaya Gönderme:
‘Müzede Gece’

Çağdaş Sanatçı Genco Gülan’ın postmodern sonrası kültürel karmaşaya gönderme yaptığı ‘Müzede Gece’ başlıklı sergi HB Sanat Galerisi’nde açıldı.

Çağdaş sanatçı Genco Gülan‘ın kişisel sergisinin ‘Müzede Gece’(Night at the Museum)nin çıkış noktası, aynı adlı, 2006 yapımı popüler bir film serisi. Hollywood yapımı filmde gece heykeller hareketlenir, resimler canlanır, oyuncular fotoğrafların içinde dolaşmaya başlarlar. Genco’nun projesinde de, gece, müzede sihirli bir şeyler olur, Büyük Müze’nin farklı departmanlarındaki imgeler birbirlerinin içine girmeye başlarlar: Kantindeki reklamların logoları yağlı boya resimlerin içine akar, medya bölümündeki ekranların parıltısı boyaların arasına sızar, Afrika maskları Antik heykelleri ele geçirir. Müzede Gece isimli projesinde Genco Gülan, çağımızın post-modern sonrası karanlığına el feneri tutuyor. Hibritleşen kültürel simgeleri, gece müzenin kapısını aralayan bir güvenlik görevlisi edasıyla, seyirciye göstermeye çalışır.

Genco Gülan, sanat yapıtlarında görünen ve görünmeyen referanslar kullanır, yorumlu işler yapar (appropriation). Gülan üretim sürecinde yaratıcılığı görsel bir üsluba yeğler. Eserlerinde hem birçok farklı sanatçıya, hem de birçok farklı kültüre şapka çıkartır. Sanatçı bu sergisinde ilk defa kullandığı referans yelpazesini genişletme kararı aldı. Bunu yaparken de, hem sanat hem de arkeoloji sergileyen ‘büyük müze’ (Great Museum) örneklemini seçti.Bildiğiniz gibi büyük müzeler (örneğin Metropolitan, Louvre) gayet kapsamlı fakat temasızdır.

Genco’nun retrospektif hissi verebilecek ‘Müzede Gece’ başlıklı sergisi, yazar Umberto Eco‘nun ‘Yorum ve Aşırı Yorum’ ((Interpretazione e Sovrainterpretazione,1990) metinlerinden besleniyor. Gülan aynı adlı kitabın açıklamasından alıntılıyor ve parantezler içine de kendi sorularını ekliyor:

“Eco, okurun (sanatçının/ seyircinin?) metni (yapıtı?) kendi dünyasına göre yorumlamasına izin verir ancak bu yorumun metnin (eserin?) yapısı tarafından sınırlandırılması gerektiğini savunur. Metne (yapıta?) söyletilmeyenleri söyletmek ‘aşırı yorum’dur.”

Genco, ‘Müzede Gece’ başlıklı sergisinde ilk defa birkaç kavramı test etmeye başlayacak. Sanatçı Sergi Kopyası başlıklı yeni bir seride orijinal olmadan sergilenen orijinalleri ve bu durumun tersine çevrilme olasılığını tartışacak. Müzecilik terminolojisinde sıklıkla kullanılan bir kavram ve yöntem olan Sergi Kopyasını (ExhibitionCopy), sanatçı kendi pratiğine transfer etmeye çalışarakyeni yapıtlara ve anlamlara ulaşmayı deneyecek.

Gülan, sergide seyirciye sunduğu görsel ziyafetin içinde bile ‘Sanat ve Dil’ (Art & Language) akımına selam  vermeyi ihmal etmiyor. Rengârenk işlerin arkalarındaki sivri fikirler üzerinden seyirci ile müzede saklambaç oynamak istiyor. Sanatçının amacı, yeni filizlenen düşleri minimalizmin elinden kurtarmak.

Genco Gülan böylesi grotesk bir sergi yapmaya, Afrika maskelerinden etkilendiğini bildiğimiz büyük üstat Pablo Picasso’nun Girit-Miken uygarlığını da araştırdığını ve yorumladığını öğrenmesinden sonra karar veriyor.  Sanatçı, büyük üstadın müzelerde dolaşırken arkeolojik eserler karşısında aklından geçenleri merak ediyor.

Fakat Gülan, ‘Müzede Gece’ sergisinde referans ilişkisini bu kez Picasso ile sınırlı tutmuyor, risk alıyor ve mayınlı bir araziye giriyor. Üstadın yanına Dali, Chirico, Miro, Van Gogh, Fontana, Brancusi; Duchamp gibi isimler ve üslupları da ekliyor. Bir anlamda kendi spor takımını veya referans kütüphanesini kuruyor. Genco, sanat tarihini bir filmi hızla ileri sarar gibi taradıktan sonra durmuyor, bu kez kalın bir kitabı tarar gibi kültürler arası kaymaları okumaya girişiyor.

Gülan’ın yine bu sergide ilk kez göstereceği ‘Arkeoloji Müzelerine bir Öneri’ başlıklı serisinde, Helen uygarlığı referanslı heykelleri oryantal halılar ve kilimleri ilesararak sergilemeyi planlıyor. Milo Venüsü’nün (İÖ 130-100) Milos adasında bulunduğunu biliyoruz ama Paris’e kaçırılırken halılara sarılıp sarılmadığına ilişkin bir bilgimiz yok.

Son olarak Genco Gülan’ın sergide kullandığı malzeme çeşitliliğinin altını çizmemiz gerekli. Sanatçı referanslarını teorik ve pratik olarak kurgularken malzemeyi de bir anlatım aracı olarak kullanmaya devam ediyor. Seramik kullanımı tarih öncesi ile –tırnak içinde- tarih sonrasını ilişkilendirme amacını taşıyor. Miken referanslı seramikler ve Osmanlı desenli çiniler ile yan yana durmaları farklı bir çeşit okuma arayışının göstergesi kabul edilmeli.

Gülan, ‘Müzede Gece’yi aynı adla 2010 yılında uzun metrajlı bir video olarak hazırlayıp yayınlamış olsa da bu sergide göstermeyecek. Sergi boyunca galeride farklı performanslar gerçekleştirilecek.

Sergi, 14 Nisan – 10 Mayıs 2026 tarihleri arasında İstanbul Ayazağa’daki Orjin Plaza’da yer alan HB Sanat Galerisi’nde gezilebilir.

Değerler Azaldıkça İnsan Da Azalır

Exit mobile version