Karanlıkta Büyüyen Bir Çocuğun Sessiz Çığlığı:
‘Ali’
Latif Erbayraktar’ın Ange Yayınları’ndan çıkan yeni romanı “Ali”, çocuk yaşta hayatın en ağır yükleriyle karşılaşan bir çocuğun hikâyesini anlatıyor.
Sekiz yaşındaki Ali’nin kayıplarla, sevgisizlikle ve yalnızlıkla örülü yaşamı üzerinden ilerleyen roman, okuru derin bir vicdan sorgulamasına davet ediyor.
Babası bir göçükte yaşamını yitirdiğinde Ali, henüz ne ölümün ne de yokluğun anlamını kavrayabilecek yaştadır. Geriye, büyüklerin fısıltıyla söylediği tek bir cümle kalır: “On iki gün göçük altında kaldı.” Ali için o andan sonra dünya geri dönülmez biçimde değişir. Babasının ardından ninesini, sonra da hayatta kendisini gerçekten seven tek insan olan amcasını kaybeder.
Romanın merkezinde, küçücük yaşta yalnız bırakılan bir çocuğun sessizce büyüyen acısı yer alıyor. Ali’nin payına düşen, bodrum katta, güneşin uğramadığı bir yaşamdır. Sevgiden uzak, karanlık ve soğuk bu yerde ona eşlik eden tek canlı ise küçük bir fare olan Rufi’dir.
Latif Erbayraktar, Ali’nin hikâyesini dramatik bir anlatının ötesine taşıyor. Roman boyunca Ali’nin kırılmadan, öfkeye teslim olmadan, içindeki merhameti koruyarak büyümesine tanıklık ediyoruz. Sevilmediği yerde uslu kalmayı, üzülmesinler diye susmayı öğrenen Ali, tüm yaşadıklarına rağmen vicdanını ve insanlığını kaybetmeyen bir karakter olarak öne çıkıyor.
“Ali”, çocukluk travmaları, aile içi ihmal, yoksulluk ve sevgi eksikliği gibi toplumsal meseleleri güçlü bir anlatıyla işliyor. Kitap, özellikle çocukların görünmeyen yaralarına dikkat çekerken, aynı zamanda affetmenin ve yeniden ayağa kalkmanın mümkün olup olmadığını da sorguluyor.
Romanın dönüm noktası ise Osman amcanın Ali’nin hayatına girmesiyle başlıyor. Tam her şeyin karardığı anda karşısına çıkan bu karakter, Ali için yeni bir kapı aralıyor. Böylece roman, yalnızca kayıpların ve acının değil, umudun da hikâyesine dönüşüyor.
Yıllar sonra Ali’nin, kendisine en ağır yalnızlığı yaşatan yengesini bile affedebilecek bir olgunluğa ulaşması, kitabın en çarpıcı yanlarından biri olarak öne çıkıyor. Çünkü “Ali”, okura şunu hatırlatıyor:
Acıyla büyüyen insanlar ya kırılır ya da affetmeyi öğrenir.
Latif Erbayraktar’ın sade ama etkileyici diliyle kaleme aldığı “Ali”, okundukça içe çöken, bittiğinde ise uzun süre etkisi geçmeyen bir roman. Çocukluğun kaybolduğu yerde başlayan bu hikâye, insanın içindeki iyiliğin en karanlık koşullarda bile var olabileceğini gösteriyor.
KÜNYE
Yayınevi: Ange Yayınları
Kategori: Roman
Yazan: Latif Erbayraktar
Kitabın Adı: Ali
Sayfa Sayısı: 263

