Site icon Kitaptan Sanattan

Köpeklerde Sadakat Ve Aidiyet: Sovyet Anti-Tank Köpekleri Ve Hachiko Örneği

Köpeklerde Sadakat ve Aidiyet: Sovyet Anti-Tank Köpekleri ve Hachiko Örneği – Şeref Umut Ersop yazdı…

Bu çalışmanın amacı, farklı tarihsel ve kültürel bağlamlarda köpeklerin insanlara karşı sergilediği sadakat, bağlılık ve aidiyet duygularını incelemektir. Sadakat, bireyin ya da canlının belirli bir kişi, grup veya değere karşı geliştirdiği süreklilik gösteren bağlılık biçimi olarak tanımlanabilir. Aidiyet ise kişinin kendisini bir topluluğa, bireye veya sosyal yapıya ait hissetmesiyle ilişkilidir. İnsan-hayvan ilişkilerinde bu kavramlar biyolojik içgüdüler, öğrenilmiş davranışlar ve duygusal bağlar üzerinden şekillenmektedir. 1  Sovyetler Birliği’nde II. Dünya Savaşı sırasında kullanılan anti-tank köpekleri, askeri bir amaç için eğitilen köpeklerin sahiplerine olan bağlılık ve itaatini ortaya koyarken; Japonya’da Hachiko, kültürel ve toplumsal bağlamda köpek ve insan ilişkilerinin derin duygusal boyutunu göstermektedir.² Sadakat ve aidiyet, hem insan toplulukları hem de insan-hayvan ilişkileri bağlamında temel sosyal değerler olarak kabul edilmektedir. Köpekler, tarih boyunca insanların yanında yer almış ve hem işlevsel hem de duygusal bağlar kurmuşlardır. 1925 yılında Alaska’da meydana gelen difteri salgını sırasında Balto isimli kızak köpeği, zorlu hava koşullarında serum taşıyarak birçok insanın hayatının kurtarılmasına katkı sağlamıştır.³ Günümüzde de birçok ülkenin ordusunda görev yapan askeri köpekler; mayın arama, kurtarma ve güvenlik operasyonlarında aktif olarak kullanılmaktadır.

Sovyet Anti-Tank Köpekleri: Görev ve Sadakat

1.Dünya Savaşı sırasında Sovyetler Birliği, Alman tanklarına karşı kullanılmak üzere köpekleri özel eğitim programlarıyla hazırlamıştır.⁴ Bu eğitimde tank savar köpekler, patlayıcı yüklü olarak düşman tanklarına yönlendirilmiş ve görevlerini yerine getirmeleri için yoğun bir disiplin sürecinden geçirilmiştir. Köpeklere, tank altına yönelerek üzerlerindeki bombaları patlatma eğitimi verilmiştir. Eğitim sürecinde köpekler tankların yakıt kokusuna, silah seslerine alıştırılmış ve belirli hedefleri tanımaları sağlanmıştır. Alman tanklarına saldırmaları için eğitilen köpekler, eğitim sırasında Sovyet tanklarının yakıt ve metal kokularına alıştıkları için saldırı esnasında Sovyet tanklarına ve K9 eğitmenlerine geri dönmeye başlamıştır. Geri dönen köpeklerin üzerindeki patlayıcıların tehlike oluşturması nedeniyle, uzaktan ateş edilerek imha edilmelerinin emri verilmiştir. 5 Köpeklerin bu tür hareketleri “başarısızlık” sayılsa da, bu durum köpeklerin sahiplerine olan sadakatlerinin bir yansıması olarak yorumlanmalıdır. Köpekler mekanik bir şekilde komutları yerine getirmek yerine, duygusal bağlarını ve alışkanlıklarını önceliklendirmiştir. Eğitim sürecinde köpekler, sahiplerinin komutlarına bağımlı hale gelmiş ve bir tür duygusal aidiyet geliştirmişlerdir.

Bu perspektif, köpeklerin sadakatinin sadece işlevsel değil, aynı zamanda biyolojik ve duygusal boyutlarla da şekillendiğini göstermektedir. Sovyet anti-tank köpekleri örneği, insan ve hayvan ilişkilerinin etik boyutunu  gündeme getirmektedir. Hayvanların insanlar ile olan bağı, sadakatin yalnızca olumlu bir değeri değil, aynı zamanda istismar edilebilir bir özellik olduğunu  göstermektedir.

Japon Hachiko: Duygusal Sadakat ve Toplumsal Aidiyet

1924 yılında Tokyo Üniversitesi Ziraat Fakültesi’nde görev yapan Japon Profesör Dr. Hidesaburō Ueno, Hachiko’yu henüz yavru bir köpekken sahiplenmiştir. Japon Profesör Hidesaburō Ueno, köpeğe Japonca “sekiz yada sekizinci” anlamına gelen “Hachiko” adını vermiştir. (Japonya kültüründe  8 sayısı (八 – “hachi”) genellikle şanslı kabul edilir. Bunun en önemli nedeni, rakamın yazılış biçiminin aşağı doğru genişleyerek açılmasıdır. Bu şekil, hayatın ve imkanların zamanla artması, yani bolluk ve gelişme fikrini çağrıştırır. Bu yüzden iş hayatında ve günlük yaşamda 8 sayısı olumlu anlamlar taşımaktadır. Japon kültüründe “çokluk ve bereket” fikriyle de ilişkilendirilir. Kısaca 8, Japonya’da uğursuz değil, aksine büyüme, şans,bereket hayırlı başlangıç simgesidir.)

Beyaz, safkan bir Akita olan Hachiko, kısa sürede sahibine büyük bir bağlılık geliştirmiştir.

Akita cinsi köpekler, Japonya kökenli güçlü, dayanıklı ve sahibine bağlı yapılarıyla bilinen bir türdür. 6 Tarihsel olarak avcılık ve koruma amacıyla yetiştirilen Akitalar, özellikle sadık ve koruyucu karakterleriyle tanınmaktadır. Bağımsız fakat sahibine derin bağlılık geliştiren bu köpek türü, Japon kültüründe sadakatin sembollerinden biri olarak kabul edilmektedir. Hachiko’nun bir Akita olması, onun davranışlarının Japon toplumunda bu kadar güçlü bir etki yaratmasının nedenlerinden biri olarak değerlendirilebilir.  Sahibi öldükten sonra bile her gün istasyona giderek onun işten gelmesini beklemesi, Japon kültüründe sadakat ve bağlılığın simgesi haline gelmiştir. 7  Hachiko’nun bekleyişi sadece bireysel bir bağlılık değil, toplumsal bir değer ve kültürel bir simgeye dönüşmüştür. Tokyo’daki Shibuya İstasyonu önüne dikilen Hachiko heykeli, günümüzde sadakatin sembollerinden biri olarak kabul edilmektedir.

Bilimsel araştırmalar, köpeklerin insanlarla kurduğu bağın biyolojik temellere dayandığını göstermektedir. Özellikle evcilleşme süreci boyunca köpekler, insan komutlarına duyarlı hale gelmiş ve sahipleriyle güçlü sosyal bağlar geliştirmiştir. İnsan ve köpek arasındaki etkileşim sırasında oksitosin hormonunun salgılanması, bu bağlılığın duygusal boyutunu güçlendirmektedir. 8

Sonuç

Sovyet anti-tank köpekleri ve Hachiko örnekleri, sadakat, bağlılık ve aidiyet kavramlarının farklı bağlamlarda nasıl tezahür ettiğini göstermektedir. Sovyet köpekleri, mekanik ve işlevsel bir sadakat sergilerken, görev başarısızlıkları bile sahiplerine duydukları bağlılığın bir yansıması olmuştur. Bu durum, sadakatin yalnızca görev odaklı değil, aynı zamanda biyolojik ve duygusal faktörlerle şekillendiğini ortaya koymaktadır. Hachiko örneğinde ise sadakat, bireysel bir bağlılıktan toplumsal ve kültürel bir simgeye dönüşmüştür.

Hachiko’nun yıllar süren bekleyişi, insan-hayvan ilişkilerinde duygusal sadakatin boyutlarını ve toplumun değer yargılarıyla şekillenen aidiyet kavramını göstermektedir.

Sadakat ve aidiyet kavramları tek boyutlu bir duygu veya davranış biçimi olarak değil; görev başarısı, doğal davranış, duygusal bağlılık ve toplumsal değerler arasında etkileşim gösteren karmaşık bir yapı olarak değerlendirilmelidir.

Şeref Umut ERSOP
Tarihçi

Resim 1 :    II. Dünya Savaşı sırasında Alman tankına patlayıcı yük ile koşan köpek

Resim 2 :  Japon Profesör Dr. Hidesaburō Ueno ve Hachiko

Görsel ve Film Kaynakları (Ek)

Hachiko: A Dog’s Story (2009) – Sadakat ve insan-hayvan bağı teması üzerine dramatik anlatım.

War Horse (2011) – Savaş koşullarında insan-hayvan ilişkisi ve bağlılık teması.

Balto (1995) – Gerçek bir olaydan uyarlanan kahramanlık ve sadakat hikâyesi.

White Fang (1991) – Doğa, hayvan ve insan arasındaki bağın gelişimi.

Max (2015) – Askeri görevde bir köpeğin sadakat ve travma hikâyesi.

Pyos Ryzhiy (Red Dog – Kahraman  2016 ) – II. Dünya Savaşı’nda Sovyet askeri köpeklerinin kullanımı ve savaş bağlamında insan-hayvan ilişkisini konu alan Rus yapımı film.

Dipnotlar

1) Sadakat ve aidiyet kavramları sosyal bilimlerde bağlılık ve toplumsal ilişki temelinde açıklanmaktadır. ; Doğan Cüceloğlu, İnsan ve Davranışı, Remzi Kitabevi, İstanbul, 2016, s. 214-218.

2 )  Stanley Coren, The Intelligence of Dogs, Free Press, New York, 2006, s. 35-41.  ; Hachiko ve Sovyet anti-tank köpekleri, sadakatin farklı tarihsel örnekleri olarak değerlendirilmektedir

3) Natalie Standiford, The Bravest Dog Ever: The True Story of Balto, Random House, New York, 1989, s. 12-18 ; Balto, 1925 Alaska’da salgında  serum taşıma görevinde ün kazanmıştır.

4 ) Robert J. Mayhew, “Soviet Anti-Tank Dogs of World War II”, Journal of Slavic Military Studies, Cilt 12, Sayı 3, 1999, s. 45-52.  ; Sovyetler Birliği, II. Dünya Savaşı sırasında anti-tank köpek programı yürütmüştür.

5)  David M. Glantz, When Titans Clashed: How the Red Army Stopped Hitler, University Press of Kansas, 1995, s. 89-92. ;  Eğitim sırasında Sovyet tanklarının kullanılması, köpeklerin hedef şaşırmasına neden olmuştur.

6 )  Helen E. McGinnis, The Complete Akita, Howell Book House, New York, 2000, s. 22-30.  ; Akita cinsi köpekler Japon kültüründe sadakat sembolü olarak görülmektedir.

7)  Lesléa Newman, Hachiko Waits, Henry Holt and Company, New York, 2004, s. 40-56.  ; Hachiko’nun hikâyesi Japonya’da sadakatin kültürel sembollerinden biri haline gelmiştir.

8)  Miho Nagasawa vd., “Oxytocin-gaze positive loop and the coevolution of human-dog bonds”, Science, 17 Nisan 2015. ;  İnsan ve köpek etkileşiminde oksitosin hormonu duygusal bağı güçlendirmektedir.

Resim 1: “Dr. Hidesaburō Ueno ve Hachiko” görseli, Wikipedia ve Google görsel arama sonuçları üzerinden elde edilmiştir.

Resim 2: “II. Dünya Savaşı sırasında Alman tankına patlayıcı yükle koşan köpek” görseli, Wikipedia ve Google görsel arama sonuçları üzerinden elde edilmiştir.

Her İnsan Farklı Bir Dünya

Exit mobile version