Piramid Yayıncılık bir ayda tam 4 kitap birden yayınladı.
Özellikle çıkardığı sanat yayınları ile dikkat çeken Piramid Yayıncılık, bir graffiti, bir eleştiri, bir roman ve bir yeraltı edebiyatı ile ilgili olmak üzere bir ay içerisinde tam ‘4 kitap’ çıkardı.
El Castillo’dan Sümer, Roma, Mısır uygarlıklarının yazıyla imtihanına, İkinci Dünya Savaşı’nda ki sessiz isyandan 68 hareketinin sokaklardaki yansımasına, acımasız kutupların duvarı Berlin’den Basquiat’lı, Keith Haring’li, Warhol’lu New York sanat hayatına varıncaya dek, zamanın ve sokağın ruhu Bedri Baykam’ın röntgeninden geçiyor bu kitapta. Baykam’ın SoHo sokaklarını kendi çizgisinde dize getirdiği 80’lerden bugüne, graffiti ve sokağın unutulmaz izlerini ‘From Graffoman to Street Art’la süreceksiniz.
1963 yılından bugüne kadar Bedri Baykam hakkında yazılmış eleştiri yazılarından seçilen 56 metin ve her döneme ait renkli eser görsellerinin de olduğu kapsamlı kitap, Kayıhan Keskinok, Peter Selz, Mehmet Ergüven, David Applefield, Vasıf Kortun, Hasan Bülent Kahraman, Adnan Turani, Frank Elgar, Edward Lucie-Smith, Emin Çetin Girgin, Beral Madra, Mamade Kadreebux, Kaya Özsezgin, Carmelo Strano, Hale Arpacıoğlu, Robert Morgan, Levent Çalıkoğlu, Patrick Wright, Sevil Dolmacı, Kim Levin, Mahmut Nüvit, Ümit Gezgin, Harry Kampianne, Yahşi Baraz, Ahmet Oktay, Freddie Balfour, Serkan Azeri, Nicolas Monceau, Ahu Antmen, Nelson di Maggio, Şahin Yenişehirlioğlu ve Mehmet Yılmaz’ın oluşturduğu 32 yazarın tek bir sanatçı üzerine kaleme aldığı yazıları içeriyor.
Panelde Bedri Baykam’ın ‘1960’larda New York underground yazın dünyasının parlayan yıldızıydı.’ şeklinde tanıttığı yazar Erje Ayden‘in yazarken efsaneleşen yeraltı edebiyatçılarından birisi olduğu vurgulandı. Bedri Baykam, 2000’li yılların başında korkudan kimse tarafından yayınlanmayan ‘Kemik’ adlı romanını Erje Ayden’e ithaf ettiğini ve bugün de Piramid Yayıncılık olarak Erje Ayden’in kitabını yayınlamaktan onur duyduğunu belirtti.
Erje Ayden‘in büyük bir hayranı ve ‘Hannah, Michael, Derek ve Geri Kalanlarımız’ kitabını ithaf ettiği kişilerden birisi olarak panele katılan Sibel Baykam, Charles Bukowski ile tanışma isteği gerçekleşmeyince, Bedri Baykam’ın önerisiyle Erje Ayden ile tanışıyor ve uzun yıllar süren dostlukları başlıyor. Sibel Baykam, Erje Ayden’i ‘yolun nereye ulaşacağını bilmese de yola devam eden yazar’ olarak tanıtırken Erje Ayden’in ‘sevme yetenekleri yettiği kadar kadınları seven’ ve ‘kölesi olmayacak kadar para kazanma derdinde olan’ birisi olarak ‘tutsak edecek her şeye mesafeli yaklaşan’ yeraltı edebiyatının önemli yazarlarından birisi olduğunu söyledi.
Konuşmacılardan Yazar Selçuk Altun, yazarın edebi çizgisiyle ilgili önemli bilgiler verirken, Erje Ayden’in özellikle edebiyat yapmamaya dikkat ettiğini, hikayelerinin kurmaca ile gerçeklik arasında çalakalem yazıldığını ama çalakaleminde şiirsellik olan şövalye ruhlu gizemli bir survivor olduğunu belirtti. Usta çevirmen ve yazarlardan Talat Halman‘ın Erje Ayden için ‘sokak ingilizcesiyle yazan yeraltı yazarlarından birisi olduğu’ tespitini hatırlattı. Selçuk Altun’un şu tanımlaması ise dikkat çekti: ‘Amerikan Edebiyatının Ömer Şerif’i’

