Son günlerde yine gündem olan ‘Edebiyat ödüllerinde seçimler nasıl yapılıyor?’ sorusuna, bu konudaki yazıları adeta manifesto haline gelmiş yazar Taylan Kara’dan alıntılarla yanıt arayalım.
Edebiyat ödülleri seçimleri ile ilgili birçok yazısında ve paylaşımlarındaki genel düşüncelerini topladığı ‘Türkiye’de Edebiyatın İktidarında Kimler Vardır?’ başlıklı yazısında edebiyat ödülleri seçimlerindeki haksızlıklara ve tarafgirliklere değinen yazar Taylan Kara, ‘Edebiyatta kim iktidar?’ sorusundan yola çıkarak bu yarışmaları sorguluyor.
İşte o yazıdan birkaç bölüm:
EDEBİYAT ÖDÜLÜNE GÖNDERİLEN DOSYALAR OKUNMAZ!
Bu, yıllarca jüri üyeliği yapmış kişilerin kendi beyanlarıdır.
Ülkü Tamer şöyle yazar:
”Birkaç seçici kurulunda yer aldım. Gönderilen bütün yapıtları okuyan tek kişi tanıdım: Orhan Hançerlioğlu” (1).
Haldun Taner öykü ödülü jürisinden ayrılan Ahmet Oktay:
“Kendi adıma gelen dosyaları doğru dürüst okuyamıyordum. Yapıtlara gerekli ilgiyi gösteremiyordum.”
Haldun Taner Öykü Ödülü jürisinden ayrılan Tuğrul Eryılmaz:
“dosyaları asla tam anlamıyla” okuyamadığını ve “jürinin akıntısına kapılarak” oy kullandığını söylüyor.
Aynı jürinin üyelerinden Tahsin Yücel, görevini bırakan üyelerin gerekçelerini doğru bulduğunu ve bu gerekçelerin kendisi için de geçerli olduğunu belirtiyor (2).
Hilmi Yavuz, Orhan Kemal Roman Ödülü jürisindeyken, ödül sekreterinin, seçiciler kurulunun haberi bile yokken, bir yazara ödül verildiğini açıklaması üzerine öteki bazı üyelerle birlikte istifa eder (3).
Vedat Türkali’nin Güven adlı romanı, yayınevi tarafından 2005 yılında Sedat Simavi Ödülü’ne gönderilir. Ancak bu romandan jürinin haberi yoktur, kitap jüri üyelerine gönderilmemiştir (4)!
2009 Reha Mağden Öykü Ödülü’nde 5 jüri üyesinden 3’ünün, ödül verildiği açıklanan eserden haberleri bile yoktur. Kendilerine hiçbir dosya gönderilmemiştir (5,6).
*
2015 Talat Sait Halman Çeviri ödülü Fransızcadan Siren İdemen tarafından çevrilen, George Perec’in “Karanlık Dükkan 124 Rüya” adıyla yayımlanan kitabına verilmişti (1).
Kitap Fransızcadan çevrilmiş. Ancak Doğan Hızlan, Sevin Okyay, Ahmet Cemal, Yiğit Bener, Kaya Genç’ten oluşan seçici kuruldan sadece bir kişi Fransızca biliyordu.
——
GENÇLER İÇİN EDEBİYAT ÖDÜLLERİ
ÖZET:
- Yarışmalara gönderdiğiniz dosyaları kimse okumaz.
- Jüriler istese bile bu dosyaları okumasına olanak yoktur.
- Ödül verilirken ahbap-çavuş-sevgili-arkadaş-bizden vs. gibi “edebi” ölçütler, en sık kullanılan ölçüttür.
- Toplam 5-10 kişi ödül jürilerinin çoğunda yer alır.
- Ödül gerekçeleri ne kadar parlak sözlerle ilan edilirse edilsin baskın unsur TORPİLDİR.
- Edebiyat ödülleri, bir hediyeleşme alanıdır; birbirlerine, arkadaşlarına, sevgililerine, yazarına, çocuğuna hatta kendi kendine bile ödül verilir/verilmiştir.
*
Genç şair-yazarlara söyleyeceğim son şey şudur:
Bugünkü haliyle edebiyat ödülleri, edebiyat piyasasının-piyasa edebiyatının yozlaşmış bir uzantısıdır. Kapitalizmden, kültür endüstrisinden, piyasadan veya sanatın metalaşmasından söz edip de bu sayılanları normal karşılamak tam anlamıyla bir ikiyüzlülüktür.
Yukarıda çok az bir kısmını betimlediğim edebiyat ödülleri tam bir çöp yığınıdır. Bu çöp dağından değerli her hangi bir şeyin çıkmasına olanak yoktur. Değerli bir eser ancak ve ancak bu çöp dağını tekmeleyerek olanaklıdır.
——
SONUÇ
Şu an edebiyat iktidarı, beş on kişinin kontrolü altındadır. Edebiyat ödülleri, beş on kişinin mutlak kontrolü altında verilmektedir. Ödül verilirken liyakat ve eser değil, kişisel ilişkiler, akrabalıklar ve bir yığın lobi faaliyeti dikkate alınmaktadır. Türkiye’de siyasal alanda kendini muhalif olarak tanımlayanların çoğu, kültür sanat alanında edebiyat iktidarının anlayışını savunmakta ve yeniden üretmektedir. Türkiye’de edebiyat iktidarını üretenler kendini “siyasal muhalefet” olarak tanımlayan organlardır. Türkiye’de topluma tek tip edebiyat pompalanmaktadır.
Başta sorduğumuz soruyu tekrar soralım: edebiyatta bir iktidar var mıdır?
Evet. Kitap ekleriyle, kültür sanat sayfalarıyla, ödülleriyle, eleştirmenleriyle, star yazarlarıyla devasa bir edebiyat iktidarı vardır. Edebiyattaki bu iktidara, edebiyat iktidarının diktatörlüğüne ve onun aygıtlarına karşı çıkmayan kişinin, muhalif olmaktan söz etmesi gülünçtür.
Yazının tamamını okumak için:
https://www.taylankara.com/post/t%C3%BCrki-ye-de-edebi-yatin-i-kti-darinda-ki-mler-vardir

