Site icon Kitaptan Sanattan

Tuhaf Başlıklı Roman: Muriel Barbery’den ‘Kirpinin Zarafeti’

Tuhaf Başlıklı Roman: Muriel Barbery’den 'Kirpinin Zarafeti'

Tuhaf Başlıklı Roman: Muriel Barbery’den ‘Kirpinin Zarafeti’ – A. Didem Uslu yazdı…

Roman okumaya başlamadan önce hiçbir zaman internetten yazarın kim olduğuna ve roman hakkında bilgiye bakmam ve araştırma yapmam. İlk intiba benim için çok önemlidir. Bakalım roman hakkında ne düşüneceğim ilk önce? O yüzden Muriel Barbery hakkında yanıldığımı hemen kabul etmeliyim.

Muriel Barbery, Fas Kazablanka doğumlu bir yazardır demiştim ama romanlarını Fransızca yazmaktadır diye kehanette bulunmuştum. Felsefeci olan Arap kökenli Fransız romancı 1969 yılında dünyaya gelmiştir dedim de…

Yazarı 163. sayfaya kadar erkek sanıyordum ama merak edip baktığımda hayretler içinde kaldım. Önyargılıymışım. Adı neden Muriel diye düşünmüştüm ama üstünde durmamıştım.

Yazarın Arap olmadığını öğrendiğimde ve Fas doğumlu bir Fransız kadını olduğunu keşfettiğimde pek çok şey değişti ama ne değiştiğini açıklamak biraz zor. Bence bu satırları okuyanlar bu konuyu düşünsünler. Yazarın cinsiyetini (cinsel tercihini) ve ülkesini bilmek çok mu önemlidir? Okur bu konuları bilse, ne kazanır veya ne kaybeder? Bu aslında okur psikolojisi bağlamında ve istatistiksel açıdan önemli bir tartışma konusu olabilir.

Başka önemli bir nokta da romanın başlığıdır. Bu başlık alegorik veya metaforik olabilir mi? Yoksa okur ile alay mı edilmek istenmiştir. Belki de alakasız postmodern bir başlıktır. Bu konuyu da okur ele alacaktır.

Romanın başındaki ben anlatıcı, 54 yaşındaki bir kapıcı kadındır ama kurgu geliştikçe kadın hakkında bilgi edinmek mümkün olur. Tıpkı ikinci anlatıcı küçük kız gibi.

Kurgu Marx, Kamelyalar, Dilbilgisi Üzerine, Yaz Yağmuru, Paloma, Sonuncu Derin Düşünce gibi alakasız görünen bölümlere ayrılmıştır. Bu bölümler de alt başlıklara ayrılmıştır. Kimi bölümler ise bir satırlık veya üç beş kelimelik bir anlatıdır. Neden acaba? Okuyucu bu konuyu da düşünmelidir. Mesela “Öyleyse” alt başlıklı bölümde sadece “Öyleyse, yaz yağmuru” (209) denmiştir. Aslında iyi incelendiğinde kelimeler, kavramlar ve bölümler arasındaki ilişkileri bulmak veya bulmaya çalışmak ilginç olabilir.

‘Kirpinin Zarafeti’ başlıklı romanda iki tane anlatıcı romandaki iki farklı hikâyeyi anlatır: Yaşlı kapıcı kadın Madam Renee Michel ile intihar etmek isteyen küçük bir kız. İtalikle yazılmış başlıklar kapıcı kadına aittir. Günlükler ise küçük kızın düşünceleridir. Ne var ki iki karakterin konuşma tarzı da aynıdır: komik ve felsefi. Romanda felsefi konular ve konuşmalar olduğu için dilin aynı olması romanı biraz sıkıcı hale getirebilir. Oysa yetişkin diliyle çocuk ifadesi farklı olabilirmiş. Küçük kız kimi yerde fettan, bazen de büyümüş de küçülmüş bir çocuk gibi görünür. Bence yazar iki karaktere uygun diyalog ve düşünce tarzı kullansaymış, anlatı daha ilginç ve özgün olurmuş. Hem de okura konuşan açısından kolaylık olabilirmiş.

Romanda fazla olay bulunmamaktadır. Kapıcı kadın apartmandaki komşuları anlatır. Ancak en ilginç iletişim, kapıcı kadınla Japon kiracının arkadaşlığı olur. Kapıcı kadın, Japon adamın evine yemeğe davet edilir. Sınıflı bir topluma alışkın olan kapıcı kadın, Japon adamın kendisini insan yerine koymasına hayret etse de, aralarındaki arkadaşlık değerli ve unutulmaz hale gelir (208). Tarihin derinliklerinden beri Fransız toplumu katı bir şekilde sınıflı bir toplumdur. O yüzden kapıcı kadın ne kadar bilgili ve bilge de olsa, kendi yerini bilecektir. O da böyle bir toplumda başka bir anlayış geliştirir. Kapıcının zengin ve varlık düşmanlığı barizdir (265). Öte yandan müthiş entelektüel bir kapıcıdır çünkü çok okur. Fransız toplumu, Türk toplumu gibi yüksek tahsil veya çabuk zenginlikle kısa sürede sınıf atlamaya izin vermez.

Romanda herkes felsefeci yazar gibi konuşur. Karakterlerin ancak diyalogları gündelik dille gelişir. Varlıklı bir ailenin kızı olan küçük kızın kimliği uzun bir süre bilinmez ama sonunda sayfa 231’de onun Paloma olduğu ve ailesine karşı öfkeli olduğu ortaya çıkar. Roman baştan sona olaysız ilerlediği için pek sürükleyici gibi görünmese de, romanın sonu güzel gelir. Bu arada okur, yukarıdaki sorulara cevap vermeyi düşünmelidir ama acaba edebiyat eleştirisinde, yazar amacı, zekâsı ve niyeti tam olarak bilinebilir mi?

Prof. Dr. A. Didem Uslu

Muriel Barbery, Kirpinin Zarafeti, Çev: Işık Ergüden, İstanbul: Kırmızı Kedi Yayınevi, 2014.
(Alıntılar bu kopyadan alınmıştır.)

Sabahları Yorgun Kalkmanın Şaşırtıcı Nedeni: ‘Sahte Dinlenme’

Exit mobile version