Site icon Kitaptan Sanattan

Türk Sinemasının İlk ‘First Lady’si: Cahide Sonku

Türk Sinemasının İlk 'First Lady'si: Cahide Sonku

Türk Sinemasının İlk ‘First Lady’si:
Cahide Sonku

Türk sinemasının ilk kadın yıldızı, ilk kadın yönetmeni ve ilk kadın yapımcısı olan Cahide Sonku, vefatının yıl dönümünde sadece bir oyuncu olarak değil, bir ekol olarak anılmayı hak ediyor.

Bugün, Türk sinema tarihinin en parlak ama bir o kadar da trajik hikayelerinden birinin başrol oyuncusu olan Cahide Sonku’nun aramızdan ayrılışının yıl dönümü. O, sadece bir “yıldız” değil, sinemamızda kadın kimliğini kamera arkasına da taşıyan cesur bir öncüydü.

Şehir Tiyatroları’ndan Beyaz Perdeye

1919’da Yemen’de doğan Sonku, sanat hayatına henüz 16 yaşındayken Darülbedayi (Şehir Tiyatroları) sahnelerinde başladı. Muhsin Ertuğrul’un keşfiyle sinemaya adım atan sanatçı, 1933 yılında Söz Bir Allah Bir filmiyle izleyiciyle buluştu. Ancak onu gerçek bir efsaneye dönüştüren, 1935 yapımı “Bataklı Damın Kızı Aysel” oldu. Başındaki yemenisi ve duru güzelliğiyle Türk sinemasının ilk gerçek “ikonu” haline geldi.

“Erkek Egemen” Bir Sektörde İlk Kadın Yönetmen: Cahide Sonku

Cahide Sonku, sadece kamera önünde kalmayı reddetti. Dönemin zorlu şartlarına rağmen:

1950 yılında kendi yapım şirketi olan Sonku Film’i kurdu.

1951 yılında Fedakar Ana filmiyle Türk sinemasının ilk kadın yönetmeni unvanını aldı.

Zeki Müren’in ilk filmi olan Beklenen Şarkı ile gişe rekorları kırarak yapımcı olarak büyük bir başarıya imza attı.

Parıltılı Zirveden Sessiz Vedaya

Maalesef hayatı, filmlerindeki dramlardan daha sarsıcı bir yöne evrildi. 1963 yılında Sonku Film binasında çıkan yangınla servetini ve arşivi olan filmlerini kaybetti. Bu olaydan sonra başlayan zorlu yıllar, onu şaşaalı hayatından uzaklaştırıp yalnızlığa sürükledi. 18 Mart 1981’de, Beyoğlu’nda sessiz sedasız aramızdan ayrıldığında geride unutulmaz bir miras bıraktı.

“Benim hayatım bir masaldı, ama sonu gelmeyen bir masal…”

Bugün Cahide Sonku’yu anarken, onun sadece güzelliğini değil, Türk sinemasına kattığı vizyonu ve kadınların sektördeki yerini açan cesur adımlarını selamlıyoruz. Ruhu şad olsun.

‘Z Kuşağı’nda Genetik Beyin Gerilemesi İddialarının Bilimsel Dayanağı Yok’

Exit mobile version