Türk Tiyatrosunun Ulu Çınarı:
Genco Erkal
Sahneye Devredilen Bir Ömür
Türk tiyatrosunun simge isimlerinden, büyük sanatçı ve tiyatro yönetmeni Genco Erkal’ı aramızdan ayrılışının yıl dönümünde saygı, özlem ve minnetle anıyoruz. Sahnedeki benzersiz duruşu, sanat ilkelerinden ödün vermeyen tavrı ve seslendirdiği dizelerle hafızalara kazınan usta sanatçı, geride doldurulması imkânsız bir boşluk ve ebedi bir miras bıraktı.
Tiyatroya Adanmış Bir Hayat: Dostlar Tiyatrosu ve İlkler
1938 yılında İstanbul’da doğan Genco Erkal, İstanbul Üniversitesi Psikoloji Bölümü’nü bitirdikten sonra profesyonel tiyatro yaşamına adım attı. 1969 yılında kurduğu Dostlar Tiyatrosu ile Türkiye’de toplumsal ve politik tiyatronun öncülerinden biri oldu. Bertolt Brecht, Nazım Hikmet, Jaroslav Hašek ve Gorki gibi dünya edebiyatının ve Türk şiirinin dev isimlerini tiyatro sahnesine taşıyarak çığır açtı.
Özellikle Nazım Hikmet’in eserlerini tek kişilik oyun olarak sahneye uyarladığı “Yaşamaya Dair”, “İnsanlarım” ve “Kerem Gibi” gibi yapıtlar, sanatçının efsanevi performansıyla Türk tiyatro tarihinin altın sayfalarına yazıldı.
Sanatın Tiz ve Eğilmeyen Sesi
Sadece oyuncu ve yönetmen olarak değil, aynı zamanda toplumun vicdanı olan duruşuyla da adından söz ettiren Genco Erkal, tiyatroyu her zaman bir aydınlanma aracı olarak gördü. Sanatını halktan ve hakikatten koparmadan, cesur bir dille sahneye aktardı.
Usta sanatçı, tiyatroya kattıklarının yanı sıra “At”, “Faize Hücum” ve “Hakkâri’de Bir Mevsim” gibi Türk sinemasının klasikleri arasında yer alan filmlerdeki unutulmaz performanslarıyla ulusal ve uluslararası pek çok ödüle layık görüldü.
”Ben Bir İnsan, Ben Bir Şair Nazım…”
Sahneyi bir yaşam biçimi olarak benimseyen, son nefesine kadar sanattan ve tiyatro tutkusundan vazgeçmeyen Genco Erkal, bıraktığı onlarca eser, yetiştirdiği ve ilham verdiği sayısız sanatçıyla yaşamaya devam ediyor.
Tiyatromuzun büyük ustasını sevgi, saygı ve hiç eksilmeyen bir özlemle anıyoruz.

