‘Yankı(sız)’, Fenomen Cihangir’in Bilinmeyen Hayatını Gün Yüzüne Çıkarıyor
Özdener Güleryüz’ün Ange Yayınları’ndan çıkan eseri ‘Yankı(sız)’, sosyal medyada fenomenleşen ve çok sevilen ancak kimsenin gerçek hikâyesini tam olarak bilmediği Cihangir’in hayatını derinlemesine inceliyor.
Cihangir, paylaşımları ve yaşam tarzıyla büyük bir takipçi kitlesi edinmiş, toplumda merak uyandıran biri olarak bilinir. Ancak dış dünyaya sunduğu imajın ardında, kimsenin görmediği, hatta tahmin dahi edemediği büyük acılar ve zorluklar yatıyor.
‘Yankı(sız)’, tam da bu görünmeyen tarafı, Cihangir’in çocukluğundan başlayarak yaşadığı travmaları, ailesiyle olan sancılı ilişkilerini ve bireysel mücadelesini gün yüzüne çıkaran bir kitap.
Özdener Güleryüz, bu eserde Cihangir’in aile geçmişine de ışık tutuyor. Cihangir’in çocukluğu, geleneksel bir aile ortamında şekilleniyor. Ailesinin yaşadığı zor zamanlar ve travmalar, onun karakterini derinden etkiliyor ve hayatını dönüştüren önemli birer unsur haline geliyor. ‘Yankı(sız)’, Cihangir’in, ailesinin gölgesinden sıyrılmaya çalışırken yaşadığı içsel çatışmaları, özgürlük arayışını ve toplumsal beklentilerle mücadelesini güçlü bir şekilde işliyor.
Sosyal medyada Cihangir’i takip edenler için o, eğlenceli bir figür olabilir ancak ‘Yankı(sız)’, bu görünen yüzün ardındaki gerçekleri ortaya koyuyor. Cihangir’in sessizliğinin, içine kapanmışlığının ve yaşadığı yalnızlığın sebeplerini derinlemesine analiz eden Güleryüz, okura sosyal medyada parlayan hayatların ardındaki karanlık ve karmaşık gerçeklikleri hatırlatıyor. Sosyal medyanın yarattığı yanılsamalara karşı, insanın gerçek benliğiyle nasıl bir savaş verdiğini etkileyici bir dille anlatan ‘Yankı(sız)’, Cihangir’in içsel yolculuğunu ve hayata karşı duruşunu gözler önüne seriyor.
Kitap, sadece bireysel bir hikâye olmanın ötesinde, toplumsal bir eleştiri de sunuyor. Güleryüz, aile baskısı, toplumsal normlar ve bireyin özgürleşme mücadelesi gibi evrensel temaları ustaca harmanlayarak, okura derin bir empati ve sorgulama deneyimi yaşatıyor. Cihangir’in sadece bir figür değil, toplumun sessiz kalmış pek çok insanının bir temsili olduğu gerçeğini vurgulayan ‘Yankı(sız)’, okurunu sosyal medya illüzyonlarının ötesine geçmeye, insanın içsel dünyasında gizlenen gerçeklere bakmaya davet ediyor.
Cihangir’in bugüne kadar bilinmeyen hikâyesini, ailesiyle ve kendisiyle verdiği mücadeleyi keşfetmek için Özdener Güleryüz’ün usta kaleminden çıkan ‘Yankı(sız)’, bireysel travmalar ve toplumsal baskılar üzerine düşündürücü bir okuma sunuyor.
Ona gülümseyen gözlerle bakıyordum.
O da bana öyle bakıyordu.
Biliyorduk ki ikimiz de o ayaküstü görüşmemiz, birbirimizi son görüşümüzdü.
O an hiçe sayıyorduk geçmişi ve onun arkasında duran adamı.
Acı tatlı geride kalan her şeyi. Şimdi vardı sadece ve biz gülümsüyorduk ve her acımızı kendi gülümsememizin dışında, ben onun o da benim gülümsememde yok ediyorduk.
Cümleler yazıyor, her geceyi, her gündüzü sıkıştırıyor, gün ışığının altında belli belirsiz rüzgarın etkisiyle içimizde bazen fırtına, bazen dip dalgası bazen muğlak kayıp bir antik duygunun kollarına atıyorduk her şeyimizi.
Salt o gitmiyordu, ben de gidiyordum sadece belli belirsiz sapaklarda yapayalnız bırakıyorduk; ben onu o da beni.
-Özdener Güleryüz
Özdener Güleryüz Kimdir?
Ölüm; Hayat Hiç Bitmesin İsteyenlerin Tuzağı, Gerçeği Arayanların Son Çıkışı

