Zamanın Görüntüsünün Peşinde Bir Fotoğraf Sanatçısı: August Sander – Oğuz Makal yazdı…
Fotoğrafın ‘sanat’ olarak artık tartışılmadığı yıllarda August Sander’e (1927) sorulacaktır:
- Bir eseri oluşturma düşüncesi size nereden geliyor?
İşte sorunun yanıtı:
– Görmek, Gözlemlemek ve Düşünmek…Hiçbir şey bana aslına mutlak surette sadık fotoğrafçılık aracılığıyla zamanımızın bir resmini oluşturmaktan daha uygun gelmedi.
Alman fotoğraf sanatçısı August Sander (1876-1964) 20. yüzyıldan Alman insanlarının fotoğraflarını kamerası ile saptayan sanatçılarından biridir.
Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra elinde fotoğraf makinesi Almanya’nın farklı bölgelerinde gözlemediklerini, gördüklerini kaydetmektedir.
Toplumsal gerçeği yansıtan, belge niteliğinde fotoğraflar çeker.. Amacı “fotoğrafik bir katalog” yapmaktır.
Kimleri çekmiştir?
Noterler, generaller, duvar işçileri, bayramlıklarını giymiş köylüler, aşçılar, tezgahtarlar, fabrika işçileri, iş verenler, aşçılar, gaziler, çingeneler, oyuncular…ve dahası. Gözlem gücü ve vizörden bakışı, poz verenlerin dış görüntülerinin ötesinde kişilikleri, yorgun-ruhsal kimliklerinin okunmasını sağlayacaktır. Gerçekte, kamerasından gördükleri ile Nazizme yönelen bir toplumun tarihsel tanıklığını yapmıştır. Sosyalist kimliği yanı sıra savaş sonrası toplumsallığının aynası fotoğrafları her türden politik, şiddet ve aldatmaca yolunu kullanan yükselişteki Nazilerin hoşuna gitmeyecektir.
1934 yılında “Zamanın Yüzü (Anlitz der Zeit-Face of our Time)” adını taşıyan Weimar Cumhuriyeti toplum yaşamının fotoğraflarından oluşan, Nazilerin, Hitler ve Goebbels’in toplum ve sınıf çözümlemesindeki keskinliğinden rahatsız oldukları kitabın satışı yasaklanacak, baskı kalıpları ve en önemlisi binlerce Sander negatifi yok edilecek, bu görkemli fotografik “20. Yüzyılın İnsanları” (Menschen des 20. Jahrhunderts)” projesinin önü kesilecektir.
Naziler, Sander’i rahat bırakmayacaktır. Oğlu Eric tutuklanacak (1944) ve bir toplama kampında hayatını kaybedecektir. Naziler savaşta yenilir, yazar Stefan Zweig gibi dramatik bir intiharla yaşamına son vermese de projesini tamamlama heyecanını yitiren Sander’in bugüne ulaşan yüzlerce fotoğrafı hakkında John Berger, “O Ana Adanmış” adlı yapıtında şöyle diyecektir:
“Arşivinden bugüne kalanlar olağanüstü bir toplumsal ve insani belge oluşturur… ”20. Yüzyıl İnsanı” başlığı altında topladığı ve tasarladığı yapıtlarının eşsizliğini teslim etmek zorundayız. Kendi ülkesinin insanlarının portrelerini çeken başka hiçbir fotoğrafçıda böylesine yarı şeffaf bir belgesellik yoktur.”
1964 yılında hayatını kaybeden Sander ile ilgili “August Sander” adını taşıyan kitabın yazarı John von Hartz şöyle diyecektir:
“Sander tek silahı olan fotoğraf makinesiyle Weimar dönemi halkın arasına karıştı, mesleklerin, zanaatların ve toplumsal sınıfların tipik örneklerini seçti; onları alışıldık çevreleri içinde fotoğraflayarak geri döndü. Bugün o kayıp on yıldaki insanların yüzlerine baktığımızda kendi yansımamızla karşılaşırız.”
Sander, fotoğrafları ile o yüzlerin bize bir şey söylemesini ve bizim onu anlamamızı istemiştir.
Naziler yasakladı, belki yaktı ama August Sander kitabı -Türkiye’de yayınlanmasa da “Zamanın Yüzü. 20. Yüzyıldan Alman İnsanlarının Altmış Fotoğrafı (2018)” başlığı ile günümüze ulaştı.
Oğuz Makal

