Müzede Yangın – Bülent Bakan yazdı…
Bodrum Yarımadası tam bir açık hava müzesidir. Milliyet Çocuk Dergisi’nin bir çekilişi ile ilk kez geldiğimde rehberimiz Ahmet Köklügiller idi. Bodrum yarımadasında ayak basmadık bir karış toprak bırakmamıştık. O zamanlardan bilirim. Bodrum Yarımadası bir Doğa Tarihi Müzesidir. Rivayet odur ki Bodrum Kalesinin altında Godzilla’nın kemikleri bulunur. Bodrum yarımadasının her türlü felakete dayanma gücü işte bu mega iskeletten kaynaklanır. Bin yıldır her felakete direnen kale Tapınak Şövalyelerine de bu sayede dayanabilmiştir. Bodrum yarımadasında ‘Şunu bilin ki Prensim, Kabaran okyanusların Atlantis’i ve onun görkemli kentlerini yutmasından hemen sonra, Dünya’da o güne kadar görülmemiş bir çağ başlamıştı. Aryas’ın oğullarının
Bodrum Yarımadası karanlık ve aydınlığın mücadelesini yeniden gördü aha tam da bu günlerde. Sabahları gün ağarmadan başlayan Cırcır Böcekleri Operasına kırlangıç kuşlarının bale gösterisi eklendi. Alev gibi esen rüzgâr da bu uyarı gösterisine eşlik etti ama alınan tedbirler işe yaramadı ve aniden başlayan mücadele her yerin her yerinde devam etti. Bu mücadeleye tam teşekkülsüz Cevat Kelle gibi ben de tanık oldum. Alevlerin ortaya çıktığı noktadan on dokuz kilometre sonra başladık takibe. An be an gece ve gündüz süren takipte karanlığın aydınlığın üzerine çullandığına şahit oldum. Işıktan hızlı tepelerin üzerinden akıp giden volkanik lavın karanlığı önüne geleni yuttu, süpürdü, önüne aldığı her şeyi yaladı, yuttu. Karanlık sanki antik bir yolu takip eder gibi bazen çıkmaz sokaklara girdi, bazen vadileri yaladı yuttu bazen de şaşırtmaca yapar gibi sakinledi, birkaç soluk alıp son sürat saldırdı. Bir Formula
Bodrum Açık Hava Müzesi aydınlık bir sabaha yine cırcır böceklerinin serenadı ile başladı. Kırlangıç yuvalarından yayılan sesler her yere güneşin doğuşunu bir saatin dakikliğinde bildirdi. Sonrasında gökyüzünde bale gösterisi başladı. Börtü böcek kayıplarını sayar gibi yeniden uyandı. Karanlık çoktan kaçıp gitmişti. Kalan birkaç karanlık nokta da teslim oldu. Gücünü ve kuvvetini çoktan kaybetmişti.
Bodrum Açık Hava Müzesinde üç gün üç gece süren mücadelede zeytin ağaçları alevi içine çekti ve onu içten içe kemirerek yok etti. Kadim zeytin ağaçları bir baca endamıyla tüterek, cılız ama etkili bir haber bülteni gibi mücadeleyi tüm yarımadaya ve küreye bildirdi. Benzer şekilde mücadeleye harnup ağaçları da dâhil oldu. Kadim zeytin ve harnup ağaçları olmasa mücadele daha çok kayıplı olabilirdi.
Bodrum Doğa Tarihi Müzesi, binlerce yıllık tarihinde olduğu gibi kayıplarına rağmen mücadeleyi kazanmış olmanın verdiği hüzünlü ama gururlu bir aşk şarkısı söylüyor. Ahmet Köklügiller ile beraber dolaştığımız dere yatakları, uğultulu tepeler, taşlı yalılı sahiller, küle doymuş vadiler yine, yeni ve yeniden yeşilin her tonu için mücadeleye başladı bile.
Bodrum Yarımadası yeşile mavi durdukça karanlığın aydınlığın sırtını yere getirmesi mümkün değil. Cırcır böcekleri de tarihin en güzel Opera Yarımadasında bu aryaya devam ediyor. Yaşam bir yolunu bulur, buluyor…
Bülent Bakan
*Fotoğraflar Bülent Bakan – tamamı copyrightlidir, izinsiz kullanılamaz

