‘An Meselesi’ Sergisi ‘Acı’nın Türlü Hâllerine Odaklanıyor

‘An Meselesi’ Sergisi ‘Acı’nın Türlü Hâllerine Odaklanıyor
offgrid art project, Aslı Çelikel ve Kübra Su Yıldırım’ın çalışmalarını bir araya getiren “An Meselesi” başlıklı sergiye 2 Nisan – 24 Mayıs 2026 tarihleri arasında ev sahipliği yapıyor.
Küratörlüğünü Melis Bektaş’ın üstlendiği sergi, acıyı tekil bir olay olarak değil; bedende kalan, zamanla biçim değiştiren ve farklı yoğunluklara dönüşen bir deneyim olarak ele alıyor.
Bugün rahatsız edici duyguları hızla bastırma eğilimi, acıyı çoğu zaman bir sorun ya da aşılması gereken bir durum gibi gösterir. ‘An Meselesi’ sergisi ise bu bakışı tersine çevirir; acıyı açıklamaya, yatıştırmaya ya da ondan bir sonuç çıkarmaya çalışmadan, onun insanı nasıl yerinden ettiğine ve hayatın akışında nasıl bir kırılma yarattığına odaklanır.
Yas burada bir kapanış biçimi olarak değil, kayıpla birlikte yaşamanın sert ve yavaş ilerleyen bir gerçeği olarak ele alınıyor. Sergi bu bakış açısından hareketle, hayatın akışında beliren ani duraksamaları görünür kılıyor. Bu anlar, insanların birbirine karşı geliştirdiği dikkat, sorumluluk ve kırılgan ilişkiler alanını düşünmeye açıyor. Bu yaklaşım, iki sanatçının farklı mecralarda kurduğu ortak bir dil üzerinden görünür oluyor. Resim ve fotoğraf, aynı konunun iki ayrı kıyısında konumlanıyor. Kübra Su Yıldırım sembollerle örülü bir iç dünya kurarken, Aslı Çelikel geride kalan izleri, boşlukları ve nesneleri kayda geçirir. Yan yana geldiklerinde acı yalnızca bireysel bir deneyim olmaktan çıkar; dolaşıma giren, temas eden ve çoğalan bir hâl kazanır. Sergideki fotoğraflarda ve resimlerde zaman kronolojik bir akış olarak değil, kırılma noktaları üzerinden detaylanır.
Kübra Su Yıldırım’ın resimleri, benliği sabit bir merkez olmaktan çıkarıp parçalanan ve yeniden kurulan bir alan olarak ele alır. Cinsiyetin ötesinde bedenler, çoğalan yüzler ve maskeye yaklaşan ifadeler tek bir “ben” fikrini sürekli bozar. Mekânlar da benzer biçimde tanımsızdır; tekinsiz peyzajlarla anlatı zamansızlaşır. Sanatçının sembolleri ruhsal ve zihinsel işleyişin parçası olarak belirir. Sergi için ürettiği dokuz resimde her anlatı diğerinin parçasına dönüşür. Çıkış tabelası, makas ya da adı konmayan büyüyen bir form gibi imgeler, acının bir hikâyeden çok bir düzen bozma hâli olduğunu hissettirir. Yıldırım, pürüzsüz bir anlatıya sığmayan içsel bir baskıyı görünür kılar; resim burada düğümü görünür ve açık tutar.
Aslı Çelikel’in fotoğrafları ise büyük olayların değil, gündelik hayatta “sonrasının” izini sürer. Sahipsiz ayakkabılar, işlevsiz yara bantları, lavaboda beliren kan, şehir manzarasına yerleşen bir beden, tren penceresinden geçen kısa bir not ya da kökün altında uyuma arzusu… Çelikel’in fotoğraflarında, Roland Barthes’ın “punctum” kavramını hatırlatan bir etki öne çıkar: fotoğrafın içindeki küçük bir ayrıntı izleyiciyle beklenmedik ve kişisel bir temas kurar. Sanatçının işleri tam da bu ayrıntılar üzerinden gündelik hayatın içindeki eksilmeyi görünür kılar. Fotoğraf artakalanın taşıyıcısına dönüşür. Çelikel’in imgelerinde punctum, olayın kendisi değil; olaydan sonra kalan boşluktur.
Simena’nın sanatçılarından besteci Yağız Oral’ın ses tasarımının eşlik ettiği “An Meselesi”, yasın çoğu zaman bir kapanışla değil, bir eksiklikle sürdüğünü kabul eder. Serginin odağında hızla iyileşmek değil; acının nerelerde bastırıldığını, nerelerde taşındığını ve nerelerde başkasına temas edebildiğini fark etmek vardır. İnsan bağ kurdukça incinebilir hale gelir; her temas bir risk taşır. 24 Mayıs 2026’ya kadar offgrid art project’te görülebilecek bu sergi, acıyı ortadan kaldırılması gereken bir sorun olarak görmez; bazı kayıpların paylaşılmadan taşınamayacağını hatırlatır.
Aslı Çelikel
Aslı Çelikel (d. 1988), görsel sanatçı ve film yönetmenidir. Çalışmaları fotoğraf, hareketli görüntü ve film arasında konumlanır. Çelikel, imgelerin anlatı kurma potansiyelini araştırırken görsel hikâye anlatımı ile sinematografik dil arasında gidip gelen bir üretim pratiği geliştirir. 2010 yılında Akdeniz Üniversitesi Turizm bölümünden lisans derecesini almış, ardından 2014 yılında Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Fotoğraf Bölümünden mezun olmuştur. Sanatsal pratiğinin yanı sıra film yönetmeni olarak da çalışmalarını sürdürmektedir. Reklam projeleri ve müzik videoları yönetmekte olup yönetmen olarak HOKUS tarafından temsil edilmektedir. Ayrıca üniversitelerde, Akbank Sanat’ta ve çeşitli sanat kurumlarında dersler ve atölyeler vermektedir. Çelikel, RFYP (Reklam Filmi Yönetmenleri Platformu), Sinema Televizyon Sendikası ve PLATFORM by GAPO üyesidir. Çalışmaları Contemporary Istanbul BLOOM (2024), Taksim Sanat (2023), Mamut Art Project, İstanbul (2022), Unexpected çevrimiçi sergi (2020), FotoIstanbul (2017), Artist (2014) ve Pera Müzesi, İstanbul (2014) gibi sergilerde yer almıştır.
Kübra Su Yıldırım
Kübra Su Yıldırım (d. 1997, İstanbul), dijital üretim ile fiziksel malzemeleri birleştiren hibrit bir pratiğe sahip disiplinlerarası bir sanatçıdır. Eserlerinde bilinç akışı yöntemini benimser; beden, temsil, normatif yapılar ve insan doğasına özgü çelişkiler, gerilimler ve rasyonalite ötesi deneyimler aracılığıyla bireyin kendilik deneyimini sorgular. Sanatçının pratiğinde ontolojik ve epistemolojik sorunsallar merkezi bir yer tutar; varlık, kimlik, algı ve zaman gibi kavramlar, figüratif ve simgesel anlatım yoluyla ele alınır. Yıldırım’ın yapıtları; arketipsel imgeler, kadın ve non-binary figürler, kültürel kodlar ve psiko-mitolojik öğeler etrafında şekillenir. Eserleri Akbank Sanat, Mamut Art Project ve Büyükdere35 gibi kurumlarda sergilenen sanatçı; Odunpazarı Modern Müzesi ve MUBI Türkiye gibi kurumların yanı sıra Sertab Erener, Nova Norda ve Dilhan Şeşen gibi müzisyenlerle iş birlikleri gerçekleştirmiştir. Sanatçının “Bedenin Mağarası” isimli yapıtı üzerine, Kültür Araştırmaları Dergisi’nde Platon’un mağara alegorisi bağlamında ruh-beden düalizmini inceleyen akademik bir makale yayımlanmıştır.
Melis Bektaş
Melis Bektaş (d. 1994, İstanbul), bağımsız küratör ve sanat yöneticisidir. Küratöryel pratiği, dönemin baskın duyguları ile bu duyguların kültürel ve toplumsal etkileri üzerine yürüttüğü dönemsel araştırmalara dayanır. Sergiyi, sanat üretimi ile kamusal deneyim arasında eleştirel bir düşünme ve karşılaşma alanı olarak ele alır. Küratöryel pratiğinin ilk döneminde hak kayıpları ile yaşam ve ölüm hakkı üzerine çalışır; sonraki projelerinde ise güvencesizlik, toplumsal kırılganlık, acı, yas ve ortak duygulanım biçimleri üzerine yoğunlaşır. Sergi yazıları ve yorumları da kaleme almaktadır. Melis Bektaş aynı zamanda Taner Ceylan Studio yöneticisi, Olimpos Sergileri proje direktörü olarak görev yapmakta, We Are Artwalk ekibinde yer almaktadır. Küratörlüğünü üstlendiği sergiler arasında İstanbul’da Şifa Bulmak (2021), Birbirimizin Huzurunda (2022), Plumbob Refleksi (2022), Kim Unutacak Bizi? (2022), Birbirimize Rastladık (2023) ve 212 Photography Istanbul 8. Edisyon (2025) yer alır. Salt Galata, Depo, OMM, Sanatorium ve Yer Mekân gibi kurumlarda söyleşi ve forum programlarında yer almıştır. Üretimlerini İstanbul’da sürdürmektedir.




























































