Canan Tolon, ‘Nakarat’ İle Dirimart Pera’da

Canan Tolon, ‘Nakarat’ İle Dirimart Pera’da
Dirimart, Canan Tolon’un galerideki üçüncü kişisel sergisi Nakarat’ı sanatseverlerle buluşturuyor.
Sanatçının son dönemde ürettiği on iki büyük boyutlu, peş peşe asılmış soyut resmi, mekânda içi boş bir ısrarla yankılanan bir düzende izleyiciyle buluşuyor.
Sergi, doğanın bastırılmış seslerinin izleyiciyi rahat bırakmadığı, organik güç ve döngüsel zamanın hâkim olduğu bir kuşatmanın izlerini sürüyor.
Eserlerini şans ve tesadüf olgusu etrafında üreten Canan Tolon’un sanat pratiği, doğa, zaman ve belleğin yanı sıra mimari kavramlar üzerine şekillenir. Boyayı dökerek, silerek ve kazıyarak katmanlar oluşturan sanatçının üretim süreci neredeyse eserin konusuna dönüşür. Tolon’un eserleri yapım ve yıkım süreçlerini aynı anda içerirken, varoluş ile yok oluş arasındaki gerilimi somutlaştırır. Mimari düşünce ile yapı-doğa arasındaki ilişkiyi soyut ve temsili ifade arasında salınan katmanlı yüzeylerle tuvale aktaran Tolon, eserlerinde hem yapısal hem sezgisel bir dil kurar.
Canan Tolon’un Nakarat sergisinde yer alan on iki floral kompozisyon, sessiz resim yapmanın imkânsızlığı içerisinde bir isyanı temsil ediyor. Sanatçının izleyiciyi içine alan bir manzara deneyimi olarak kurguladığı görsel bir süreklilik ve atmosfer hissi sunuyor. Tabloların asılı olduğu, izleyiciyi saran ve her türlü mesafeyi ortadan kaldıran bir ark şeklinde kurulmuş duvarlar, genel bir bakışı imkânsız kılan, çıkışı olmayan bir şekilde izleyiciyi kuşatıyor: Gözler resimler arasında dolaşsa da her zaman aynı biçimlere, aynı sessizliğe, aynı baskıya geri dönüyor; resmin bütününü kavrayamıyor.
Sergideki her bir tuval yalnızca imgesel olarak değil, yapısal olarak da bir nakarat gibi işliyor. Oranları aynı, aralıksız yan yana asılmış resimler, sık tekrarlanan sloganlar gibi anlamını yitiriyor. Yakından bakıldığında solgunluk, çürüme ve sessiz bir tehdit barındıran bu tekrar, zamanın döngüsel ilerleyişini hissettirirken, görsel ve varoluşsal sıkışmışlığın sessiz nakaratına dönüşüyor.
Canan Tolon’un Nakarat sergisi, bastırılmış sessizliğin geri dönüşünü görünür kılarak, insanın doğa üzerindeki hâkimiyet kurma arzusunu ve kendi yarattığı düzen içinde kayboluşunu sorguluyor. Doğa, tekrar eden döngülerle yankılanan bastırılmış bir ses olarak izleyici karşısına çıkıyor.
Nakarat sergisi, 6 Eylül – 28 Eylül 2025 tarihleri arasında Dirimart Pera’da ziyaret edilebilir.
Bunlar bahçeler değil; yoğun, geçirimsiz, talepkâr topraklardır.
Tehditkârdır. Doğa artık ne sessizlik içinde ne de boyun eğmişliktedir: yaklaşır, kuşatır, baskı kurar. Bir zamanlar yumuşak görünen şey şimdi bir güç taşır. Kontrol yanılsaması çözülmeye başlar; doğa artık ne sessiz kalır ne de boyun eğer. Bu sergide mesajımı daha yüksek bir sesle tekrarlamak istedim.
Bu sergide, mesajımı daha güçlü bir şekilde, adeta bir yankı odasında tekrarlamak istedim.
— Canan Tolon
Canan Tolon Kimdir? (d. 1955, İstanbul)
İstanbul Fransız Lisesi’nde edebiyat ve felsefe eğitimi aldı. 1976’da Edinburgh Napier Üniversitesi ve Fachhochschule Trier’de tasarım; ardından Londra’da A.A. Middlesex Üniversitesi’nde iç mimarlık eğitimi gördü. 1983’te Kaliforniya Üniversitesi, Berkeley’de mimarlık yüksek lisansını tamamladı. Seçili kişisel sergileri arasında Nakarat, Dirimart Pera, İstanbul (2025); Havadan Sudan, Dirimart Dolapdere, İstanbul (2023); Tunnel Vision, Dirimart Pera, İstanbul (2022); Limbo, Cocoon by CIF, Fişekhane, İstanbul (2022); Sen Söyle, İstanbul Modern, İstanbul (2019); Where where we, Anglim Gilbert Gallery, San Francisco (2018); I will not say I told you so, Von Lintel Gallery, Los Angeles (2017); Ağır, Galeri Nev, İstanbul (2015); LIKE, Von Lintel Gallery, Los Angeles (2014); Sidesteps, Parasol Unit, Foundation for Contemporary Art, Londra (2014) ve Then, and Then, Gallery Paule Anglim, San Francisco (2012) yer alıyor. Katıldığı seçili karma sergiler arasında Yüzen Adalar, İstanbul Modern, İstanbul (2023); Tedbir, ARTER, İstanbul (2021); Anı ve Süreklilik: Hüma Kabakçı Koleksiyonu’ndan Bir Seçki, Pera Müzesi, İstanbul (2016); Yok Olmadan, İstanbul Modern, İstanbul (2016); Poetry and Exile from the permanent collection, British Museum, Londra (2014); Zwölf im Zwölfen, Tanas, Berlin (2012); Confessions of Dangerous Minds, Saatchi Gallery, Londra (2011); Istanbul Next Wave, Matin Gropius Bau, Berlin (2009); Modern ve Ötesi, SantralIstanbul, İstanbul (2007) ve 2. Yaya Sergileri, Karaköy, İstanbul (2005) bulunuyor. Eserleri British Museum (Londra), ARTER (İstanbul) ve İstanbul Modern (İstanbul) gibi önemli koleksiyonlarda yer alan Canan Tolon, yaşamını ve çalışmalarını İstanbul ve San Francisco’da sürdürüyor.





























































