
Türk Sinemasının Dört Yapraklı Yoncasından Birisi:
Fatma Girik
Türk sinemasının “Dört Yapraklı Yonca”sından birisi olan, mavinin en dik ve vakur tonunu gözlerinde taşıyan Fatma Girik, aramızdan ayrılışının yıl dönümünde sanat dünyası ve sevenleri tarafından özlemle anılıyor. 24 Ocak 2022’de kaybettiğimiz usta sanatçı, geride bıraktığı 200’den fazla film ve toplumun kalbine dokunan duruşuyla yaşamaya devam ediyor.
1942 yılında İstanbul’da doğan Fatma Girik, sinemaya henüz 14 yaşındayken figüran olarak adım attı. Ancak onu asıl zirveye taşıyan, canlandırdığı “güçlü, hakkını arayan ve boyun eğmeyen” kadın karakterler oldu.
Şoför Nebahat ile toplumsal cinsiyet rollerine meydan okudu.
Ezo Gelin ile Anadolu’nun hüznünü ve direncini beyaz perdeye yansıttı.
Yılanların Öcü ve Boş Beşik gibi kült yapımlarla Türk sinemasının toplumcu gerçekçi damarını besledi.
Sanatın Ötesinde Bir Yaşam: Siyaset ve Toplumsal Duyarlılık
Fatma Girik, sadece bir oyuncu değil, aynı zamanda halkın içinden bir liderdi. 1989-1994 yılları arasında Şişli Belediye Başkanı olarak görev yaparak sanatçı kimliğini kamu hizmetiyle birleştirdi. “Söz Fato’da” programıyla ise bir dönem televizyon ekranlarında adaletin ve mağdurun sesi oldu.
“Hayatım boyunca hep dürüst olmaya çalıştım. Ne yaparsam yapayım, her zaman insan onurunu her şeyin üzerinde tuttum.”
— Fatma Girik
Bir Devrin Sonu, Bir Efsanenin Ölümsüzlüğü
Memduh Ün ile yaşadığı büyük aşkla da hafızalara kazınan sanatçı, Türk sinemasında bir dönemin en önemli tanıklarından biriydi. Bugün onun filmlerine baktığımızda, sadece bir oyuncu değil; emeği, dürüstlüğü ve cesareti görüyoruz.
Mavi gözlerinle geçtiğin bu topraklarda bıraktığın izler asla silinmeyecek. Güle güle usta, güle güle mavi gözlü dev…




























































