BlogGenel

Türk Edebiyatının Modern Öykücüsü: Sait Faik Abasıyanık

Türk Edebiyatının Modern Öykücüsü:
Sait Faik Abasıyanık

Türk edebiyatında modern öykücülüğün kapılarını aralayan, Burgazada’nın, balıkçıların ve “küçük insanların” kalemi Sait Faik Abasıyanık’ı, vefatının yıl dönümünde sevgi ve özlemle anıyoruz.

Edebiyatımızın benzersiz kalemi Sait Faik Abasıyanık, 11 Mayıs 1954’te aramızdan ayrıldığında geride sadece öyküler değil, yepyeni bir anlatım dili bıraktı. Klasik “olay” öykücülüğünü yıkarak “durum” öykücülüğünün (Çehov tarzı) en büyük temsilcisi olan usta yazar, hayatı boyunca toplumsal normların dışına çıkmış, insana ve doğaya olan sonsuz sevgisini kağıda dökmüştü.

“Bir İnsanı Sevmekle Başlar Her Şey”

Sait Faik denince akla gelen o meşhur dize; aslında onun tüm sanat felsefesinin özetidir. O, hayatı boyunca sarayları veya büyük kahramanları değil; Beyoğlu’nun arka sokaklarını, Burgazada’nın balıkçı kahvelerini, martıları ve ekmeğinin peşindeki emekçileri anlattı. Semaver, Sarnıç, Lüzumsuz Adam ve Son Kuşlar gibi eserleriyle, Türk insanının ruhuna ayna tuttu.

Burgazada ve Müze Ev

Yaşamının büyük bir bölümünü geçirdiği ve birçok öyküsüne ilham kaynağı olan Burgazada’daki evi, bugün yazarın anısını yaşatan bir müze olarak binlerce okuru ağırlamaya devam ediyor. Vasiyeti üzerine eserlerinin telif haklarını Darüşşafaka Cemiyeti’ne bırakan yazar, bugün hâlâ okunan her kitabıyla babasız ve annesiz çocukların eğitimine katkı sağlamaya devam ediyor.

“Yazmasam deli olacaktım…”

Diyen usta yazar, edebiyat yolculuğuna çıkacak her genç kalem için ilham kaynağı olmaya devam ediyor. Türk edebiyatının bu sivil ve özgür sesini, aramızdan ayrılışının bu yıl dönümünde bir kez daha saygı, minnet ve o hiç bitmeyen “yaşama sevinciyle” anıyoruz. Işıklar içinde uyu, usta… Kuşlar hâlâ senin için uçuyor.

Değerler Azaldıkça İnsan Da Azalır

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir



Başa dön tuşu