ETKİNLİKLERİstanbulSERGİ

Kolaj Hareketi Club Collega, İlk Sergisini Türk-Alman Kitabevi’nde Açıyor

Kolaj Hareketi Club Collega, İlk Sergisini Türk-Alman Kitabevi’nde Açıyor

Almanya’da kadınların kurduğu uluslararası kolaj hareketi Club Collega, İstanbul’daki ilk sergisini 22 Ekim’de Beyoğlu’ndaki Türk-Alman Kitabevi’nde açıyor.
Saat 16.00’daki açılışa, hareketin farklı ülkelerdeki üyeleri çevrimiçi olarak eşlik edecek.

Walter L. Meyer, 2020 karantinasında evden çıkamadığı günlerde elindeki eski sanat dergilerini kesip yapıştırdı ve kolajının tepesine Çatalhöyük’ün Ana Tanrıçası’nı yerleştirdi. Gonca Göde’nin kâğıdı ise kırtasiyeden gelmiyor; atık kâğıdı hamur haline getirip kendisi döküyor. Bir mutfak ya da bir berber önlüğü, bir bankacının gömleği işte Nebahat Yılmaz’ın yirmi kelebeği, kadınların bir zamanlar giydiği bu kumaşlardan iki yüz yirmi ayrı dokunuşla kesilip Club Collega’nın İstanbul gösterimi için bir kolaja dönüştü.

Bu işler, 22 Ekim – 22 Kasım 2026 tarihleri arasında Türk-Alman Kitabevi’nde yan yana duracak. Sergideki yapıtların büyük bölümünde malzeme ikinci hayatını yeniden yaşıyor: başka bir amaçla üretilmiş kâğıtlar, kumaşlar ve fotoğraflar kesilip belki de tamamen yırtılarak, kimi zaman da dikilerek yeni bir hikâyenin belleklerde kalıcı olan hatıralarına dönüşüyor…

Bir kadın kolektifinin İstanbul seçkisiNDE NELER VAR?

Club Collega, 2026’nın başında Almanya’da bir grup kadının yaptığı açık çağrıyla başladı. Berlin’deki kâğıt sanatı müzesi Haus des Papiers’in desteğini alan hareket kısa sürede 30’dan fazla ülkede karşılık buldu. İstanbul ayağını kuran Gamze Örgev, şehrin her yaştan ve meslekten tasarımcılarını da bu ağa bağlamak istiyor. Benimsediği ilke kısa: “Hiçbir şey imkânsız değildir, yapılması yeterlidir.”

Seçkideki isimler birbirine pek benzemeyen hayatlardan geliyor. Aralarında baş terzilik yapmış bir modelist de var, sanat küratörü veya galerist, seramik sanatçısı, ya da sekiz şiir kitabı yayımlamış bir mimar, Kanada vatandaşı, İranlı ve pek çok ülkedeki sanatçı buluşmalarında temsil gücüne sahip enternasyonel gücü yüksek ince ruhlar da var. İşlerin birçoğu kadın emeğine, kadın bedenine, güçsüze yönelen şiddete, bir de hatırlamanın malzemeyle kurduğu ilişkiye dokunuyor.

Açılış: 22 Ekim Perşembe, 16.00

Açılış günü İstanbul yalnız olmayacak. Berlin, Paris, Viyana, Tokyo, New York ve hareketin uzandığı diğer şehirlerden sanatçılar, küratörler ve galeristler ekran başından kitabevindeki kalabalığa katılacak. Kâğıt, kumaş ve ahşap üzerine kurulan işler bir ay boyunca İstiklal Caddesi’nin köklü kitabevlerinden birinde, kitap raflarıyla aynı duvarları paylaşacak. Almanya’da doğan bir hareketin İstanbul’daki ev sahibinin Türk-Alman kitabevi olması da bu buluşmaya yakışıyor.

Sanatçılar ve işleri

Aslı Kırmızıer

Serüven, kolaj, yaklaşık 33 x 47 cm

Aslı Kırmızıer’e göre her yapıtın arkasında bir mit, bir öykü saklı. Yazar ve araştırmacı olarak da üreten sanatçı, kolajı bir anlatım dili gibi kullanıyor; parçalanmış imgelerden yeni hikâyeler kuruyor, geleneksel kes-yapıştır tekniğini kendi çizim ve illüstrasyonlarıyla birleştiriyor. Mitoloji ve insanın doğayla ilişkisi başlıca kaynakları. “Serüven”de turuncu bir zeminin üzerinde dev bir el açılıyor; avucunda bir pusula ve yelkenli, parmak uçlarında bir deniz kaplumbağası var. Bir yengeç, bir yarasa, kanatlı bir yüz, lacivert bir kadın gövdesi ve ufka bakan bir kedi bu elin çevresinde kendine yer arıyor.

Ayşe Koşak

Sans Titre / Untitled II, 2025, kâğıt üzerine kolaj, 28 x 21 cm

Ayşe Koşak, duyguların malzemede bıraktığı izin peşinde. Kolaj onun için sezginin, duyusal belleğin ve zamanın katmanlarının iç içe geçtiği bir alan. Buluntu kâğıtlar, eski fotoğraflar, yıpranmış yüzeyler ve arşiv parçaları doğrusal bir hikâye anlatmak yerine bir duygu iklimi kuruyor; katmanlar üst üste biniyor, aşınıyor, birbirini örtüyor. Kadın bedeni ve iç dünya, görünenle saklı kalan arasındaki gerilimde beliriyor. Boğaziçi’nde tarih, Bilgi’de kültür yönetimi okuyan Koşak, 2024’te Avustralya’nın Hobart kentindeki Good Grief SWANA sergisine katıldı, 2025’te Salzburg International Summer Academy’deydi; 2026’da araştırmalarını Barselona ve Paris’te sürdürdü.

Dilek Değerli

“Yaptığım kolajlar, haksızlıklar, adaletsizlikler ve baskılara karşı bir duruş, bir çığlıktır” diyor Dilek Değerli. Fiziksel olarak daha güçsüz olana, yani kadına, çocuğa ve hayvana yönelen şiddete itiraz eden işlerinde kendi hayatından da parçalar var. Kapitalizmin kadın bedenini arzu nesnesine dönüştürmesine karşı çıkıyor; doğadan koptukça duyuları körelen, ekran ışığında yalnızlaşan insana “bir Kızılderili gibi üzüntüyle” baktığını söylüyor. İTÜ Mimarlık’ta lisans ve yüksek lisansını tamamlayan Değerli’nin şiirlerinin yanı sıra çevirileri, romanı ve denemeleri de yayımlandı; 2023’te BUDEP çeviriye katkı ödülünü aldı. İşleri 1994’ten bu yana Çekirdek Sanat Galerisi ve Kent Müzesi’nin de aralarında bulunduğu mekânlarda sergilendi.

Pelin Yazar

Oyunbaz Kolaj, tuval üzerine kâğıt kolaj, 50 x 70 cm

Pelin Yazar kendi boyadığı kâğıtlardan bir “renk albümü” oluşturuyor ve dergilerden seçtiği renkli parçalarla birlikte kullanıyor. “Oyunbaz Kolaj”da biçimleri makasla ya da doğrudan elle yırtarak çıkarıyor, renklerle dokular arasındaki ilişkiyi tuval üzerinde sınıyor. Marmara Üniversitesi’nde figüratif resim okuyan, İTÜ’deki yüksek lisans yıllarında soyuta açılan sanatçı, o dönemde Degas’nın kadın figürlerini soyut bir dille yeniden yorumladı ve mimari atıklardan kendi tuvallerini üretti. Chicago ve Montreal’de sanat çalışmalarına hız kesmeden devam etti. 2015’ten beri atölyesi Moda’da üretimlerine devam ederken Türkiye ve Kanada arasında gidip gelerek üretimlerine devam ediyor. Montreal’de bir kadın sığınma evine bağışladığı resimlerden biri, orada kalan bir kadının iyileşme sürecine eşlik etti; o kadın yıllar sonra sanatçıyı bulup teşekkür etti. 14 Kasım’da Aidiyet isimli sergisini Moda Museo’da görücüye çıkaracak.

Sara Shahzadeh

Uyanış I–IV, ahşap üzerine kolaj, her biri 27 x 27 cm

İstanbul’da yaşayan İranlı ressam Sara Shahzadeh (1985), dört parçalık “Uyanış” serisiyle katılıyor sergiye. Ahşap üzerine kolajla üretilen işlerin her biri kendi başına duruyor; ikişerli olarak alt alta dizildiklerinde ise aralarında tematik bir bağ kuruluyor ve seri tek bir bütüne dönüşüyor. İran’da resim eğitimi aldıktan sonra İstanbul’da sanat yönetimi alanında yüksek lisansa devam eden Shahzadeh, yirmi yılı aşkın süredir üretiyor. Organik formlar, insan bedeni ve doğal unsurlarla kurduğu yüzeylerde insan, doğa ve iç dünya arasındaki sınırlar akışkanlaşıyor.

Gamze Örgev

Kolaj, 24 x 34 cm

Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Seramik ve Cam Tasarımı Bölümü’nden mezun olan Gamze Örgev, Beril Anılanmert atölyesinde çalıştı; geleneksel olanla çağdaşı harmanlayan bir tasarım anlayışından geliyor. Sergideki kolajında duyguların nasıl tanımlandığını, ölçüldüğünü ve hatırlandığını düşünüyor. Eski belgeleri, gündelik nesneleri ve sözcükleri alışıldık bağlamlarından koparıp yeniden diziyor; mizahla belirsizlik arasında gidip gelen kompozisyon, insanın iç dünyasıyla onu sınıflandırmaya çalışan dış dünya arasındaki çelişkiyi ortaya seriyor.

Gonca Göde

Gonca Göde’nin işlerinde sürdürülebilirlik, üretim yönteminin ta kendisi. Atık kâğıtlardan elde ettiği yapraklar ve kâğıt hamuru, iki boyutlu yüzeylerden üç boyutlu formlara uzanan işlerinin ana malzemesi. Anadolu Üniversitesi’nde resim öğretmenliği ve grafik, Bilgi Üniversitesi’nde tasarım yönetimi ve kültürü okuyan Göde, farklı kurumlarda sanat eğitmenliği yapıyor. ArtWeeks Akaretler, Kalyon Kültür’deki “Yeni Bir Dünyayı Hayal Edenler” ve Uniq Expo’daki “Kadına Şiddete Karşı”, katıldığı sergilerden birkaçı.

Amir Alimi

Tahran doğumlu (1976) Amir Alimi, makine mühendisliği eğitiminin ardından fotoğrafa yöneldi; ABD’de, Maryland’deki Montgomery College’da fotoğraf eğitimi aldı ve 2014’te Tahran’a dönerek çalışmalarını orada sürdürdü. “Blindness” (Körlük) serisiyle dikkat çeken sanatçının işleri Hepta Gallery, Silk Road Gallery ve Mojdeh Art Gallery’nin grup sergilerinde ve uluslararası platformlarda yer aldı. Siyasi ve toplumsal kırılmaları kayda geçirmekte güçlü bir geleneği olan İran fotoğrafının bugünkü temsilcilerinden biri.

Mojgan Dolatabadi

Mojgan Dolatabadi, 1973 yılında Tahran, İran’da doğdu. Lise eğitimini İran’da tamamladıktan sonra eğitimini sürdürmek için İstanbul’a geldi. İstanbul Üniversitesi Yabancı Dil Enstitüsü’nden Türkçe diploması aldı, ardından aynı üniversitenin Hukuk Fakültesi’ne kaydoldu. 1996 yılında eğitimine ara vererek İran’a geri döndü. İran’da Kültür ve Sanat Yönetimi ile Gazetecilik bölümlerinden mezun oldu. 13 yıl boyunca tekstil sektöründe faaliyet gösteren bir Türk firmasında hukuk danışmanı ve ticari yönetim kademelerinde çalıştı. Aynı zamanda çeşitli resmi ve devlet kurumları toplantılarında ve organizasyonlarda yazılı ve sözlü çevirmenlik yaptı. IRAN Antropoloji Kurumu için Türkiye’nin kültürü ile ilgili çalışmalar yürüttü ve çeşitli akademik makaleler çevirdi. 2011 yılından itibaren edebi çeviri çalışmalarına yoğunlaştı. 2018 yılında çevirdiği eserler Tahran Yunus Emre Enstitüsü tarafından düzenlenen Edebi Çeviri Ödülü’ne layık görüldü. Şu anda İstanbul’da yaşamaktadır ve Sanat Yönetimi bölümünde yüksek lisans yapmaktadır.

Damla Özdemir

Damla Özdemir (1984, İstanbul), dijital ve analog kolaj, asemblaj ve 3 Boyutlu Heykel Kolaj alanlarında üretim yapan multidisipliner bir kolaj sanatçısıdır. Sanat üretimine 2007 yılında dijital kolajla başlamıştır. 2011 yılında, iki boyutlu kolajın kendisi için yeterli olmadığını düşünerek, çalışmalarındaki duyguyu izleyiciye daha fiziksel bir biçimde aktarabileceği 3 Boyutlu Heykel Kolajlar üretmeye başlamıştır. Bu çalışmalarını, elle kestiği ve zımparaladığı ahşap katmanlardan oluşturur. Farklı kalınlıklardaki ahşap parçaları birbirini tamamlayacak şekilde üst üste ve iç içe yerleştirerek, katmanlar aracılığıyla derinlik kazanan üç boyutlu kompozisyonlar kurar. Zaman içinde analog kolaj ve asamblajı da üretimine dahil eden Özdemir, imgeler ve buluntu nesneler arasında beklenmedik ilişkiler kurarak hikâyeler oluşturur. Özdemir, Türkiye’de ve yurt dışında sergilerde yer almış; eserleri birçok ülkede özel koleksiyonlara girmiştir.

Walter L. Meyer

Bored in Bed (Yatakta Can Sıkıntısı), kâğıt kolaj, 20 x 28 cm

“Aslında ben bir sanatçı değil, sanat küratörüyüm” diyor Walter L. Meyer. Antropoloji mezunu Amerikalı koleksiyoncu, New York’ta reklamcılıkta geçen yılların ardından UCLA’da sanat tarihi okudu. 2019’dan beri İstanbul’da yaşıyor; çevrimiçi galerisi Art Without Boundaries üzerinden yerel sanatçıları tanıtıyor, onların sergilerinin küratörlüğünü üstleniyor, Karagöz gösterilerini evinde ağırlıyor. Kolajda yatak başlığının üzerinde sırtı bize dönük oturan kadın, heykeltıraş Ceren Müftüoğlu’nun Kybele adlı eseri. Meyer, sitesi için yaptığı söyleşide bu figürün de Çatalhöyük’ün Ana Tanrıçasından esinlendiğini Müftüoğlu’ndan öğrenmiş.

Nebahat Yılmaz

Yirmi kelebek, artık kumaşlarla kolaj

İstanbul’da işçi bir babanın ve ev hanımı bir annenin kızı olarak büyüyen Nebahat Yılmaz (1959), Akşam Kız Sanat Okulu’nun ardından terzilikte ustalaştı, oradan moda tasarımına, aksesuara ve kırkyamaya merak saldı. Irak’ta Jorjett Abaya markasının 55 parçalık koleksiyonunu, kendine özgü kumaş kolajı tekniğiyle hem tasarladı hem dikti; dönemin savaş koşulları girişimini yarıda bıraktı. Bugün belki bir mağazası yok ancak evinin mutfağını hala atölye olarak kullanıyor. Yılmaz’a göre kelebek hem çok güçlü hem de ölüme en yakın canlı: kozada kendi bedenini eritip yeniden doğuyor, kısa ömrünü uçarak harcıyor. Kelebeklerin her biri farklı; yirmisi birlikte, onun deyişiyle “kırılgan ama uçmaya kararlı bir sürü” imajı oluşturuyor.

Sergi bilgileri

SergiClub Collega Regional – Weltweit Istanbul
Tarih22 Ekim – 22 Kasım 2026
Açılış22 Ekim 2026 Perşembe, saat 16.00

Eş zamanlı uluslararası çevrimiçi buluşma

MekânTürk-Alman Kitabevi, İstiklal Caddesi No: 481, Beyoğlu / İstanbul
KatılımcılarAmir Alimi, Aslı Kırmızıer, Ayşe Koşak, Damla Özdemir, Dilek Değerli, Gamze Örgev, Gonca Göde, Mojgan Dolatabadi, Nebahat Yılmaz, Pelin Yazar, Sara Shahzadeh, Walter L. Meyer
MalzemelerKâğıt, kumaş ve ahşap üzerine kolaj; geri dönüştürülmüş kâğıt ve kâğıt hamuru
Webwww.clubcollega.eu  ·  Instagram: @clubcollega

Club Collega hakkında

Club Collega, kâğıt, kumaş ve dijital ortamda üreten sanatçılardan oluşan uluslararası bir kolaj ve tasarım topluluğudur. Üç ilkeyle hareket eder: katılım için coğrafya şartı yoktur, malzeme ve ortam sınırlaması yoktur, buluşmaların ölçüsü maddi değil yaratıcılık ve iş birliğidir. Berlin, Hamburg, Köln, Madrid, Viyana, Graz, Paris, Tokyo ve İstanbul’da bölgesel temsilcilikleri bulunmaktadır.

Haus des Papiers hakkında

2021’de Berlin’de açılan Haus des Papiers, çağdaş kâğıt sanatına adanmış bir müzedir; kâğıttan heykel, kesme kâğıt ve kavramsal işlere yer verir. www.hausdespapiers.com

LÖSEV’den Turuncu Farkındalık Hareketi

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir



Başa dön tuşu