
Sahneden Beyaz Perdeye Uzanan Bir Ömür:
Zeki Alasya
Türk sineması ve tiyatrosunun unutulmaz ismi, gülen yüzü ve bilgeliğiyle gönüllerde taht kuran Zeki Alasya, aramızdan ayrılışının yıl dönümünde sevgi, saygı ve derin bir özlemle anılıyor.
Sanat hayatı boyunca toplumsal meseleleri mizahla harmanlayan, “Zeki-Metin” ikilisiyle bir neslin çocukluğunu ve gençliğini güzelleştiren Zeki Alasya, geride dev bir sanat mirası bıraktı.
1943 yılında İstanbul’da doğan Zeki Alasya, sanat yolculuğuna MTTB Tiyatrosu’nda başladı. Ardından Arena, Gen-Ar ve Ulvi Uraz tiyatrolarında deneyim kazandı. Ancak onun kariyerindeki en büyük dönüm noktalarından biri, 1967 yılında Haldun Taner ve Metin Akpınar ile birlikte kurdukları Devekuşu Kabare Tiyatrosu oldu. Bu çatı altında sergilenen oyunlar, Türk tiyatro tarihinin en seçkin hiciv örnekleri olarak kayıtlara geçti.
Yeşilçam’ın Ayrılmaz İkilisi: Zeki ve Metin
Zeki Alasya denilince akla gelen ilk isim hiç şüphesiz yol arkadaşı Metin Akpınar’dır. Salak Milyoner, Köyden İndim Şehre, Güler Misin Ağlar Mısın ve Petrol Kralları gibi sayısız filmde canlandırdığı saf ama yürekli karakterlerle toplumsal dayanışmayı ve dostluğu en saf haliyle izleyiciye aktardı. Sadece oyuncu olarak değil, yönetmen koltuğunda da Aslan Bacanak ve Sivri Akıllılar gibi başarılı yapımlara imza attı.
Unutulmayacak
Zeki Alasya, oyunculuğundaki samimiyetin yanı sıra entelektüel birikimi ve sanatçı duruşuyla da örnek bir şahsiyetti. 1998 yılında Kültür Bakanlığı tarafından “Devlet Sanatçısı” unvanına layık görüldü. Kariyerinin son dönemlerinde de televizyon dizileriyle yeni nesillerle buluşmaya devam etti.
8 Mayıs 2015 tarihinde aramızdan ayrılan büyük ustayı, bizlere bıraktığı o eşsiz kahkahalar ve hayat dersleri için şükranla anıyoruz.
Işıklar içinde uyu, Zeki Alasya… Seni ve o içten gülüşünü asla unutmayacağız.




























































