BlogKÖŞE YAZILARIŞeref Umut Ersop

103 Yıl Önce 30 Ağustos: Bir Ulusun Yeniden Doğuşu

Şeref Umut Ersop yazdı...

103 Yıl Önce 30 Ağustos: Bir Ulusun Yeniden Doğuşu – Şeref Umut Ersop yazdı…

103 yıl önce 30 Ağustos 1922’de Dumlupınar’da kazanılan zafer, yalnızca bir askeri başarı değil, tarihten silinmek istenen bir milletin yeniden ayağa kalkışının simgesidir. Bu zafer, Sevr Antlaşması’nın dayattığı esaret zincirlerini parçalayan, Anadolu’nun dört bir yanında yanan İstiklal ateşinin zaferle taçlandığı gündür. (Mango 2000, 314–320; Shaw ve Shaw 1983, 367–375).

Sevr: Bir Milletin Yok Sayıldığı Gün

Osmanlı İmparatorluğu’na  dayatılan Sevr Antlaşması, paylaşım planıdır. Türk milletine sadece bir “seyirci” rolü biçilmiştir. Anadolu’nun batısı Yunanlılara, doğusu Ermenilere, güneyi Fransız ve İngiliz mandasına bırakılmış; Boğazlar üzerindeki egemenlik yitirilmiştir. Sevr, bağımsızlık kavramına tamamen aykırı, bir işgal projesidir. (Karal 1993, 235–240).

Ama Türk milleti bu projeyi kabul etmemiştir. Direnişin kıvılcımı Samsun’da, Amasya’da, Erzurum ve Sivas’ta yazılmıştır. Ankara’da kurulan Türkiye Büyük Millet Meclisi, artık milletin gerçek sesi olmuştur. (Akşin 1998, 142–145).

Reşat Çiğiltepe: Onur İçin Verilen Can

30 Ağustos Zaferi’ne giden yolda, bazı kahramanların adı tarihe altın harflerle kazanmıştır. Bunlardan biri de 57. Tümen Komutanı Albay Reşat Bey’dir. Büyük Taarruz’da kendisine Çiğiltepe’yi ele geçirme görevi verilmiştir. Başkomutan Gazi Mustafa Kemal Paşa, 27 Ağustos 1922 günü bu tepenin alınmasını istemiştir. Ancak belirlenen saatte sonuç alınamayınca, Reşat Bey bu durumu görevini yapamamak olarak kabul etmiştir. “Verilen vazifeyi yerine getiremedim.” diyerek intihar etmiştir. Oysa birlikleri Albay’ın şehadetinden sadece 15 dakika sonra tepeyi almıştır. Onun bu davranışı, Türk subayının vatan, sorumluluk ve onur karşısındaki duruşunun sembolü olmuştur. (Genelkurmay Başkanlığı 1972, s. 114;  Atay 2004,  s. 230–240)

30 Ağustos: Bir Hesap Günü

26 Ağustos sabahı Afyon’dan başlayan Büyük Taarruz, 30 Ağustos’ta kesin zaferle taçlanmıştır. Yunan ordusu bozguna uğramıştır, düşman artık geri çekilmiştir. Bu zafer, Sevr’in hükümsüz kılındığı, millet iradesinin galip geldiği andır. (Kinross 2005,  s. 301–307)  İşte o gün; sadece bir muharebenin değil, bir halkın kaderinin değiştiği gündür. 30 Ağustos, Sevr’in çöpe atıldığı gün olmuştur. 30 Ağustos’un sadece askeri değil, ahlaki bir zafer olduğunu da kanıtlar. Ve her 30 Ağustos’ta, sadece bir zaferi değil; onurumuzu, direncimizi ve bağımsızlık inancımızı kutluyoruz.

Şeref Umut ERSOP
Tarihçi

Kaynakça

Akşin, Sina. Kurtuluş Savaşı Kronolojisi. Ankara: İmaj Yayıncılık, 1998.

Atay, Falih Rıfkı. Çankaya. İstanbul: Pozitif Yayınları, 2004.

Genelkurmay Başkanlığı. Türk İstiklal Harbine Katılan Tümen ve Daha Üst Kademelerdeki Komutanların Biyografileri. Ankara: Genelkurmay Basımevi, 1972.

Karal, Enver Ziya. Osmanlı’dan Günümüze Türkiye Tarihi. Ankara: Türk Tarih Kurumu, 1993.

Kinross, Lord. Atatürk: Bir Milletin Yeniden Doğuşu. İstanbul: Sabah Kitapları, 2005.

Mango, Andrew. Atatürk: Modern Türkiye’nin Kurucusu. İstanbul: İnkılap Kitabevi, 2000.

Shaw, Stanford J., ve Ezel Kural Shaw. Osmanlı İmparatorluğu ve Modern Türkiye, Cilt II. İstanbul: E Yayınları, 1983.

T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı. “30 Ağustos Zafer Bayramı.” Erişim 25 Ağustos 2025. https://www.ktb.gov.tr

Shell Shock Ve Panik Atak: İki Çağın Sessiz Çöküşü

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir



Başa dön tuşu