
Türk Sinemasının Efsanevi Sesi:
Adalet Cimcoz
Türk sinemasının “görünmez devlerinden” biri olan, sesiyle karakterlere hayat veren ve kalemiyle sanata yön veren Adalet Cimcoz, vefatının yıl dönümünde hâlâ derin bir saygı ve özlemle anılıyor.
Türk sanat dünyasının çok yönlü ismi; yazar, çevirmen, galeri sahibi ve Yeşilçam’ın en ikonik seslerinden biri olan Adalet Cimcoz, aramızdan ayrılışının yıl dönümünde sanatseverlerin kalbinde yaşamaya devam ediyor. Sadece bir seslendirme sanatçısı değil, aynı zamanda Türkiye’nin ilk özel sanat galerisi olan Maya Sanat Galerisi’nin kurucusu olarak da kültür tarihimize damgasını vurdu.
“Dublaj Kraliçesi”nden Sanatın Merkezine
Adalet Cimcoz, sinema izleyicisinin zihnine kazınan o asil ve karakteristik sesiyle Türkan Şoray, Hülya Koçyiğit, Filiz Akın ve Belgin Doruk gibi pek çok yıldızı beyaz perdede konuşturdu. Ancak onun sanatı sadece mikrofon başında sınırlı kalmadı.
Edebiyata Adanan Bir Ömür: Kafka, Brecht ve Zweig gibi devlerin eserlerini Almanca asıllarından Türkçeye kazandırarak çeviri edebiyatında ekol yarattı.
Maya Sanat Galerisi: 1950 yılında kurduğu bu galeriyle, o dönemin sanatçılarına nefes alacak bir alan sağladı ve modern sanatın Anadolu topraklarında kök salmasına öncülük etti.
Yazarlık Kimliği: Fitne Fücur takma adıyla yazdığı dedikodu yazıları ve eleştirileriyle dönemin basın dünyasına keskin bir zekâ ve mizah kattı.
Sanatla Geçen Bir Miras
Adalet Cimcoz, sadece bir sanat emekçisi değil; dostlukları, entelektüel derinliği ve zarafetiyle bir dönemin “sanat annesi” konumundaydı. Sabahattin Eyüboğlu’nun kardeşi, Abidin Dino ve Azra Erhat gibi isimlerin yol arkadaşı olan Cimcoz, Türk kültür hayatının en parlak yıldızlarından biri olarak kalmaya devam edecek.
“Sesini verdiğim her karakterde aslında benden de bir parça var.”
Onu vefatının bu yılında, sanata kattığı tüm o eşsiz renklerle, minnetle anıyoruz.




























































