ETKİNLİKLERİstanbulRESİMSANATTANSERGİ

‘BE THE SUN’ Başlıklı Karma Sergi Chi Art Gallery’de Başlıyor

“BE THE SUN” Başlıklı Karma Sergi Chi Art Gallery’de Başlıyor

İnsan, kendi ışığını ancak karanlığına bakabildiğinde bulur.
(21 Temmuz – 25 Ağustos 2026)

İstanbul’un Anadolu yakasında çağdaş sanatın dinamik duraklarından biri haline gelen Chi Art Gallery, 21 Temmuz – 25 Ağustos 2026 tarihleri arasında gerçekleşecek “Be The Sun” başlıklı karma sergisiyle izleyiciyi, insanın en kişisel yolculuklarından birine davet ediyor. Aziz Çınar, Feyza Çoban, Ekinakis, İrfan Erdal, Erman Gürcüm, Daniel Horoz, Buket Ada Kılıç, Ceren Müftüoğlu, Yunus Özaksu, Cem Öztürk, Loya Kader Öztürkmen, Çiğdem Polat, Ege Subaşı, Ufuk Güneş Taşkın ve Elif Tutka’nın eserlerini bir araya getiren sergi, ışık ve karanlık arasındaki karşıtlığı yalnızca estetik bir unsur olarak değil, insanın iç dünyasını anlamaya yönelik varoluşsal bir alan olarak ele alıyor. Resimden heykele uzanan farklı üretim pratiklerini buluşturan eserler; görünür olanla saklanan, güçle kırılganlık, umutla yas ve sessizlikle dönüşüm arasındaki ince çizgiyi araştırırken, izleyiciyi içsel dönüşüm, dayanıklılık ve öz farkındalık üzerine düşünmeye davet ediyor.

“Be The Sun”, izleyicisine tek bir soru yöneltiyor: Kendi ışığını üretmek mümkün mü? Işık çoğu zaman yaşamın, nefesin, hareketin ve canlılığın sembolü olarak görülürken; karanlık çoğunlukla eksiklik, kırılganlık ve duraksamayla ilişkilendiriliyor. Oysa insanın en görünmez, en hakiki tarafları çoğu zaman tam da geri çekildiği o gölgede şekilleniyor. Başkalarında tamamlanmayı beklemek yorucu olduğu kadar insanı kendisinden de uzaklaştırıyor. “Kendi güneşin olmak”, tam da bu yüzden önce kendi karanlığına bakabilme cesaretiyle başlıyor.

Acılar, kayıplar, korkular ve tereddütler yalnızca taşınması gereken yükler değil; insanın kendine en çok yaklaştığı alanlar olarak karşımıza çıkıyor.Kendi eksiklerini, çelişkilerini ve kırılganlığını görebilmek bir güçsüzlük değil, en dürüst yüzleşme biçimine dönüşüyor. Sergide yer alan her eser, bu içsel dönüşümün farklı bir katmanına temas ediyor; bazen bir yüzeyde, bazen bir boşlukta, bazen de sessizliğin içinde insanın kendini yeniden kurma ihtimalini görünür kılıyor.

Güvenin giderek aşındığı, yakınlığın zaman zaman bir tehdit gibi hissedildiği çağımızda “Be The Sun”, insanın yeniden kendine dönmesini, kendi sıcaklığını üretmesini ve kendi etrafında dönen küçük ama güçlü bir iklim yaratmasını öneriyor. Çünkü bazen hayatta kalmak; kimseye yaslanmadan dimdik durabilmek değil, düştüğünde bile kendi ışığını üzerinde hissedebilmektir. Bu sergi, tüm mevsimlerde kendi güneşi olmayı seçenlere ve seçmeye cesaret edenlere adanıyor.

İnmede İlk 4.5 Saate Müdahale Hayat Kurtarıp Felci Önlüyor

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir



Başa dön tuşu