KÖŞE YAZILARIRESİMSANATTANVecdi Uzun

Manipülasyonların Odağında Sanat, Sanatçı, Galerici Ve Sanat Piyasası

“Leon LÖWENTRAUT Örneği”

Manipülasyonların Odağında Sanat, Sanatçı, Galerici Ve Sanat Piyasası
“Leon LÖWENTRAUT Örneği”
Vecdi Uzun yazdı.

Ülkemizde yetersiz bile olsa yaratıcılığın çok yavaş gelişirken, diğer taraftan yaratıcı sanat ve sanatçıdan daha çok kârların çoğu zaman havaya uçuştuğu, daha doğrusu lüks galerilerin ceplerine gittiği, bazı galeriler aracılığıyla sanatçılar üzerinden alıcıları etkilemek için abartılı tanıtımların yapıldığı, satılmayacağı bilindiği halde bol sıfırlı rakamlı etiketlerin bulunduğu ve çağdaş sanat adı altında abartının sanatı perdelediği galerici tekeline dayalı sanat dünyasına hoş geldiniz! 

Klasik anlamda sanat dünyası, Sanatçı-Galeri-Koleksiyoner(alıcı) ilişki ağı içinde yavaş ritimde çalışırken içinde bulunduğumuz dünyada bu ağın oyuncuları ve fonksiyonlarında önemli değişiklikler olmuştur. Her gün hızla gelişen dijital teknoloji; sanat dünyasını üretimden satışa kadar her alanda doğrudan etkiler hale gelmiştir.

Bu yazıyla yoğun olarak galeriler tarafından yapılan manipülasyonlar yanında doğrudan sanatçılar tarafından da yapılan sistematik manipülasyonlara, galerilerde alıcıları etkilemek için oluşturulan satış algoritmalarına, moda resimler yaratmaya, duygusal pornografiye, yaratıcı olmak yerine sadece satışa odaklanmaya ve sanat-moda ilişkisine değinmeye çalışacağım.

SANAT DÜNYASI

Sanat alanında kariyer yapmak, tanınmak ve geçimini sağlayacak kadar para kazanmak çok zordur. Sanat üretimi yanında piyasaya odaklanma, pazarlama bilgi, becerileriyle satış ağları oluşturma sanatçının sınırlı zamanının önemli kısmını alır. Çoğu sanatçı pazarlama becerilerine sahip olmayıp, buna zaman da ayıramaz. İyi sanat yapmak; sürekli, kolay ve çok satılan sanat eserleri ortaya koymakla aynı şey değildir. Sanatçıların karşılaştığı en büyük zorluk; özgün olma ve sanatsal bütünlüklerini koruma yanında ve belirli bir kitleye hitap edecek yeteneğe sahip organizasyon oluşturmaktır. Sanatçı bunu nasıl yapacağını çözse bile, tek başına yaptıklarını sanat alıcılarına iletmek ve satışa çevirebilmek sanatın sert rekabet ortamında çok zordur. Birinin koşmak için mükemmel kas yapısına sahip olması onun olimpiyat takımına girebileceği rekor kırarak madalya kazanabileceği anlamına gelmez. Sanatta da durum aynıdır. Sanatçıdaki yetenek; istek ve kararlılıkla birleşmez, etkili ve düzenli bir şekilde kullanılmaz ve gerekli pazarlama gücüyle desteklenmezse, o yetenek boşa gider.

Sanatın-sanatçının finansmanı için tanınırlık sanatçılar için de önemlidir. Eserlerinin satın alınması için görünür olması ve halka açık bir şekilde sergilenmesi gerekir. Sanat galerileri de sanatçıların çok istediği bu görünürlüğü sağlayan mekânlara sahiptir. Popüler sosyal medya kanalları da yeni sanatsever ve alıcı kitlelerin ortaya çıkmasına zemin hazırlamaktadır. Bu da galerileri sanat piyasandaki tek seçenek olmaktan çıkarmıştır. Sanatçıların galerilere komisyon ödemeden eserlerini doğrudan listeleyip satabilecekleri e-ticaret platformları da mevcuttur. Galeri sahipleri ve sanatçılar arasındaki geleneksel güç dengesinin değişmekte olduğunu söylemek yanlış olmaz. Buna rağmen tüm bunları bir sanatçının başarıyla yapabilmesi zordur. Sanatçıların kendilerini tanıtım için sahip oldukları seçeneklerin farkında olarak bunları yönetmesi gereklidir.

Sanatçının eserlerini önde gelen sanat galerilerinde sergilemesi hâlâ önemli bir başarı olarak kabul edilir. Ancak hızlı tempolu iş ve satış odaklı sanat dünyası sanatçılardan sergileme alanından daha fazlasını arıyor. Sanatçılar farkındalığı artırmak için alternatif yöntemler kullandıkça ve eserleri ün kazanmaya ve satılmaya başladıkça, tanınırlık sanatsal değerlerin üstüne çıktığı için sanatçının tanınırlığını daha da artıran tanıtım çabası gerekli hale gelmektedir.  Günümüz dünyasında ağ kurma ve tanıtım bağlantıları önemli hale gelmiştir. Sanatçının izleyici kitlesini ve galeri duvarlarında ve sosyal medyada mevcut eserlere göz atan ziyaretçilerin sayısını sürekli artırıp satın alınma rakamları artırabiliyor musunuz? Onları tanıtmak için sanat yatırımcıları ve koleksiyonerleri dünyasında etkili bağlantılarınız var mı? Kamusal sergilere izin verebilecek belediye ve sivil bağlantılarınız var mı? Onları ünlü sanat fuarlarında sergileyecek ve tanıtacak etkiye sahip misiniz? Peki ya lüks markalarla yapılacak özel anlaşmalar sayesinde, sanat eserlerini pahalı ürünlerle bir araya getirerek eşsiz fırsatlar yaratmak? Türkiye’de bunları şu an için galeriler dışında yapabilmek imkânsıza yakındır.

Bu zorunluk bir çeşit sanat yapma biçimlerini belirleyerek, sanatçının sanatsal niteliğinin de galeriler tarafından belirlenmesi ve bunun doğrudan sanatçılar tarafında tanıtım ajansları aracılığıyla yapılabilmesi de giderek artmaktadır.

FİYATLANDIRMA

Çağdaş sanat eserlerinin fiyatları nasıl ortaya çıkar? Dünyada satılan mal ve hizmetin fiyatını arz ve talep belirler. Çağdaş sanat alıcıları temel bir belirsizlik sorunuyla karşı karşıyadır, çünkü kalite olarak kabul edilen şeyin belirlenmesi zordur ve alıcılar belirli bir sanat eserinin yatırım olarak nasıl performans göstereceğini tahmin etmekte güçlük çekerler. Çağdaş sanat piyasası, en azından sınırlı rasyonel satın alma kararlarının mümkün olmasını varsaydığından belirsizliğin azaltılması gerekir. Bir sanat eserinin veya sanatçının değeri; galeri sahipleri, küratörler, eleştirmenler, sanat tüccarları, gazeteciler ve koleksiyoncular gibi sanat alanındaki uzmanlar tarafından yapılan özneler arası bir değerlendirme ve itibar kazandırma sürecinden kaynaklanır. Bu uzmanlar, bir eserin veya sanatçının sanatsal itibarını belirlemeye yardımcı olurlar. Sanat alanından ortaya çıkan kalite sinyalleri, alıcıların sanat eserlerinin ekonomik değerini değerlendirmelerini sağlar. Sanat piyasasındaki galeri satış fiyatları hiçbir zaman son fiyat değildir. Sanat eseri satış-alış piyasasında kayıt dışılık egemen olduğu için fiyatlar pazarlığa tabidir. Diğer taraftan bazı galerilerce fiyatın bazı sanatçılar için çok yüksek tutulmasında esas olan o sanatçının piyasa değerliliğini artırmak için yapılmış pazarlama taktiğidir. Bu da bir abartma taktiğidir.

SANAT PAZARLAMASINDA ALGORİTMA

Bugün sanatçı ve galericinin ortak planlaması kapsamında bir algoritma eşliğinde maniple edilen sanat dünyası sisteminin varlığı ve etkilerinin yeniden düşünmenin zamanının geldiğine inanıyorum. Bir zamanlar sanatçıları desteklemek için inşa edilen sanatçı-galeri-sanatsever bağlantı modeli, tekelleşme, abartılı tanıtım ve kendi portföyü dışındaki sanatçıları yok sayma esasına dayalı ve bir algoritma temelinde çalışan model çoğu zaman sanatçı ve onları destekleyen koleksiyonculara karşı çalışan bir yapıya dönüştü. Algoritma denilince sadece dijital dünyada kullanılan algoritma sistemi akla gelmemelidir. Algoritma, belirli bir problemi çözmek veya belirli bir amaca ulaşmak için çözüm yolunun adım adım tasarlanmasıdır. Algoritmalar sadece bilgisayar bilimlerinde değil hayatın her alanında kullanılır. Örneğin bir yemek yaparken, o yemeğin tarifindeki adımlar aslında bir algoritmadır. Örnek; instagram algoritması akışınızda hangi gönderilerin sıralanacağını belirlemek için daha önce etkileşimde bulunduğunuz gönderilere bakar, bu gönderilerle başka kimlerin etkileşime girdiğini ve başka hangi hesaplarla ilgilendiklerini öğrenir. Genel planlama doğrultusunda sonuç çıkartarak hedefe yönelik araştırma yapmak için hazırlık yapılmasını sağlar.

Bu algoritmik sistemin abartılı ve diğerlerini yok sayan tanıtım yöntemiyle sanatçı ve galeri işbirliği tarafından kullanıldığını düşündüğümüzde sanatseverin bu yapı içinde sağlıklı bir sistemde düşünebilmesi mümkün değildir.

Enerjilerinin ve yaratıcılıklarının tamamını kendilerini ifade eden eserler geliştirmeye harcayan birçok sanatçı, eserlerini sergilemek için mutlaka uygun bir ortama ihtiyaç duymaktadır. Ayrıca piyasada hak ettikleri tanımı ve eserleri için adil bir fiyatın oluşması için galerilerin uzmanlığına, yargısına, bilgisine ve bağlantılarına ihtiyaç duyarlar. Sanat alıcılarının, koleksiyonerlerin ve yatırımcıların nasıl düşündüğünü galeri sahibinin doğal anlayışına güvenmenin verdiği güvenceye ihtiyaç duyarlar. Bir galeri sahibi, sanatçıların eleştirmenler ve karşıt görüşlüler karşısında ayakları yere basmasına yardımcı olurken, onları kendi eserlerinin ve deneyimlerinin ötesinde var olan çok daha geniş bir sanat dünyasına da açabilir. Sanatçılar, yalnızca bir galeri sahibinin doğru şekilde sağlayabileceği türden sektör bilgisine, etkiye ve tanıtım becerisine ihtiyaç duyarlar.

Eleştirmenler ve yazarlar tarafından sanat dünyasına yapılan duyurular sanatçıların eserlerinin fiyatını yükseltir ve diğerlerini göz ardı eder. Bu yapay bir standart ve bence seçilmiş birkaç kişi dışında tüm sanatçılara zarar veriyor. Bunlar çoğunlukla işin ticari tarafında yer alıyorlar. Sadece bir sanatçı açısıdır.

SANATTA MANİPÜLASYON

Sanatta manipülasyon galeriler tarafından abartı ve diğerlerini yok sayma şeklindeki gerçekleştirilir.

Abartı: Abartı; bir şeyi kasıtlı veya kasıtsız olarak olduğundan daha aşırı veya dramatik bir şekilde temsil etmektir. Güçlü duygular uyandırmak veya güçlü bir izlenim yaratmak için kullanılan bir retorik araç veya söz sanatı olabilir. Dikkat çekmek için başarıları, engelleri ve sorunları abartmak günlük bir olaydır. Bir hedefe ulaşıldıktan sonra, hedefe ulaşmanın zorluğunu şişirmek öz saygıyı güçlendirmek için kullanılabilir.  Sanatta, vurgu veya etki yaratmak için abartılar kullanılır. Edebi bir araç olarak abartılar genellikle şiirde kullanılır ve gündelik konuşmada sıklıkla karşımıza çıkar. Hiperbolün kullanımları birçok kez bir şeyi gerçekte olduğundan daha iyi veya daha kötü olarak tanımlar. Hiperbolün bir örneği şudur: “Çanta bir ton ağırlığındaydı.” Hiperbol, çantanın çok ağır olduğunu vurgular, ancak muhtemelen bir ton ağırlığında değildir.  Abartmak aynı zamanda bir aldatma biçimidir ve sorumluluklardan kaçınmak için bahane olarak küçük yaralanmaları veya rahatsızlıkları büyütmek anlamına gelen bir tür hastalık taklidi yöntemidir.[1]

Abartıyla temel amaç prestij sağlamaktır. “Prestij” bir yanılsama ve nesiller boyunca insanlar ona hayran kalmaya devam ederek insan hayatında varlılığını tarih boyunca varlığını sürdürmektedir. Başkalarının da hayranlıkla baktığı bir şeye yönelmek insan doğasının bir parçasıdır. Birine gerçekten neyi beğendiğini sorarsanız, onları ne kadar rahat hissettirdiğinize bağlı olarak, size gerçek duygularını anlatacaklardır. Beğenmeyebilir veya anlamayabilirler, ama meraklarından dolayı, “prestijli” olduğu için o resme bakar veya  ilgi düzeyini artırır. Sanat piyasası da ister istemez gerçek sanat içeren çalışmalardan daha çok, prestijli çalışmalardan daha çok etkilenir.

Sanat eseri piyasasındaki abartı son 10-15 yılın en çok konuşulan konularından birisidir. Özellikle yüksek fiyatlar, spekülasyon, fiyat şişirme, balonlar, birinci el ve ikinci el fiyatlar arasındaki uçurum ve genç sanatçıların çalışmaları için istenen astronomik fiyatlar sıkça tartışılıyor. Geçmişte olduğu gibi bugün de bazı sanatçıların ve sanat eserlerinin abartılmasında sanatın ticarileşmesinin giderek artmasının yanında günümüz dijital teknolojinin düşük maliyetli tanıtımın sağladığı kolaylık, süreklilik ve hızın etkili olduğu ortadadır. Yanlış anlaşılmasın; sanatı, sanatçıyı ve sanat eserini önemsizleştirmeye çalıştığım düşüncesi ile konuya yaklaşılırsa amaçtan uzaklaşılır. Bazı sanat eserleri ve bazı sanatçılar kesinlikle övgüyü hak ediyorken, ancak çoğu sanatçı ve eserleri vasat düzeydedir. Yoğun olarak sosyal medyada paylaşılan sanat eserlerinin çoğunun vasatın, hatta amatör seviyenin altında olduğunu ve çoğu kişi için gerçekten keyif verici olmadığını kolaylıkla söyleyebilirim. Bu durumda gayet doğaldır.

Genel olarak güzelliğin öznel olması gibi sanat da özneldir. Güzellik bireysel olduğu kadar genel kabullerin de etkisiyle oluşur.  İçinde bulunduğumuz yoğun tanıtımın etkisiyle zaman içinde yeni ve yaygın zevkler, moda ve standartlar oluşur ve yaygın zevklere göre birçok sanat eseri vasat, sıradan veya daha da kötüdür ve oldukları halde sanat ve sanatçı gereğinden fazla övülür.

Eğer çağdaş sanatın önde gelen isimlerinden biri olarak geçim sağlamaya çalışsaydınız, muhtemelen bir tür medya desteği olmadan fark edilmezdiniz. Eserlerinizin geçmişine dair bazı bilgiler, örneğin sanat eğitimi aldığınız yer, çağdaşlarınız ve erken dönem çalışmalarınızın (çağdaş bağlamda) umut vaat edip etmediği gibi detaylara ihtiyacınız olurdu. Sanatçıların radarına takılmadan başarılı olan türden sanatçılar olmak daha iyidir; geleceğin şampiyonu işte burada. Çünkü tüm sanatçıların içinde bir tür kurulu düzen karşıtı unsur vardır; bu nedenle sadece ticari başarı elde etmek ve eserlerinizle bağınızı koparmak, satılmışlık olarak kabul edilir. Bu, muhtemelen önde gelen çağdaş sanatçıların eserlerinin çoğunun artık ruhsuz hale gelmesinden farklıdır. Çünkü ne yaparlarsa yapsınlar para kazanacaklarını biliyorlar – o halde neden kendilerinden daha fazlasını versinler ki?

Görmemezlikten Gelmek: Görmemezlikten gelmek; görmemiş gibi davranmak, görmemiş olma taklidi yapmak anlamını taşır. Birisi sizi görmezlikten geliyorsa muhtemelen kör taklidi yapıyordur, ama görmemezlikten geliyorsa o an için, o açıdan, o kalabalıklar içinde vb. görememiş gibi davranıyordur.

Sanat dünyasında görmemezlikten gelmek galeriler ve eleştirmenler tarafından yapılarak karşı tarafta duran sanatçıyı değersizleştirmeye çalışma amacı güder. Görmemezlikten gelme karalama-kötülemeye göre masum görünse de amaç, kendi portföyünde bulunan sanatçıyı prestijli hale getirmektir.

DUYGUSAL PORNOGRAFİ

Sanatta hiçbir şekilde zorunluluk bulunmadığı gibi önceden belirlenmiş tekniklerden arınmak zorundadır. Bu sanatın özgür ve yenilik içeren düşünce ortamında yapılan yaratıcılık faaliyeti olduğu sonucunu ortaya koyar.  Görsellerin tamamını görmek için aşağıya kaydırın. Sanat sadece teknik değildir. Sanat üretebilmek için teknik yetkinliği önemli olup, özellikle el becerisi ve kendiliğindenlik gerektiren sanat formlarında zor tekniklerde ustalık sergileyenler bir adım öne çıkar. Ancak teknik hususlar başlangıçta bu becerilere sahip olmayanların yaratıcı olma dürtüsünü, ihtiyacını bastırmamalıdır.

Görsel sanatta sanatçı öncelikle hacmin ortaya çıkma, belirme, görünme, oluşmasını (tezahürünü) ifade etmek için çalışır. Başka bir deyimle duygusal pornografi [2] yoluna saparlar. Bu sadece hacimli figürleri resmetmek değildir. Hacmi sadece büyütmek yerine önemli olan hacmi yücelterek hacmin önemini rasyonelleştirmektir. Çağdaş resimde hacim konunun duygusallığını, biçimi ve rengi yüceltmek için yapılır. Sanatın doğası gerçek üzerine kurulmadığı için hayale dayanır. Sanat her zaman bir abartıdır. Ressam rengi, şekli veya çizgiyi abartır.  Eğer sanatçı olmak istiyorsanız, her zaman size ilham veren ve sizi daha iyi bir insan, daha iyi bir sanatçı olmaya iten o büyük sanatçılara bakın ve her gün sürekli öğrenmeye devam edin. Bu noktada şunu söylemek önemlidir;  Burada eleştirilen sanatçının eser üretirken kullandığı hayal gücü değil, alıcıyı etkilemek için renk, ebat, konu, figür ve güncel moda ögeleri kullanmaktır. Çağdaş sanat resmi buna son derece açık olup, sanatseverin bu tehlikenin farkında olması gerekir.

Abartıda;

Abartılı oranlar: Duygusal etki yaratmak için belirli özelliklerin büyütülmesi veya küçültülmesi.

Dinamik çizgiler: Hareketi ve enerjiyi ifade eden kıvrımlar ve jestler.

Renk sembolizmi: Duyguyu yansıtmak veya ironiyi vurgulamak için parlak zıtlıklar.

Doku çeşitliliği: Derinlik ve kontrast oluşturmak için pürüzsüz ve pürüzlü dokuların karıştırılması.

kullanılan teknikler kullanılır.

Bu teknikler etkili bir şekilde uygulandığında, hem eğlenceli hem de düşündürücü sanat eserleri ortaya çıkar, ama bu sadece satış için yapılmaya başlanılır ve bu zamanla bir kalıba ve modaya dönüşür.

ABARTILAN SANATÇI ÖRNEĞİ; LEON LÖWENTRAUT

Sanat dünyasında galericiler tarafından yapılan abartı-görmemezlikten gelme konusundaki manipülasyonları Alman sanatçı Leon Löwentraut örneğinden anlatmak istemekteyim. Ben konuyu Leon Löwentraut üzerinden anlatayım okur, ülkemizdeki Leon Löwentraut benzeri sanatçıları ve bu sanatçıyı maniple eden galerileri kendisi tahmin etsin.

Hayranları tarafından bir sanat dâhisi olarak nitelendirilen, sanat dünyasının bazı kesimleri tarafından ise hor görülen Leon Löwentraut [3], kendi kendini tanıtarak sanatını pazarlamayı çok az kişi gibi biliyor. Leon Löwentraut sosyal medyayla büyüdü ve onu nasıl akıllıca kullanacağını biliyor. Sanata olan sınırsız tutkusunu dünyaya tereddütsüz bir şekilde sunmak istiyor. 27 yaşındaki sanatçı görkemli girişler yapmayı seviyor. Pahalı takım elbiseler giymeyi seviyor ve sergi açılışlarına helikopterle, kırmızı bir Porsche veya beyaz bir Bentley ile veya at arabasıyla geliyor. Yapımlarında kendi kameramanını kullanıyor. Milyonlarca hayranı ve takipçisi için ağırlıklı olarak kendisine odaklanan, medya açısından oldukça etkili etkinlikler düzenliyor. Birçok kişi onu genç sanatçı kuşağının öncüsü olarak görüyor. Ancak sanat sahnesine getirdiği sözde yeni yaklaşım herkesin beğenisine hitap etmiyor.[4] Leon Löwentraut acaba günümüz yeni nesil sanatçılarının prototipi mi? Sanat ve sanatçı buraya mı evriliyor?

Dikkatli sanatseverler Leon Löwentraut’un Kültür ve Turizm Bakanlığı Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü iş birliğiyle 1 – 15 Kasım 2025 tarihleri arasında Tarık Zafer Tunaya Kültür Merkezi, Beyoğlu / İstanbul’da  “Renklerle Dostluk” adlı resim sergisiyle sanatseverlerle buluştuğunu hatırlayacaktır. Ünü buralara kadar gelmiş!

Kimileri onu dahi olarak görürken, kimileri de yeteneksiz, kendini tipine çıkaran biri olarak değerlendiriyor. Leon Löwentraut kadar sanat dünyasını bölen başka bir isim neredeyse yok. ARD’nin yeni bir belgeseli, sanatçının ihtişam, şöhret, eleştiri ve nefret dolu yaşamını gözler önüne seriyor. ARD’nin “Dahi mi Yoksa Hayal Gücü mü?” belgeseli Leon Löwentraut’u kayıtsız bırakmadı. Sanatçı, başlığı “ilginç” buluyor ve eleştirinin yapıcı olduğu sürece meşru olduğunu vurguluyor: “Herkesin kendi fikrine sahip olması tamamen haklı.” Bununla birlikte, kişiliğinin sanatından daha çok ön plana çıkarılmasını eleştiriliyor. Bununla birlikte, sanatçının kendi tanıtımı da buna önemli ölçüde katkıda bulundu. Örneğin, bir sergi açılışına tıpkı bir pop yıldızı gibi helikopterle geldi ve bekleyen izleyicileri tarafından açıkça görülebiliyordu. Öte yandan, galeriye kırmızı halı serilmesi asgari düzeyde bir gereklilik gibi görünüyordu. Modern sanat mı, yoksa provokasyon mu? Löwentraut, eserlerini cesur renkler, siluetler ve yüzlerle karakterize edilen “tamamen soyut” olarak tanımlıyor. Yaratıcı süreci hakkında, “Kendimi tamamen eşsiz bir dünyaya bırakıyorum” diyor. Eserleri, resim ve heykellerden, Avrupa Parlamentosu için yaptığı proje gibi anıtsal enstalasyonlara kadar uzanıyor. Löwentraut sanat dünyasına yabancı değil, ancak sürekli olarak tartışmalara yol açıyor. Eleştirmenler onu sanatsal gelişim eksikliğiyle suçluyor. Ayrıca eserlerinin içerik ve derinlikten yoksun olduğunu iddia ediyorlar. Bununla birlikte, başarısını kutlayan koleksiyoncular ve galeri sahipleri de var.[5]

“Ben herkesi memnun etmek ve herkesin gözdesi olmak isteyen bir sanatçı değilim” diyen Leon Löwentraut ancak gerek tanıtımı ve sanatındaki abartıdan vaz geçmemekte, hatta bunu bir yöntem olarak kullanmaktadır.

Leon Löwentraut, agresif bir şekilde kendi kendini yetiştirmiş bir sanat fenomeni olarak medyada ilk kez göründüğünden beri on yıldan fazla zaman geçti. Söylentilere göre yedi yaşında resim yapmaya başladı ve on iki yaşında ilk resmini sattı. 2015’te Stefan Raab ile “TV total” adlı televizyon programında aksiyon resmi yaptı ve sunucuya hızlı zekâsı ve sağlıklı özgüveniyle karşılık verdi (“Her fırça darbesinde şikayet etmeye başlarsan, hiçbir faydası olmaz”).  Alman dergisi “Der Spiegel” bir zamanlar onu “kahvaltı kuşağı televizyonunun Picasso’su” olarak adlandırmıştı ki bu tam olarak övgü dolu bir ifade değil, ancak iki açıdan ilginç. “Picasso” referansı, bir ustanın fikriyle mümkün olduğunca etkili ve daha fazla açıklamaya gerek kalmadan ilişkilendirilmesi amaçlanan her şey için bir şifre haline geldi ve “kahvaltı kuşağı televizyonu”, geniş bir kitleye ulaşan ancak sanat dünyasında kalıcı bir izlenim bırakmasıyla bilinmeyen bir tür kamusal varlığı ifade ediyor. Kendi kendini besleyen bir dikkat makinesi!

Sonuç

Milyonlarca dolara eser satabilen bir sanatçı olmak, olağanüstü işçilik, stratejik konumlandırma, piyasa dinamikleri ve şansın bir araya geldiği, birikimli bir süreçtir. Sonuç sadece yetenekle ilgili değil; koleksiyonerlerin, kurumların ve piyasaların nadir ve arzu edilen olarak tanıdığı kültürel değer yaratmakla ilgilidir. Sanatçı sadece bu pazarlama yoluna saptığında satışın esiri haline gelir. Artık sanatçı sanatın finansmanı için değil, kendinin finansmanı için çalışan makine haline gelir.

Almanya’da yaşayan ünü her tarafa yayılan star genç resim sanatçısını; kimileri onu genç hayal gücünün cesaretini somutlaştıran bir vizyoner olarak görürken, diğerleri ise onu sanat dünyasını kendi tanıtımı için bir sahneye dönüştüren, sanatçı kılığına bürünmüş bir influencer olarak değerlendiriyor. Sosyal medyadaki çekiciliği ve gösterişe olan düşkünlüğü sayesinde yükselişi olağanüstü hızlı oldu. Ancak eleştirmenleri onu bölücü buluyor ve tarzını iç görü ve derinlikten ziyade performans ve parlaklığın birleşimi olarak nitelendiriyor.

Çocuk yaşında elde ettiği şöhreti sürekli artırmaya odaklanmış ve sanatı tartışmalı bulunan Leon Löwentraut benzeri olmak giderek ülkemizdeki sanat dünyamızda da çok kullanılan yöntem olmaya başladı. Resim sanatçıları, galerilerinin yönlendirmesi ile görünür olmak için her yolu dener hale geldi. Süper star gibi davranan, resimlerine abartılı fiyatlar konulan ressamlar diğer ressamlar tarafından da kıskanılır ve özenilir hale geldi. Sanatçı olmaktan daha önemlisi süper star ressam olmak hedef haline getirilmeye çalışılıyor. Galerisi para kazandıkça bu süper starların yıldızını parlatmaya devam ediyor. Bu arada nadiren bile olsa bu yöntemleri kavratıp bağımsız olarak kendi süper starlığını sürdüren ressamlar var. Size göre ülkemizdeki Leon Loewentraut’ın yöntemini kullanarak hangi sanatçılar şöhretini sürdürmektedir? Kullanılan pazarlama yöntemleri ve resimlerine bakınca bu süper star ressam ve galerilerini çok rahat bulabilirsiniz.

Sizce ülkemizde hangi galeriler ve ressamlar; sanat eseri alıcılarını sürekli olarak sanat eseri alışına yönlendirmek amacıyla tanıtım ve bilgilendirme adı altında abartılı tanıtım ve kurdukları algoritma üzerinden bazı sanatçıları sürekli abartarak manipülasyon yapmaktadır?

Vecdi Uzun

[1]       R. Rogers, Sahtekarlık ve Aldatmanın Klinik Değerlendirmesi, 3. Baskı, Guilford, 2008. ISBN 1593856997

[2] https://www.mecmuaistanbul.com/sanatta-duygusal-pornografi/

[3]   1998 yılında Kaiserslautern’de doğan Leon Löwentraut, yedi yaşından bu yana resim yapmaktadır. Sanat yaşamını ağırlıklı olarak Portekiz’in güneyinde ve Almanya’nın Aşağı Ren bölgesinde sürdürmektedir.

Löwentraut, sanat dünyasına yeni bir dinamizm kazandıran yeni kuşak sanatçı ve koleksiyonerlerin öncülerinden biri olarak kabul edilmektedir.

Sanatçının eserleri bugüne dek Kunstforum Wien, Biblioteca Nazionale Marciana (Venedik), Bayerisches Nationalmuseum (Münih), Osthaus Museum (Hagen) ve Puşkin Müzesi (St. Petersburg) gibi önemli müzelerde; ayrıca New York, Miami, Londra, Madrid, Hamburg, Ibiza, Kopenhag, Zürih ve Paris’teki galerilerde sergilenmiştir. Bunun yanı sıra Art Karlsruhe, Art Miami, Luxembourg Art Week, Art Toronto ve Estampa Contemporary Art Fair Madrid gibi uluslararası sanat fuarlarında da yer almıştır.

[4] https://www.tagesschau.de/kultur/leon-loewentraut-selbstinszenierung-100.html#:~:text=L%C3%B6wentraut%20ist%20ein%20Popstar%20der,Marina%20Abramovi%C4%87%20und%20Anselm%20Kiefer.

[5]   https://www.swr.de/kultur/filme-und-serien/der-polarisierende-maler-leon-loewentraut-100.html

Kendi Gücünü Keşfetme Sanatı: Mermer Yontucusunun Yolculuğu

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir



Başa dön tuşu